Önce inşaat, sonra izin: Kıbrıs’taki üç İsrail yatırımı mercek altında
Kathimerini’nin araştırması, Latsi, Trozena ve Polemidya’da İsrail bağlantılı üç büyük yatırımın gerekli izinler tamamlanmadan ilerletildiğini ortaya koydu. Otel, turizm köyü ve 50 milyon euroluk özel okul projeleri; ayrıcalıklı muamele, çevresel tahribat ve kamu denetiminin yeterliliği konusunda soru işaretleri yarattı.
Bugün Kıbrıs
Güney Kıbrıs’ta İsrail bağlantılı yatırımların hızla artması tartışılırken Kathimerini gazetesi, Latsi, Trozena ve Polemidya’da yürütülen üç büyük projeyi mercek altına aldı.
Gazetenin araştırmasına göre birbirinden farklı nitelikteki üç yatırımda da inşaat faaliyetleri, gerekli izinlerin tamamlanmasından önce başladı veya önemli ölçüde ilerledi.
LATSİ’DE OTEL İZİNLER TAMAMLANMADAN BİTİRİLDİ
Latsi’de eski Elia Latchi–Zening Hotel Eco Resort’un bulunduğu alanda yapılan büyük otel kompleksinin, yapı ve planlama izinleriyle ilgili kritik sorunlar devam ederken tamamlanma aşamasına getirildiği belirtildi.
Habere göre projeye izinsiz üçüncü kat ve başka yapılar eklendi; çalışmaları durdurma ve izinsiz bölümleri yıkma yönündeki talimatlar uygulanmadı. Sonraki idari kararların ise ihlallerin fiilen affedilmesine veya yasallaştırılmasına yol açtığı ileri sürüldü.
Eski Baf Bölgesel Yerel Yönetim Kuruluşu İzin Dairesi Müdürü Iraklis Ahniotis’in, aylarca süren baskılara rağmen yapı iznini imzalamayı reddettiği kaydedildi. Ahniotis’in tutumunun gerekçesi olarak yatırımcının izin süreci sonuçlanmadan inşaatı sürdürmesi gösterildi.
NATURA BÖLGESİNDE İZİNSİZ MÜDAHALELER
Trozena’da ise onlarca yıl önce büyük ölçüde terk edilen köyün yeniden canlandırılması amacıyla 60 konut, turistik tesisler, kamp alanı ve şaraphane yapılması planlanıyor.
Ancak Kathimerini, izin başvuruları henüz değerlendirilirken bölgede ağır iş makineleriyle kapsamlı çalışmalar yürütüldüğünü aktardı. Çevre Dairesi ile Limasol Bölgesel Yerel Yönetim Kuruluşu’nun daha sonra bütünlüklü bir ana plan hazırlanmasını ve izne tabi çalışmaların durdurulmasını istediği belirtildi.
Bölgenin Natura 2000 ağıyla bağlantılı olduğuna dikkat çekilen haberde, çevre örgütlerinin ağaç kesildiği, dere yatağına müdahale edildiği ve dolgu yapıldığı yönündeki şikâyetlerine yer verildi.






