Savaşan, koalisyon ortaklarının da iki seçimin birlikte yapılması konusunda ortak noktaya geldiğini ve Bakanlar Kurulu kararının bunun göstergesi olduğunu ifade etti.
Programda karma oyun seçime kısa süre kala kaldırılmasının UBP’nin parti içi seçim hesaplarıyla bağlantılı olduğu yönündeki eleştirileri de yanıtlayan Savaşan, UBP’nin bu yöndeki kararının yıllar öncesine dayandığını savundu. Ancak Savaşan, UBP içerisinde karma oyun kaldırılmasına karşı çıkan milletvekilleri bulunduğunu da açıkça kabul etti.
Parti Meclisi kararının bağlayıcı olduğunu vurgulayan Savaşan, karma oyun kaldırılması için başlangıçta Meclis’te oybirliği hedeflediklerini ancak bunun gerçekleşmediğini belirtti. Savaşan, mevcut tabloya ilişkin, “Oy çokluğuyla geçecek belli ki” dedi.
Karma oyun seçmen iradesinin sandığa yansımasını olumsuz etkilediğini savunan Savaşan, son genel seçimde karma oy kullananların önemli bölümünün oyunun geçersiz sayıldığını söyledi. Karma sisteminin ayrıca farklı partilerdeki adaylar arasında seçim işbirliklerine yol açtığını ve parti içi birlik duygusuna zarar verdiğini öne sürdü.
Sahte diploma: Ülkenin marka değerine zarar verdi
Kuzey Kıbrıs yükseköğreniminin son dönemde sahte diploma soruşturmaları nedeniyle uğradığı itibar kaybı da programda siyasi sorumluluk boyutuyla ele alındı. Nazar Erişkin’in soruşturmada UBP ile bağlantılı isimlerin de gündeme geldiğini hatırlatarak, “Yükseköğrenimi denetlemek siyasi iktidarın da sorumluluğu değil mi?” sorusuna Savaşan, “sahte diploma” ile “geçersiz diploma” arasında hukuki ayrım yapılması gerektiğini savunurken, yaşananların Kuzey Kıbrıs yükseköğrenimine zarar verdiğini kabul etti: “Bu konu üniversiteler adası imajımızı zedelemiştir. Bu kesindir.”
Denetim mekanizmalarının daha güçlü olması gerektiğini söyleyen Savaşan, YÖDAK’ın güçlendirilmesi, üniversitelerin daha şeffaf ve denetlenebilir hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.






