Hurda tekstilin geri dönüşüm sürecinin aksamasıyla sanayi bölgesindeki depoda yaklaşık 60 ton kıyafet birikti. KIBRIS’a konuşan Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Kanlıada, sorunun çözümü için Türkiye’deki bir firmayla anlaştıklarını açıkladı:
İki önemli sorun… Başkan Kanlıada, kıyafetlerin toplanmasında yaşanan aksaklıkları anlattı. Ülkede hurda tekstili işleyebilecek bir geri dönüşüm tesisinin bulunmaması nedeniyle yıllar önce yurt dışındaki bir şirketle Türk lirası üzerinden imzalanan sözleşmenin günümüz ekonomik koşullarında sürdürülebilirliğini yitirmesi olduğunu söyleyen Kanlıada, bununla birlikte Ortadoğu’da devam eden savaş nedeniyle geri dönüşüm için ayrılan hurda tekstilin Dubai’deki tesise gönderilememesi nedeniyle depolarda 60 ton kıyafet biriktiğini açıkladı
“Ayrıştırma başladı”… Uzun uğraşlar sonucunda Türkiye’den bu işi yapan bir firmayla görüştüklerini ifade eden Kanlıada, “Nihayetinde anlaştık ve bir süredir geri dönüşüme gidecek kıyafetler ayrıştırmaya başladık. En az 2 yıllık bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz.” diye konuştu. Kanlıada, Dernek personelinin de 2 ay toplanmayan kutulardaki kıyafetleri yeniden rutin bir şekilde toplamaya başladığını açıkladı
Cemre CEMALİ
Kullanılmış giysi ve tek eş ayakkabı, terlik gibi bağışlar için farklı noktalara yerleştirilen yardım kumbaralarının önünde biriken kıyafetler, “Bağışlar neden toplanmıyor?” sorusunu gündeme getirdi.
Kanser Hastalarına Yardım Derneği, bu kumbaralara bırakılan ikinci el tekstil bağışlarıyla her ay yaklaşık 50 ton giysi ve tekstil ürününü geri dönüşüme kazandırıyor. Kullanılabilir durumdaki bağışlar derneğin satış ofislerinde değerlendirilerek elde edilen gelir kanser hastalarına destek amacıyla kullanılırken, kullanılamayacak durumdaki tekstil ürünleri ise yurt dışındaki geri dönüşüm tesislerine gönderilerek ipliğe dönüştürülüyor.
KIBRIS, sürece ilişkin merak edilenleri Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Ayşe Kanlıada’ya sordu.
Kanlıada, kıyafetlerin toplanmasında yaşanan aksaklıkların temelinde iki önemli sorun bulunduğunu belirtti.
Bunlardan ilkinin, ülkede hurda tekstili işleyebilecek bir geri dönüşüm tesisinin bulunmaması nedeniyle yıllar önce yurt dışındaki bir şirketle Türk lirası üzerinden imzalanan sözleşmenin günümüz ekonomik koşullarında sürdürülebilirliğini yitirmesi olduğunu söyleyen Kanlıada, ikinci sorunun ise Ortadoğu’da devam eden savaş nedeniyle geri dönüşüm için ayrılan hurda tekstilin Dubai’deki tesise gönderilememesi olduğunu söyledi.
Bu nedenlerle, sanayi bölgesindeki deponun tamamen dolduğunu ifade eden Kanlıada, ambarda yaklaşık 60 ton kıyafet biriktiğini açıkladı. Firma ile mevcut sözleşmeyi feshettiklerini belirten Kanlıada, uzun süren girişimlerin ardından geçen ay Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren bir firmayla anlaşmaya vardıklarını ve depoda biriken kıyafetlerin ayrıştırılmasına başlandığını söyledi.
“Ayda 50 ton kıyafet gönderiyorduk”
Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Ayşe Kanlıada, ülke genelinde üzerinde kırmızı renkte dernek logosunun bulunduğu ve “Eskiniz hastaya ilaçtır! Eskiniz hastaya şifadır” yazılı etiketlerin yer aldığı 320 metal yardım kutusunun, yerel yönetimlerin izin verdiği noktalara yer aldığını söyledi.
Kanlıada, bu kutular aracılığıyla vatandaşların kullanmadığı ve derneğe bağışlamak istediği ikinci el kıyafetlerin toplandığını belirterek, iyi durumdaki kıyafetlerin veya mağazalar tarafından bağışlanan etiketli ürünlerin derneğe ait ikinci el mağazalarda çok uygun fiyatlarla satılarak derneğe bağış olarak kazandırıldığını ifade etti. Derneğin yaklaşık 8 yıldır yalnızca kullanılabilir kıyafetleri değil, tek eş ayakkabı, eski çorap ve kullanılamayacağı için çöpe atılabilecek durumdaki diğer tekstil ürünlerini de topladığını söyleyen Kanlıada, bu ürünlerin geri dönüşüm yoluyla ekonomiye kazandırıldığını ifade etti.
Kanlıada, ülkemizde de ayda 3-4 TIR geri dönüşüm malzemesinin yurtdışına gönderildiğini ifade ederek “8 yıldan beri ayda ortalama 50 ton civarında hurda tekstili geri dönüşüme kazandırıyorduk” dedi. Geri dönüşüm sürecinde toplanan tekstil ürünlerinin fabrikalarda ipliğe dönüştürüldüğünü ve yeniden üretime dahil edildiğini anlatan Kanlıada, bu yöntemin pamuk üretip iplik elde etmekten daha düşük maliyetli olduğunu kaydetti.
Kanlıada, ülkede bu alanda faaliyet gösteren bir geri dönüşüm tesisinin bulunmadığını belirterek, bu nedenle yabancı bir şirketle ton başına belirli bir ücret karşılığında 10 yıllık bir anlaşma yapıldığını söyledi. Şirketle 2018 yılında Türk lirası üzerinden imzalanan bu sözleşmedeki ücretin ise bu süre boyunca hiç değişmediğini ifade etti.
Söz konusu süreçte taşımacılık, navlun ve gemicilik hizmetlerinin anlaşmalı şirkete ait olduğunu belirten Kanlıada, şirketin Türkiye’de açık limanlardan ve farklı noktalardan topladığı tekstil ürünlerini kendi tesislerinde ayırdığını ve ardından farklı ülkelere gönderdiğini aktardı.
Kanlıada, özellikle Suriye, Afganistan ve Pakistan gibi ülkelere ikinci el kıyafet gönderimi yapıldığını belirterek bu ülkelerde değerlendirilemeyen ve hurda durumundaki tekstil ürünlerinin ise Dubai’de bulunan geri dönüşüm tesisine sevk edildiğini söyledi.
Ancak Orta Doğu’da yaşanan savaşın sürdürülebilir geri dönüşüm sürecini olumsuz etkilediğini ifade eden Kanlıada, şirketin geri dönüşüm için ayrılan hurda tekstilleri Dubai’deki tesise gönderemediğini dile getirdi.
Kanlıada, derneğin geri dönüşüm gelirlerinde son dönemde ciddi bir düşüş yaşandığını belirterek ekonomik koşullar ve artan hayat pahalılığı nedeniyle gelir-gider dengesinin de bozulduğunu ifade etti.
“2025 yılında sözleşmeyi feshettik”
2024 yılının eylül ayında devraldığı başkanlık görevinden sonra karşılaştığını sorunları anlatan Kanlıada şunları söyledi:
Gönüllülerimiz olduğu kadar dernek bünyesinde de 15 personelimiz hizmet veriyor. Çalışanlarımızın maaşları ve yatırımlarının yanı sıra araçların servis, bakım, yakıt masraflarını da var. Geri dönüşümden elde edilen ücret, çalışanların masrafını karşılayamaz hale geldi. Birkaç ay böyle devam etti sonra baktım ki bize bağış olarak gelen geliri hastaya değil, çalışana ödemek zorunda kalıyoruz. Firmadan fiyat artışı talep ettim.”
Kanlıada, firma yetkilileri ile bu süreçte ‘Biz aldıklarımızı satamıyoruz, siz de artış istiyorsunuz’ noktasında fikir ayrılığına düştüklerini söyleyerek bu nedenle avukatlar aracılığıyla 2025 yılının başında firma ile sözleşmenin feshedildiğini açıkladı.
“Depolarımız tamamen doldu”
Ayşe Kanlıada, geri dönüşüm sürecinde yaşanan sorunlar nedeniyle uzun süredir çözüm arayışında olduklarını belirterek, birkaç farklı kişiyle denemeler yaptıklarını ancak bunların sürdürülebilir bir sisteme dönüşmediğini söyledi. Bölgedeki savaşların da süreci olumsuz etkilediğini ifade eden Kanlıada, çalışmaların beklenenden daha uzun sürdüğünü anlattı. Lefkoşa Sanayi Bölgesi’nde geri dönüşüme gönderilmek üzere toplanan kıyafetlerin biriktirildiği kiralık bir ambarları bulunduğunu belirten Kanlıada, bu süreçte toplanan tekstil ürünlerinin depolarda tutulduğunu söyledi. Kanlıada, “Kapalı alan tamamen doldu. Dışarıdaki alanı bina boyutuna kadar istifleyerek doldurduk. Alttan ve üstten sera naylonlarıyla olabildiğince korumaya çalıştık” diyerek ambarda yaklaşık 60 tona yakın kıyafet biriktiğini açıkladı.








