A+
A-
Muhabir: Sonay Demirpençe
Kendimi tek kelimeyle tanımlayacak olsam… Araştırmacı bir kişiliğim olduğu için “araştırmacı” diyebilirim.
Şu an yaptığım işi yapmasaydım... Çok hayalci yaklaşmayacağım. Büyük ihtimalle göç eder, birilerinin bir şeyleri değiştirip geri döneceği günü bekleyene kadar geçici işlerde çalışır; dünyayı ve farklı toplumların nasıl yaşadığını gözlemlerdim. Kesinlikle tek bir yerde sabit olarak kalmazdım.
Gündemimi en fazla meşgul eden şey… Her gün “Bu ülkeye ne yapsam daha faydalı olabilirim, refahımızı artırmak için daha iyisi mümkün olabilir mi?” düşüncesiyle kendime sorduğum soru.
Kayıtsız kalamadığım şey… İyi yönetilmeyen kaynaklar, para uğruna çevreye geri dönülemez zarar veren yönetim anlayışı, adaletsiz davranışlar ve emperyalist ülkelerin sömürgelerine karşı yaptıkları ırkçı ve ayrılıkçı tavırlar... Özellikle Yemen, Filistin ve Somali halklarına yapılan insanlık dışı muameleye kesinlikle kayıtsız kalamam.
En büyük pişmanlığım… Her şeyi fazla düşünüp aksiyon alamamak. Bu özelliğimin farkına vardığımdan beri düzeltmeye çalışıyorum ama bazen “Keşke daha önce farkına varsaydım.” demeden edemiyorum.
En büyük sevincim… Gazimağusa Belediyesi’nde gönüllü olarak çalıştığım dönemde, bir fikrin gerçekten işe yaradığını görmek ve küçük de olsa bir değişime katkıda bulunduğumu fark etmenin verdiği sevinç hiçbir şeyle kıyaslanamaz.
Hayatımın dönüm noktası… Sanırım üniversite okumaya karar verdiğim an olmuştur. Çünkü benim için üniversite okumamak, ailem tarafından adeta bir ödül olarak lanse ediliyordu; hazır iş, kolay para kazanma ve fazla çaba sarf etmeden sürdürülebilecek bir hayat seçeneği gözümün önüne getiriliyordu. Bir an olsun onlara kulak asmayıp “Hayır, ben kendi yolumu çizeceğim.” demem, hayatımı değiştiren nokta oldu.
Beni en çok etkileyen yazar… “En çok etkileyen yazar” dersem diğerlerine haksızlık etmiş olurum. Ancak dünyayı sorgulama konusunda ciddi katkıları bulunan George Orwell’i es geçmek de sanırım çok büyük haksızlık olur. O yüzden George Orwell demek istiyorum.
Başucumdaki kitap… Başucumdaki ve her zaman okuduğum, okuduklarımı hayatla yüzleştirdiğim ve her seferinde daha iyi anladığım kitap, Ben Fine ve Alfredo Saad-Filho’nun yazdığı Marxist İktisat Kılavuzu kitabıdır.
En çok keyif alarak dinlediğim şarkı… Eminim birçok kişinin de öyle olduğu gibi, John Lennon’ın “Imagine” şarkısı.
En son izlediğim ve beni çok derinden etkileyen film… “Dedemin İnsanları” filmi. Neden bu kadar geç izledim diye ayrıca kendime çok kızdım.






