İYİ İSİMLERİ SİYASETE NASIL ÇEKECEĞİZ? KARİYERLİ; LİYAKATLİ; BAŞARMIŞ İNSANLAR YA SİYASETTEN UZAK DURUYOR, YA DA ADAY OLSA DAHİ SON SIRALARDA YER BULUYOR
SİYASETİ YAPMA ŞEKLİ; SİYASETTE OLMA ŞEKLİ DEĞİŞMEDİKÇE, KAZANMA HIRSI HER ŞEYİN ÖNÜNDE OLACAK. MEMLEKET Mİ? BİR ARA O DA DÜZELİR
KKTC’de seçim gündemi yaklaştıkça aday isimleri konuşuluyor. Ancak mevcut milletvekillerinin dışında, toplumu heyecanlandıran yeni isimlerin sayısı oldukça az. Oysa bu ülkede tıpta, bilimde, sporda, sanatta, eğitimde ve iş dünyasında önemli başarılara imza atmış pek çok insan var.
Toplumun “Bu isim siyasete girse ne iyi olur” diyeceği kişiler neden siyasetten uzak duruyor?Sorunun cevabını yalnızca bu insanların isteksizliğinde aramak kolaycılık olur. Tek neden insanların siyasete girmekten korkması mı? Siyasetin yapılma biçimine de bakmak gerekiyor.
Toplumun sorunlarını çözmek yerine yandaşları besleyen, yolsuzluk iddialarıyla anılan ve kişisel çıkarların öne çıktığı bir siyaset anlayışı, başarılı insanları doğal olarak uzaklaştırıyor. Vekil kalsın diye etrafında ot bitmesine izin vermeyenler de cabası…
Ülkeye hizmet etme arzusu taşıyan biri, siyaset sahnesinde emeğinin değil, parti içi dengelerin ve yakınlık ilişkilerinin belirleyici olacağını düşünüyorsa adım atmaktan çekinir. Dahası, yozlaşan ortamda bir şey vermeyeceğini bilir.
Küçük bir ülkede siyaset daha da görünür yaşanıyor. Herkes herkesi tanıyor; alınan kararların, verilen sözlerin ve yapılan tercihlerin hesabı da kolayca sorulabiliyor.
Ancak ilişkilerin liyakatin önüne geçmesine, kamu imkânlarının yandaşlara dağıtılmasına ve eleştirinin kişisel meseleye dönüştürülmesine de zemin hazırlayabiliyor. İyi isimler, yalnızca seçimi değil, bu düzenin içinde nasıl çalışabileceklerini de düşünüyor.
Burada siyasi partilere önemli görev düşüyor. Partiler, başarılı insanları yalnızca seçim zamanı vitrine koyacak isimler gibi görmemeli. Onları politika üretme süreçlerine, komitelere ve karar mekanizmalarına seçimden önce dahil etmeli.
Sağlık, eğitim, ekonomi, çevre, spor ve teknoloji gibi alanlarda uzmanların katkı sunacağı çalışma grupları kurulmalı. Bu grupların önerileri kamuoyuyla paylaşılmalı, uzmanların emeği parti içi pazarlıkların gölgesinde bırakılmamalı.
Aday belirleme süreci de daha açık ve güven verici olmalı. Liyakat, toplumsal katkı ve uzmanlık dikkate alınmalı; parti içindeki sıralama yarışının nasıl yürütüldüğü üyeye ve seçmene anlatılmalı. Yeni adaylar yalnızca listeyi tamamlamak için kullanılmamalı.
Gençlere, ve mesleğinde başarı kazanmış isimlere ön sıralarda alan açılmalı. Seçimden sonra da bu isimlerin fikirlerini hayata geçirebilecekleri bir ortamı sağlanmalı. Siyaset önce kendi kapısını açmalı. Yetişmiş insanları içeri almayan bir düzen, sonunda ülkenin birikimini de dışarıda bırakır.
Siyaseti meslek hâline getirenlerin ön sıraları sürekli kapladığı bir düzende yeni insanların gelmesini bekleyemeyiz. Toplum başarılı insanların siyasete girmesini istiyor. Bunun yolu davet etmekten geçiyor; ama davet, güven veren bir ortam ve gerçek sorumlulukla anlam kazanıyor
DİĞER YAZILARI
- Biz maaş ödemeyi başarı sayarken, gençlerimizi kaybediyoruz
- Siyaseti yine maaş ödemeye indirgedik
- Siyaset yapacak diye hem Türkiye Hem KKTC halkını incitti
- KKTC suçluların saklanacağı bir arka bahçe olamaz
- 67 aydır her ay enflasyon artıyor bu ülkede…
- Arsız, liyakatsız adaylardan uzak durun
- Kuzey’de asker ve silahtan rahatsız olan Güney’e sessiz…
- Özel sektörde 41 bin 800 lira için dört kişi tutuklandı…
- Güneyde Erhürman'ı şeytanlaştırma çabaları, Kuzeyde Hristodulidis'i melek yapmaz
- Maaş ödendiği sürece isterse dünya yansın...
- TÜM YAZILARI için tıklayınız