Lefkoşa 26°USD49,15 ₺▲EUR55,35 ₺▲GBP64,98 ₺▲GRAM ALTIN6.616,00 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Rahvancıoğlu: Gerçek iktidar değişimi halkın örgütlü gücüyle mümkün

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, yaklaşan seçimlere ilişkin partinin genel seçime kendi adaylarıyla katılacağını açıklarken, "Gerçek iktidar değişimi halkın örgütlü gücüyle mümkün" şeklinde…

5 dakika okumaHaber: Kıbrıs Postası
Paylaş
Rahvancıoğlu: Gerçek iktidar değişimi halkın örgütlü gücüyle mümkün

Bağımsızlık Yolu Genel Sekreter Yardımcısı Münür Rahvancıoğlu, programda yalnızca hükümet değişikliklerine odaklanan bir siyaset anlayışının ülkedeki gerçek güç ilişkilerini değiştirmeye yetmeyeceğini ifade ederek, emekçilerin örgütlenmesi ve halkın siyasal süreçlerin öznesi haline gelmesi gerektiğini vurguladı.

“FEDERAL ÇÖZÜM MÜCADELESİNİN YALNIZCA MÜZAKERE MASALARINA SIKIŞTIRILMAMALI”

Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Münür Rahvancıoğlu, Kıbrıslı Türk solunun federal çözüm yönündeki tarihsel tutumuna dikkat çekerek, Kıbrıslı Türk solunun gerektiğinde içerideki iktidarlara ve egemenlere karşı mücadele ettiğini, gerektiğinde ise doğrudan Kıbrıslı Elen halkına seslendiğini belirtti. Rahvancıoğlu, Bağımsızlık Yolu’nun bu mücadele hattını sürdürmekte kararlı olduğunu sözlerine ekledi. Federal çözüm mücadelesinin yalnızca müzakere masalarına ve liderler arası görüşmelere sıkıştırılmaması gerektiğini belirten Rahvancıoğlu, “Federasyon bayrağını yukarıda tutmak, halkların kardeşliğinden taviz vermemek” gerektiğini söyledi.

“ÇÖZÜM MÜCADELESİ HALKIN GÜNDELİK MÜCADELELERİYLE BULUŞTURULMALI”

Rahvancıoğlu, Kıbrıs sorununun insanların günlük yaşamından koparılarak ele alınmasını da eleştirerek çözüm mücadelesinin eğitimden sağlığa, ulaşımdan barınmaya, işsizlikten asgari ücrete ve sendikalaşmaya kadar halkın gündelik mücadeleleriyle buluşturulması gerektiğini vurguladı.  İnsanların işsizlik, asgari ücret, sendikalaşma, eğitim ve sağlık sorunlarını öncelikli görmesinin son derece doğal olduğunu belirten Rahvancıoğlu, esas sorunun bu mücadelelerle Kıbrıs sorununun birbirinden koparılması olduğunu ifade etti. Kıbrıs’ta barış ve çözüm mücadelesinin toplumların gündelik hayatına dokunması gerektiğine dikkat çeken Rahvancıoğlu, “Bunların günlük hayat içerisinde eğitimle, sağlıkla, ulaşımla, barınmayla bağlarını kurmak zorundayız” dedi. İki toplum arasındaki ortak mücadelenin yalnızca sembolik buluşmalarla sınırlı kalmasını eleştiren Rahvancıoğlu, “Ortak vatan, ortak mücadele deniyorsa, günde 8 saat, 10 saat çalışan emekçinin o ortak mücadelenin ortağı olması lazım” ifadelerini kullandı.

“BAĞIMSIZLIK YOLU SEÇİMDE BİR TARAFTIR”

Yaklaşan seçimlere ilişkin Emekçinin partisi Bağımsızlık Yolu’nun kararını da programda açıklayan Rahvancıoğlu, partinin genel seçime kendi adaylarıyla katılacağını duyurdu. Bağımsızlık Yolu’nun seçim çalışmalarının daha önceden başladığını ve hazırlıkların hızlandırıldığını söyleyen Rahvancıoğlu, “Bağımsızlık Yolu seçimde bir taraftır. Logosuyla, sözüyle, sesiyle, programıyla…” ifadelerini kullandı. Yerel seçimlerde ise Bağımsızlık Yolu’nun yerel yönetim programına uygun herhangi bir aday görmediklerini belirten Rahvancıoğlu, herhangi bir adayı desteklemeyeceklerini ve seçmenlerini serbest bırakacaklarını söyledi.

“SEÇİM SÜRECİNDE EMEKÇİLERİN TALEPLERİNİ GÜNDEME TAŞIYACAĞIZ”

Rahvancıoğlu, Bağımsızlık Yolu açısından seçimlerin yalnızca adaylıklar ve Meclis aritmetiğinden ibaret olmadığını aktararak seçim sürecinde emekçilerin günlük yaşamına ilişkin talepleri gündeme taşıyacaklarını söyledi. Asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesi, sendikasız çalıştırmanın yasaklanması, ultra zenginlerden servet vergisi alınması, eğitim ve sağlığa kamusal yatırımlar yapılması gibi talepleri sıralayan Rahvancıoğlu, okullarda kayıt ve kıyafet parası alınmaması ve çocuklara sabah yiyecek-içecek sağlanması gerektiğini ifade etti. Rahvancıoğlu, seçim dönemini bu taleplerin toplumla buluşturulacağı bir mücadele alanı olarak değerlendirdiklerini belirtti.

