YDÜ Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nedim Sezgin İlgi, bir İngiliz vatandaşının bedenini kadavra olarak tıp eğitimine bağışladığını belirterek, kadavra bağışının insanlık için önemine vurgu yaptı.
Bir beden, tıp eğitimine adanıyor… Prof. Dr. İlgi, anatomi dersinin teoriden çok uygulama ile öğrenilmesi gereken bir ders olduğunu ifade ederek, kadavra bağışının, geleceğin hekimlerinin yetişmesi için değerli olduğunu vurguladı.
“Aileler de sürece dahil olmalı”… Prof. Dr. İlgi, bedenini tıp eğitimine bağışlayan kişinin ölümünün ardından üniversiteye bilgi verilmesi için ailesinin bağıştan haberdar olması gerektiğini belirtti.
YDÜ’de toplam 4 kadavra var… YDÜ bünyesinde güncel olarak 4 kadavranın bulunduğunu kaydeden İlgi, kadın ve erkek bedenlerinden oluşan kadavraların öğrencilerin insan anatomisini daha kapsamlı öğrenmesine katkı sağladığını kaydetti.
Candan MERT
Bilim insanları, yaşarken bedenini kadavra olarak tıp eğitimine bağışlamanın insanlığa büyük hizmet olduğunu vurguluyor.
Bir İngiliz vatandaşı, hayattayken yaptığı beden bağışıyla, vefatından sonra bedeninin kadavra olarak Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Tıp Fakültesi’nde kullanılmasını sağladı.
Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nedim Sezgin İlgi, bağış sürecini ve kadavra bağışının tıp eğitimindeki önemini KIBRIS’a anlattı.
İlgi, anatomi dersinin teorik olarak işlenmesinin yeterli olmadığını ve pratikte de uygulama yapmanın önemli olduğunu ifade ederek, insanların bedenlerini tıp eğitimine bağışlamasının, geleceğin hekimlerinin yetişmesi açısından katkısının büyük olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. İlgi, bedenini kadavra olarak tıp eğitimine bağışlamak isteyenlere de seslenerek “Bu bağışı yapacak olan kişiler bizim için çok kutsal. Çünkü bir insanın vücudunu bağışlaması çok büyük bir özveri. Bu bağış, hem ülkemize, hem insanlığa, hem hekimlere, hem de o hekimlerin baktığı hastalara hizmettir” dedi.
“Anatomi eğitiminde pratik önemli”
Anatominin tıbbın en temel derslerinden biri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Nedim Sezgin İlgi, hekimlikte insan anatomisini iyi bilmenin, teşhis ve tedavi yönünden önemli olduğunu ifade etti.
İnsan vücudunun normal yapısını bilmenin, normalin dışındakileri ayırt edebilme açısından gerekli olduğunu vurgulayan İlgi, “İnsan vücudunun yapısını, dokularını, organlarını ve sistemlerini bilmek, bu yapılarda oluşan farklılıkları fark etme açısından önemlidir” şeklinde konuştu.
Anatomi eğitiminin teorik eğitimle sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çizen İlgi, bu noktada pratik eğitimin önem arz ettiğini kaydederken, “İnsan vücudunu üç boyutlu olarak yerinde görmek, hasta muayenesinde nereye, nasıl bakmanız gerektiği, yapacağınız işlemin sınırları ve o bölgeye ulaşabilme yöntemi açısından gereklidir. Burada da kadavra eğitimi çok önemlidir” ifadelerini kullandı.
“YDÜ’de toplam 4 kadavra var”
Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde güncel olarak 4 kadavranın bulunduğunu anlatan İlgi, kadavra sayısının yanı sıra farklı cinsiyetlere ait bedenlerin bulunmasının da anatomi eğitimi açısından önem taşıdığını belirtti.
Kadavra üzerinde yapılan uygulamalarda kadın ve erkek bedenlerindeki anatomik yapıların öğrenciler tarafından gözlemlenebilmesinin, geleceğin hekimlerinin insan vücudunu daha kapsamlı tanımasına katkı sağladığını ifade eden İlgi, bu nedenle kadavra bağışlarının tıp eğitimi açısından büyük değer taşıdığını vurguladı.
