Lefkoşa 20°USD49,40 ₺▲EUR55,15 ₺▼GBP65,17 ₺▼GRAM ALTIN6.500,68 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Özersay'dan hükümete mülkiyet tepkisi!

HP Genel Başkanı Kudret Özersay, mülkiyet davaları nedeniyle hükümeti eleştirdi. Özersay, karşı tedbir, Türkiye ile koordinasyon ve diplomasi çağrısı yaptı.

3 dakika okumaHaber: https://www.kibrisgercek.com
Paylaş
Özersay'dan hükümete mülkiyet tepkisi!

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, Kıbrıs Postası'nda Gökhan Altıner'in sunduğu Sabah Postası programında, Kıbrıs Rum tarafının kuzeydeki taşınmaz mallara ilişkin yürüttüğü hukuki süreçleri ve hükümetin mülkiyet konusundaki tutumunu değerlendirdi.

Söz konusu süreçlerin yalnızca inşaat sektörünü değil, Kıbrıslı Türklerin seyahat özgürlüğünü ve güvenliğini de etkilediğini savunan Özersay, hükümetin vatandaşlarını korumak için yeterli adım atmadığını ileri sürdü.

“TUTUKLAMA SÜREÇLERİ EŞDEĞER MAL SAHİPLERİNE KADAR UZANDI”

Kıbrıs Rum tarafının başlattığı hukuki süreçlerin kapsamının genişlediğini belirten Özersay, başlangıçta yabancı yatırımcıları ilgilendiren uygulamaların zamanla müteahhitlere, emlakçılara, mimarlara ve eşdeğer mal sahiplerine kadar uzandığını söyledi.

Özersay, “Yabancıyla başladılar, müteahhitle devam ettiler, emlakçıyla devam ettiler, mimarlara sorun çıkardılar, şimdi eşdeğercilere döndüler” ifadelerini kullandı.

“MECLİS TOPLANMALI, ORTAK KARAR ALINMALIYDI”

Halkın Partisi olarak daha önce beş bölgede konferans düzenlediklerini hatırlatan Özersay, hükümete Meclis'in toplanması ve mülkiyet konusunda ortak bir tutum belirlenmesi çağrısında bulunduklarını kaydetti.

Taşınmaz Mal Komisyonu'yla ilgili adımlar atılması ve uluslararası diplomatik girişimlerin başlatılması gerektiğini belirten Özersay, bu yöndeki çağrılarına karşılık verilmediğini savundu.

“1974 ÖNCESİ MAL SAHİBİNİN DE KKTC TAPUSU ALANIN DA HAKKI VAR”

Mülkiyet konusunun tek taraflı ele alınamayacağını ifade eden Özersay, 1974 öncesindeki mülk sahiplerinin haklarının devam ettiğini, ancak sonrasında KKTC tarafından verilen tapularla hak sahibi olan kişilerin durumunun da gözetilmesi gerektiğini söyledi.

Özersay, “1974 öncesindeki mal sahibinin mülkiyet hakkı bakidir. Ama 1974 sonrasında KKTC'nin verdiği tapuyla hak sahibi olmuş insanlar var. İki yarışan hak var burada. Kıbrıs Türkü'nün de hakkı var” dedi.

Taşınmaz Mal Komisyonu'nun bu yaklaşım çerçevesinde oluşturulduğunu belirten Özersay, Kıbrıslı Rumların mülkiyet hakları reddedilmeden Kıbrıslı Türklerin haklarının da savunulabileceğini ifade etti.

GÜNEYDEKİ KIBRIS TÜRK MALLARINI DA GÜNDEME GETİRDİ

Güney Kıbrıs'ta bulunan Kıbrıslı Türklere ait taşınmaz mallara da değinen Özersay, bu mülklerin sahiplerinin rızası alınmadan kullanıma açıldığını, ticari gelir elde edildiğini ve karşılığında tazminat ödenmediğini ileri sürdü.

Özersay, mülkiyet meselesinin her iki toplumun hakları dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

“VATANDAŞIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE GÜVENLİĞİ TEHLİKE ALTINDA”

Kuzeyde taşınmaz mal alım satımı ve inşaat faaliyetlerinde bulunan kişilerin KKTC mevzuatı çerçevesinde hareket ettiğini belirten Özersay, hükümetin kendi hukuk düzenine göre işlem yapan vatandaşlarına sahip çıkması gerektiğini söyledi.

Hukuki süreçler nedeniyle bazı kişilerin yurt dışına seyahat etmekte güçlük çektiğini, ailelerinin de bu durumdan etkilendiğini ifade eden Özersay, yaşananların ekonomik boyutun ötesinde insani sonuçlar doğurduğunu savundu.

“KKTC'YE İNANIYORUZ DİYORSUNUZ AMA TAPUSUNA SAHİP ÇIKMIYORSUNUZ”

Hükümetin mülkiyet konusundaki yaklaşımını eleştiren Özersay, şu ifadeleri kullandı:

“Biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne inanıyoruz diyorlar. Nasıl inanayım be kardeşim senin KKTC'ye? KKTC'nin verdiği tapuya sahip çıkmıyorsun. KKTC'nin yaptığı hukuk düzenine sahip çıkmıyorsun.”

Özersay, Kıbrıs Rum tarafıyla diyaloğun sürdürülmesine karşı olmadığını ancak taşınmaz mal meselesinin görüşmelerde açık biçimde ele alınması gerektiğini de belirtti.

HÜKÜMETE ÜÇ TEMEL ADIM ÇAĞRISI

Mülkiyet konusunda atılması gerektiğini düşündüğü adımları sıralayan Özersay, Kıbrıs Rum tarafına karşı tedbir geliştirilmesini, Türkiye'nin süreçte daha etkin rol üstlenmesi için girişimde bulunulmasını ve uluslararası diplomasi seferberliği başlatılmasını istedi.

Özersay, “Kesinlikle bir karşı tedbir almamız lazım. İkincisi Türkiye'yi bu konuda harekete geçirmemiz gerekiyor. Üçüncüsü de diplomasi seferberliğine kalkışmak lazım” dedi.

“BILLBOARDLARI DOLDURMUŞLAR AMA İNSANINA SAHİP ÇIKMIYORLAR”

Seçim sürecine de değinen Özersay, siyasi partilerin kampanyalara ağırlık verdiğini ancak vatandaşların yaşadığı sorunların çözümünün geri planda kaldığını savundu.

Özersay, hükümetin önceliğinin seçim propagandası değil, mülkiyet meselesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirttiği vatandaşların haklarını ve özgürlüklerini korumak olması gerektiğini ifade etti.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler