Lefkoşa 32°USD48,11EUR56,13GBP65,67GRAM ALTIN7.175,74 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Orta Doğu’daki savaş geri dönüşümü vurdu

Hurda tekstilin geri dönüşüm sürecinin aksamasıyla sanayi bölgesindeki depoda yaklaşık 60 ton kıyafet birikti. KIBRIS’a konuşan Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Kanlıada, sorunun çözümü için Türkiye’deki bir…

8 dakika okumaHaber: Yusuf Bahadır AYDIN
Paylaş
Orta Doğu’daki savaş geri dönüşümü vurdu

Hurda tekstilin geri dönüşüm sürecinin aksamasıyla sanayi bölgesindeki depoda yaklaşık 60 ton kıyafet birikti. KIBRIS’a konuşan Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Kanlıada, sorunun çözümü için Türkiye’deki bir firmayla anlaştıklarını açıkladı:

İki önemli sorun… Başkan Kanlıada, kıyafetlerin toplanmasında yaşanan aksaklıkları anlattı. Ülkede hurda tekstili işleyebilecek bir geri dönüşüm tesisinin bulunmaması nedeniyle yıllar önce yurt dışındaki bir şirketle Türk lirası üzerinden imzalanan sözleşmenin günümüz ekonomik koşullarında sürdürülebilirliğini yitirmesi olduğunu söyleyen Kanlıada, bununla birlikte Ortadoğu’da devam eden savaş nedeniyle geri dönüşüm için ayrılan hurda tekstilin Dubai’deki tesise gönderilememesi nedeniyle depolarda 60 ton kıyafet biriktiğini açıkladı

“Ayrıştırma başladı”… Uzun uğraşlar sonucunda Türkiye’den bu işi yapan bir firmayla görüştüklerini ifade eden Kanlıada, “Nihayetinde anlaştık ve bir süredir geri dönüşüme gidecek kıyafetler ayrıştırmaya başladık. En az 2 yıllık bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz.” diye konuştu. Kanlıada, Dernek personelinin de 2 ay toplanmayan kutulardaki kıyafetleri yeniden rutin bir şekilde toplamaya başladığını açıkladı

Cemre CEMALİ

Kullanılmış giysi ve tek eş ayakkabı, terlik gibi bağışlar için farklı noktalara yerleştirilen yardım kumbaralarının önünde biriken kıyafetler, “Bağışlar neden toplanmıyor?” sorusunu gündeme getirdi.

Kanser Hastalarına Yardım Derneği, bu kumbaralara bırakılan ikinci el tekstil bağışlarıyla her ay yaklaşık 50 ton giysi ve tekstil ürününü geri dönüşüme kazandırıyor. Kullanılabilir durumdaki bağışlar derneğin satış ofislerinde değerlendirilerek elde edilen gelir kanser hastalarına destek amacıyla kullanılırken, kullanılamayacak durumdaki tekstil ürünleri ise yurt dışındaki geri dönüşüm tesislerine gönderilerek ipliğe dönüştürülüyor.

KIBRIS, sürece ilişkin merak edilenleri Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Ayşe Kanlıada’ya sordu.

Kanlıada, kıyafetlerin toplanmasında yaşanan aksaklıkların temelinde iki önemli sorun bulunduğunu belirtti.

Bunlardan ilkinin, ülkede hurda tekstili işleyebilecek bir geri dönüşüm tesisinin bulunmaması nedeniyle yıllar önce yurt dışındaki bir şirketle Türk lirası üzerinden imzalanan sözleşmenin günümüz ekonomik koşullarında sürdürülebilirliğini yitirmesi olduğunu söyleyen Kanlıada, ikinci sorunun ise Ortadoğu’da devam eden savaş nedeniyle geri dönüşüm için ayrılan hurda tekstilin Dubai’deki tesise gönderilememesi olduğunu söyledi.

Bu nedenlerle, sanayi bölgesindeki deponun tamamen dolduğunu ifade eden Kanlıada, ambarda yaklaşık 60 ton kıyafet biriktiğini açıkladı. Firma ile mevcut sözleşmeyi feshettiklerini belirten Kanlıada, uzun süren girişimlerin ardından geçen ay Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren bir firmayla anlaşmaya vardıklarını ve depoda biriken kıyafetlerin ayrıştırılmasına başlandığını söyledi.

“Ayda 50 ton kıyafet gönderiyorduk”

Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Ayşe Kanlıada, ülke genelinde üzerinde kırmızı renkte dernek logosunun bulunduğu ve “Eskiniz hastaya ilaçtır! Eskiniz hastaya şifadır” yazılı etiketlerin yer aldığı 320 metal yardım kutusunun, yerel yönetimlerin izin verdiği noktalara yer aldığını söyledi.

Kanlıada, bu kutular aracılığıyla vatandaşların kullanmadığı ve derneğe bağışlamak istediği ikinci el kıyafetlerin toplandığını belirterek, iyi durumdaki kıyafetlerin veya mağazalar tarafından bağışlanan etiketli ürünlerin derneğe ait ikinci el mağazalarda çok uygun fiyatlarla satılarak derneğe bağış olarak kazandırıldığını ifade etti. Derneğin yaklaşık 8 yıldır yalnızca kullanılabilir kıyafetleri değil, tek eş ayakkabı, eski çorap ve kullanılamayacağı için çöpe atılabilecek durumdaki diğer tekstil ürünlerini de topladığını söyleyen Kanlıada, bu ürünlerin geri dönüşüm yoluyla ekonomiye kazandırıldığını ifade etti.

Kanlıada, ülkemizde de ayda 3-4 TIR geri dönüşüm malzemesinin yurtdışına gönderildiğini ifade ederek “8 yıldan beri ayda ortalama 50 ton civarında hurda tekstili geri dönüşüme kazandırıyorduk” dedi. Geri dönüşüm sürecinde toplanan tekstil ürünlerinin fabrikalarda ipliğe dönüştürüldüğünü ve yeniden üretime dahil edildiğini anlatan Kanlıada, bu yöntemin pamuk üretip iplik elde etmekten daha düşük maliyetli olduğunu kaydetti.

Kanlıada, ülkede bu alanda faaliyet gösteren bir geri dönüşüm tesisinin bulunmadığını belirterek, bu nedenle yabancı bir şirketle ton başına belirli bir ücret karşılığında 10 yıllık bir anlaşma yapıldığını söyledi. Şirketle 2018 yılında Türk lirası üzerinden imzalanan bu sözleşmedeki ücretin ise bu süre boyunca hiç değişmediğini ifade etti.

Söz konusu süreçte taşımacılık, navlun ve gemicilik hizmetlerinin anlaşmalı şirkete ait olduğunu belirten    Kanlıada, şirketin Türkiye’de açık limanlardan ve farklı noktalardan topladığı tekstil ürünlerini kendi tesislerinde ayırdığını ve ardından farklı ülkelere gönderdiğini aktardı.

Kanlıada, özellikle Suriye, Afganistan ve Pakistan gibi ülkelere ikinci el kıyafet gönderimi yapıldığını belirterek bu ülkelerde değerlendirilemeyen ve hurda durumundaki tekstil ürünlerinin ise Dubai’de bulunan geri dönüşüm tesisine sevk edildiğini söyledi.

Ancak Orta Doğu’da yaşanan savaşın sürdürülebilir geri dönüşüm sürecini olumsuz etkilediğini ifade eden Kanlıada, şirketin geri dönüşüm için ayrılan hurda tekstilleri Dubai’deki tesise gönderemediğini dile getirdi.

Kanlıada, derneğin geri dönüşüm gelirlerinde son dönemde ciddi bir düşüş yaşandığını belirterek ekonomik koşullar ve artan hayat pahalılığı nedeniyle gelir-gider dengesinin de bozulduğunu ifade etti.

“2025 yılında sözleşmeyi feshettik”

2024 yılının eylül ayında devraldığı başkanlık görevinden sonra karşılaştığını sorunları anlatan Kanlıada şunları söyledi:

Gönüllülerimiz olduğu kadar dernek bünyesinde de 15 personelimiz hizmet veriyor. Çalışanlarımızın maaşları ve yatırımlarının yanı sıra araçların servis, bakım, yakıt masraflarını da var. Geri dönüşümden elde edilen ücret, çalışanların masrafını karşılayamaz hale geldi. Birkaç ay böyle devam etti sonra baktım ki bize bağış olarak gelen geliri hastaya değil, çalışana ödemek zorunda kalıyoruz. Firmadan fiyat artışı talep ettim.”

Kanlıada, firma yetkilileri ile bu süreçte ‘Biz aldıklarımızı satamıyoruz, siz de artış istiyorsunuz’ noktasında fikir ayrılığına düştüklerini söyleyerek bu nedenle avukatlar aracılığıyla 2025 yılının başında firma ile sözleşmenin feshedildiğini açıkladı.

“Depolarımız tamamen doldu”

Ayşe Kanlıada, geri dönüşüm sürecinde yaşanan sorunlar nedeniyle uzun süredir çözüm arayışında olduklarını belirterek, birkaç farklı kişiyle denemeler yaptıklarını ancak bunların sürdürülebilir bir sisteme dönüşmediğini söyledi. Bölgedeki savaşların da süreci olumsuz etkilediğini ifade eden Kanlıada, çalışmaların beklenenden daha uzun sürdüğünü anlattı. Lefkoşa Sanayi Bölgesi’nde geri dönüşüme gönderilmek üzere toplanan kıyafetlerin biriktirildiği kiralık bir ambarları bulunduğunu belirten Kanlıada, bu süreçte toplanan tekstil ürünlerinin depolarda tutulduğunu söyledi. Kanlıada, “Kapalı alan tamamen doldu. Dışarıdaki alanı bina boyutuna kadar istifleyerek doldurduk. Alttan ve üstten sera naylonlarıyla olabildiğince korumaya çalıştık” diyerek ambarda yaklaşık 60 tona yakın kıyafet biriktiğini açıkladı.

“Son 2 ay yardımları toplayamadık”

Depolama alanlarının tamamen dolmasının ardından ikinci el kıyafet toplamayı durdurmak zorunda kaldıklarını belirten Kanlıada, “Son iki aydır kutuları da bize verilen bağışları da toplayamadık. Zaten satamıyoruz, bir de bunun üzerine böyle bir yer sıkıntımız oluştu. Derneğin omuzundaki yük daha da arttı.” dedi.

Kanlıada, kamuoyuna zaman zaman yansıyan yardım kutularının çevresine saçılan kıyafet görüntüleriyle ilgili de açıklama yaparak tüm bu olumsuzluklara rağmen dernek olarak süreci tamamen bırakmadıklarını şöyle anlattı: Yine de on-call çalışan bir ekibimiz ve servis aracımız vardı. Duruma göre çok acil ve rahatsız edici boyuta ulaşan yerleri bu süreçte dolaşarak almaya çalıştık. Yani hiç toplamadık değil. Ancak sistemli çalışan 4 elemanımız iki ay boyunca çalışmadı, yalnızca bir kişi acil durumlarda toplama yaptı.

Vatandaşların yaptığı bağışların önemine dikkat çeken Kanlıada, geri dönüşümden elde edilen küçük gelirlerin birikerek hastaların ilaç ve diğer ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağladığını söyledi. “Bu yardımlar hastalarımıza destek olmak amacıyla bize veriliyor. Bunun farkındayız. Bu duyarlılık için her bir bireye hastalar adına ayrıca teşekkür ederim” diyen Kanlıada, süreçte kendilerine yönelik eleştiriler de aldıklarını belirtti.

Kanlıada, “İnsanlar soruyor, bu kısa dönemde çok öfkeli telefonlar da aldım, çok eleştirildik. ‘Biz size veriyoruz, siz bunları almıyorsunuz, çöp oluyor, sokakta atılıyor, çevre kirleniyor’ diyenler oldu. Biz de bunun böyle olmasını istemedik.” ifadelerini kullandı. Uzun uğraşlar sonucunda geçtiğimiz ay Türkiye’den bu işi yapan bir firmayla görüştüklerini ifade eden Kanlıada, “Nihayetinde anlaştık. En az 2 yıllık bir anlaşma olacak, avukatlar henüz sözleşmeyi hazırlamadı ama şartlar konusunda bir çerçeve çizdik hemfikir olduk.” diye konuştu.

“Sanayideki depoda ayrıştırma başladı”

Kanlıada, bu kapsamda firma personellerinin sanayideki geri dönüşüm ambarında birikmiş kıyafetleri ayrıştırmaya başladığını ifade ederek “İki haftayı aşkın bir süredir geri dönüşüme gidecek kıyafetler açılıyor, ayrıştırılıyor ve temizleniyor.” dedi.

Dernek personellerinin ise 13 Temmuz Pazartesi itibarıyla eski programa dönerek rutin güzergahlarını toplamaya başladığını belirten Kanlıada, “Tabii iki aydır toplanmadığı için her taraf birikti. Dipkarpaz ve Erenköy’deki belediye başkanlarının, muhtarların ambarları doldu. Lütfen bir yerde biriktirin, gelip alacağız dedik. Yeri olanlar bu şekilde biriktirdi olmayanları gidip biz aldık bu süreçte. Çok şükür bu sorunu da çözdük.” ifadelerini kullandı.

“Hurda tekstil için Güney’e açılacak yeni kapı üzerinde çalışıyoruz”

Kanlıada, hurda tekstilin geri dönüşüme kazandırılması için Yeşil Hat Tüzüğü kapsamında Güney Kıbrıs’a gönderilmesine yönelik girişimlerde bulunduklarını açıkladı.

Türkiye’de yürürlükte bulunan mevzuat nedeniyle ikinci el kıyafetlerin ülkeye girişinin mümkün olmadığını belirten Kanlıada, bu nedenle alternatif güzergâhlar üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Kanlıada, yabancı geri dönüşüm firmalarının, ülkeden gönderilen tekstil ürünlerinin büyük bölümünün yurtdışı menşeli olması nedeniyle kumaş kalitesine ilgi gösterdiğini ifade ederek, bunun dernek açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu kaydetti.

Hurda tekstilin Güney Kıbrıs’a gönderilebilmesi amacıyla Lefkoşa Türk Belediyesi ve Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile birlikte çalışma yürüttüklerini belirten Kanlıada, “Hurda tekstili Yeşil Hat Tüzüğü üzerinden güneye nasıl gönderebiliriz, hangi şartları yerine getirmemiz gerekir bunlar üzerinde çalışıyoruz. Bir basamak ilerledik. Eğer bunu da başarabilirsek derneğimize ikinci bir kapı açılmış olacak ve katkımız daha da artacak.” dedi.

Kanlıada, sürecin yasal zeminde ilerlediğini söyleyerek hurda demirin Güney Kıbrıs’a gönderilebildiğini hatırlatarak, hurda tekstil için de benzer bir emsal oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Gönderilecek tekstil ürünlerine Güney’de alıcı bulunması için de çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.

“Yardım kutularına mutfak atığı ve kırık cam atmayın”

Vatandaşların yardım kutularına her türlü tekstil ürününü bırakabileceğini belirten Kanlıada, kutuların dolması halinde vatandaşların derneği aramaları durumunda bağışların bulundukları yerden de alınabildiğini söyledi.

Ancak yardım kutularına tekstil dışındaki atıkların bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Kanlıada, özellikle cam şişe parçaları ve mutfak atıklarının bağışlanan kıyafetlere zarar verdiğini ifade etti.

Kanlıada, “Bu tür atıklar nedeniyle kullanılabilecek durumdaki bağışlar zarar görüyor ve değerlendirilemez hale geliyor. Vatandaşlarımızdan bu konuda daha dikkatli olmalarını rica ediyoruz.” dedi.

45 kilogram saç bağışı peruk olmayı bekliyor

Dernek Başkanı Kanlıada, kanser hastaları için kullanılmak üzere derneğe bugüne kadar yaklaşık 45 kilogram saç bağışlandığını belirterek bunların peruğa dönüştürülmesinde çeşitli engeller yaşandığını söyledi.

DNA uygulamalarının gündeme gelmesinin ardından insan saçının yurt dışına gönderilmesine izin verilmediğini belirten Kanlıada, bu nedenle yıllardır biriken saçların işlenemediğini ifade etti.

Yaklaşık 5-6 yıldır biriken saç bağışlarının peruğa dönüştürülmesi için ülkede çözüm aradıklarını belirten Kanlıada, yerel bir peruk uzmanıyla görüşmeyi planladıklarını söyledi.

Bu konuda eğitim odaklı bir proje önerisinin de gündeme geldiğini aktaran Kanlıada, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçiliği tarafından sanat liselerinde peruk yapımı eğitimi verilmesi ve bu alanda meslek edindirme çalışması yapılmasının önerildiğini ancak bunun uzun vadeli bir proje olduğunu kaydetti.

Dernek olarak bu noktada da öncelikli hedeflerinin, biriken 45 kilogram saçın kanser hastalarının kullanımına sunulabilecek peruklara dönüştürülmesini sağlamak olduğunu belirtti.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler