Facianın çok boyutlu bir krize yol açtığını belirten İncirli, olayın en sarsıcı ve önemli boyutunun insani yönü olduğunu vurguladı.
Can kayıpları, kurtulanların yaşadığı travmalar ve ailelerin acılarının telafisi mümkün olmayan ağır sonuçlar doğurduğunu ifade eden İncirli, “Henüz konuşmaya başlamamış bebekler, küçük çocuklar, yaşlılar, yakınlarını kaybedenler ve umutla kayıplarını bekleyenlerin yüreğinde onulmaz yaralar açılmıştır” dedi.
Hayatını kaybedenler için üzüntüsünü dile getiren İncirli, “En içten başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı.
İncirli, bu süreçte arama-kurtarma çalışmalarının kesintisiz devam etmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Çalışmaların kurumlar, asker ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle sürdüğünü kaydeden İncirli, özel teknelerin de arama-kurtarma çalışmalarına yaptığı katkının büyük olduğunu söyledi.
Gösterilen çabayı takdirle karşıladıklarını belirten İncirli, “Gösterilen insan üstü gayreti takdirle karşılıyoruz” dedi.
“KAMUOYU ZAMANINDA VE YETERLİ DERECEDE BİLGİLENDİRİLMEDİ”
Kriz dönemlerinde devletin tüm kurumlarıyla insanların yanında olmasının, ihtiyaçlarını karşılamasının ve kamuoyuna doğru bilgi vermesinin büyük önem taşıdığını ifade eden İncirli, süreçte yaşanan eksikliklere dikkat çekti.
Belediyeler aracılığıyla insani yardımların ulaştırıldığını, psikolog ve psikiyatristler tarafından da çalışmalar yürütüldüğünü belirten İncirli, ancak psiko-sosyal destek ağının istenilen hızda, kapsamda ve koordinasyon içinde oluşturulamadığını savundu.
İncirli, kamuoyunun da zamanında ve yeterli derecede bilgilendirilmediğini belirterek, “Sorulan sorular cevapsız kaldı. Sonuçta insanlar isyan etti” ifadelerini kullandı.






