Öztürkler, Kıbrıs Postası’nda yayınlanan Sabah Postası programında gazeteci Gökhan Altıner’in sorularını yanıtlayarak, UBP’nin seçim süreci, hükümetin projeleri, Türkiye-KKTC ilişkileri ve Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
UBP’NİN GERÇEK GÜCÜ 24 EKİM’DE GÖRÜLECEK
UBP’nin 20 binden fazla üyesi ve sağlam örgütleriyle güçlü bir siyasi yapıya sahip olduğunu vurgulayan Öztürkler, 24 Ekim’deki aday adaylığı kurultayının bu gücü ortaya koyacağını belirtti.
UBP’nin bugüne kadar girdiği her yarışta birinci parti olmak ve ülkeyi yönetmek hedefiyle hareket ettiğini ifade eden Öztürkler, yaklaşan seçimlerde de en fazla milletvekili çıkaran parti olacaklarına inandığını kaydetti. Öztürkler, sahada yaptıkları temasların da bu yönde güçlü bir tablo ortaya koyduğunu söyledi.
Ülkenin geleceği açısından UBP etrafında kenetlenmenin önemine işaret eden Öztürkler, partinin devletin kuruluş süreci ve Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesiyle güçlü tarihsel bağlara sahip olduğunu belirtti. UBP’nin devlet kuran ve TMT’nin devamı olarak nitelendirilmesinin bu tarihsel temelden kaynaklandığını ifade etti.
TARİHİ PROJELERİN MİMARI UBP’DİR
Son dönemde tamamlanan ve hayata geçirilmeye başlanan projeleri tarihi adımlar olarak değerlendiren Öztürkler, bu yatırımların arkasında UBP’nin siyasi iradesinin bulunduğunu söyledi.
Hükümetin en önemli çalışmalarından birinin sosyal konut projeleri olduğuna dikkat çeken Öztürkler, İçişleri Bakanlığı döneminde Başbakan Ünal Üstel ile birlikte bu alandaki ilk çalışmaların başlatıldığını, sosyal konutlara ilişkin ilk tüzüklerin de kendi bakanlığı döneminde hazırlandığını anımsattı.
Öztürkler, UBP’nin yeni dönemde de halkın ihtiyaçlarına yönelik projeler üretmeye ve ülkenin kalkınmasına katkı sağlayacak yatırımları hayata geçirmeye devam edeceğini belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs Türk halkının yanında ekonomik, sosyal ve güvenlik alanlarında durduğunu vurgulayan Öztürkler, Türkiye’nin KKTC’ye katkısının yalnızca mali destek üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.