“Bağışlar bakanlık aracılığıyla yapılıyor”
Kadavra bağışının ‘insanın vücudunu eğitim amaçlı olarak Tıp Fakültesi’ne bağışlaması’ olduğunu dile getiren Prof. Dr. Sezgin İlgi, bu bağışın direkt olarak üniversiteye yapılmadığını, Sağlık Bakanlığı aracılığıyla gerçekleştirdiğini belirtti. Talebin Sağlık Bakanlığı’na bildirilmesinin ardından kurumlar arasında resmi yazışmaların yapıldığını ve sürecin bu doğrultuda yürütüldüğünü aktaran İlgi, bağış yapmak isteyen kişinin ölümünden sonra üniversiteye bilgi verilmesi açısından ailesinin de konudan haberdar olması gerektiğini ifade etti. Bağış yapan kişinin ölümünün ardından üniversiteye getirildiğini dile getiren İlgi, ‘tahnit’ adı verilen ‘damardan formaldehit verme’ işleminin gerçekleştirildiğini aktarırken, bu işlemin organların sabit tutulması ve çürümemesi için yapıldığını kaydetti.
“Tahnit işlemiyle organlar sabitleniyor”
Bedenini bağışlayan İngiliz vatandaşın sürecinin de aynı doğrultuda yürütüldüğünü belirten Prof. Dr. Sezgin İlgi, bedene tahnit işleminin yapıldığını ve bu işlemin üzerinden en az 6 ay geçmesinin ardından formal havuza aktarılacağını belirtti. Tahnit işleminde formaldehitin arterlerden (atar damar) verilmesinden dolayı bütün vücuduna yayıldığını kaydeden İlgi, bu sayede vücudundaki tüm organ, damar, sinir ve dokularının sabitlendiğini ve çürümesinin engellendiğini vurguladı.
Bağışlanan kadavranın tıp eğitimi açısından önemine de değinen Prof. Dr. İlgi, anatomide insanın bütün organlarını, damar, sinir de dahil olmak üzere bütün vücut yapılarının gösterildiğini aktarırken, bahse konu kadavranın tüm yapılarının açılarak öğrencilere gösterildiğini ve bu sayede bilgilerin pratikte de uygulanabildiğini kaydetti.
İlgi, öğrencilerin kadavra ile insan vücudunun tüm organlarını, yapılarını, damarlarını, sinirlerini, yerini ve komşuluklarının hepsini öğrendiklerini vurguladı.
“Organ ve kadavra bağışı tamamen farklı”
Organ bağışı ile kadavra bağışı işleyişinin aynı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Sezgin İlgi, “Organ bağışında organı hemen alıp kullanmanız lazım, çok uzun süre saklayamazsınız. Kadavrada ise tahnit edip en az 6 ay organların sabitlenmesini bekleyip sonra kullanmanız lazım. Bazı yerlerde taze kadavra olarak kullanılıyor ancak o daha çok araştırma amaçlı oluyor. Alıp hemen kullanıyorsunuz ama fikse (sabitleme) olmadığından dolayı daha sonrasında kullanamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Bir insanın aynı anda hem organlarını hem de bedenini bağışlamasının mümkün olmadığını kaydeden İlgi, “Çünkü organını bağışladıktan sonra kadavrada o organ olmadığı için öğrencilere o organını gösteremeyeceğiz” dedi.
“Kadavra bağışı çok değerli”
Bir insanın vefatından sonra bedenini tıp eğitimine bağışlamasının geleceğin hekimlerinin yetişmesine büyük katkı sağladığını kaydeden Prof. Dr. İlgi, “Daha önce de belirttiğimiz üzere anatomi dersi en temel derslerden birisi. Sadece teorik değil, pratikte uygulama ile de işlenmesi lazım. Her ne kadar elektronik kadavra gibi unsurlar olsa da bu gibi uygulamalar kadavranın yerini tutamaz. Öğrenci kadavrada damarı tutmalı, organı tutmalı; bunların yerini, şeklini görmeli ki insandaki yerini ve şeklini bilip on göre hareket ederek muayene edebilsin” ifadelerini kullandı.
“Bedenlere büyük saygıyla yaklaşıyoruz”
Bedenini kadavra olarak tıp eğitimine bağışlamak isteyenlere de seslenen İlgi, şunları kaydetti:
“Bu bağışı yapacak olan kişiler bizim için çok kutsal. Çünkü bir insanın vücudunu bağışlaması çok büyük bir özveri. Bu bağış aynı zamanda tıp fakültesi öğrencilerinin yetişmesi için de çok önemli bir bağış. Hem ülkemize, hem insanlığa, hem hekimlere, hem de o hekimlerin baktığı hastalara da hizmettir. Bize bağış yapanlara saygımız sonsuz, bilsinler ki her türlü saygıyı görüyorlar. Bedenlerine büyük bir özveri ve saygıyla yaklaşıyoruz, öğrencilerimiz de bu eğitimden yararlanıyor. Aynı zamanda kadavra eğitimi görmüş bir hekim, çok daha iyi bir hekim oluyor”.
Prof. Dr. İlgi, kadavra bağışının tıp eğitimindeki yerinin büyük olduğunu vurguladı.