“GERÇEK İKTİDAR SERMAYEDİR”

Hükümet olmakla iktidar olmak arasında fark bulunduğunu belirten Münür Rahvancıoğlu, ülkedeki iktidar ilişkilerinin yalnızca hükümet koltuklarından ibaret olmadığını söyledi. “Hükümet olduğunuz zaman iktidar olamıyorsunuz. Gerçek iktidar sermayedir” diyen Rahvancıoğlu, hükümetin iktidarın bir unsuru olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını ifade etti. Eğitimde özel sermayenin, ulaşımda benzin ithalatçıları ve oto galerilerinin, sağlıkta ise özel sağlık şirketlerinin belirleyici olduğu bir yapıda hükümette bulunmanın gerçek anlamda iktidar olmak anlamına gelmeyeceğini belirten Rahvancıoğlu, “Siz hükümet olup da sağlıkta özel sağlık şirketlerinin borusu ötecekse, siz iktidar değilsiniz” ifadelerini kullandı.

“GERÇEK İKTİDAR DEĞİŞİMİ HALKIN ÖRGÜTLÜ GÜCÜYLE MÜMKÜN”

Toplumsal değişimin yalnızca hükümeti oluşturan siyasi partilerin değişmesiyle gerçekleşmeyeceğini ifade eden Rahvancıoğlu, halkın siyasal ve ekonomik süreçlerin doğrudan öznesi haline gelmesi gerektiğini söyledi. “Sadece hükümet partilerinin değişmesi ile bu mümkün değil” diyen Rahvancıoğlu, özellikle özel sektör emekçilerinin örgütlenmesi ve sendikalı hale gelmesinin bu nedenle önemli olduğunu belirtti. Emekçilerin iş yerlerinde örgütlenmesinin yalnızca ücret ve çalışma koşulları açısından değil, kayıt dışılığın önlenmesi, iş yerlerinin denetlenmesi ve vergi adaletinin sağlanması açısından da gerekli olduğunu ifade eden Rahvancıoğlu, gerçek bir iktidar değişiminin halkın örgütlü gücüyle mümkün olabileceğini vurguladı.

“SİYASİ PARTİLERE SEÇİM BÜTÇELERİNİ AÇIKLASIN”

Siyasi partilerin ve adayların seçim kampanyalarını hangi kaynaklarla finanse ettiğinin açıklanması gerektiğini belirten Rahvancıoğlu, Bağımsızlık Yolu’nun 2022 genel seçimlerinin ardından seçim bütçesini kamuoyuyla paylaştığını hatırlattı. Diğer siyasi partilerin ve seçimlerde yarışan adayların da kampanyalarında ne kadar para harcadıklarını ve bu paraları nereden bulduklarını açıklaması gerektiğini söyleyen Rahvancıoğlu, özellikle billboard ve diğer propaganda çalışmalarının yüksek maliyetlerine dikkat çekti.

“Bu partiler bu parayı öderken bu parayı nereden buluyorlar? Biz bunu çok merak ediyoruz. Çünkü şunu biliyoruz: Parayı veren düdüğü çalar” diyen Rahvancıoğlu, siyasi finansman ile sermaye gruplarının siyaset üzerindeki etkisi arasında bağ bulunduğunu belirtti. Şeffaflık ve hesap verebilirlik söylemlerinin seçim kampanyalarının finansmanını da kapsaması gerektiğini belirten Rahvancıoğlu, siyasi partilere seçim bütçelerini açıklama çağrısı yaptı.

Rahvancıoğlu, “Şeffaflık, temiz yönetim, liyakat, topluma hesap verebilirlik, dijitallik; bunları konuşmak güzel. Seçim bütçesinden ne haber?” diye sordu. Bağımsızlık Yolu’nun kendi mali kaynaklarını da kamuoyuna açıklama anlayışını sürdüreceğini belirten Rahvancıoğlu, partinin emekçilerin desteği, üye aidatları ve kendi faaliyetleri üzerinden hareket ettiğini söyledi.

Programda bir izleyicinin kamudaki taşeron işçilere ilişkin sorusunu da yanıtlayan Rahvancıoğlu, kamudaki asli ve sürekli işlerin kamu çalışanları tarafından yapılması gerektiğini söyledi. “Bağımsızlık Yolu kamuda taşerona karşıdır” diyen Rahvancıoğlu, okullardaki hademelikten devlet hastanelerindeki çeşitli işlere kadar asli ve sürekli kamu hizmetlerinin özel şirketlere devredilmesine karşı olduklarını belirtti.

Mevcut taşeron sistemini eleştiren Rahvancıoğlu, şirketlerle hükümet partileri arasında kurulduğunu ileri sürdüğü ilişkiler üzerinden taşeron işçilerin hem emeklerinin sömürüldüğünü hem de “oy deposu” olarak kullanılmaya çalışıldığını kaydetti. Bağımsızlık Yolu’nun temel hedefinin kamuda taşeron sisteminin tamamen ortadan kaldırılması olduğunu belirten Rahvancıoğlu, bunun gerçekleşmesine kadar taşeron işçilerin sendikalaşma mücadelelerinin de desteklenmesi gerektiğini söyledi. Kamuda çalışan taşeron işçilerin sendikalaşması yönünde mücadele eden sendikaların yanında olduklarını da sözlerine ekledi.

Son olarak Rahvancıoğlu, Bağımsızlık Yolu’nun net bir programa sahip olduğunu vurgulayarak diğer siyasi partilerin bir menü sunar gibi politika sunmalarını eleştirdi. Rahvancıoğlu, “Bağımsızlık Yolu, programıyla hareket eden, kişilere göre değişen görüşleri olmayan tek parti. Geriye kalanlar her kesime hitap etmesi için bir menü sunuyorlar. Bizde program var. O program orada duruyor. Kim adaysa herkes o programın arkasındadır. Bize oy verildiğinde neye oy verildiği bellidir” şeklinde konuşmasını tamamladı.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler