- Çevresel faktörleri ve yaşam alışkanlıklarını değiştirerek kanserden korunmak mümkün
- Tek neden şudur diyemeyiz. Meme kanseri genetik, hormonal ve çevresel risk faktörlerinin bir araya gelmesiyle gelişir
- Özellikle 50 yaş ve üzerinde kanserin görülme sıklığı artıyor
Serakıncı, 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı kapsamında Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) açıklamada bulunarak, meme kanserinde erken tanı, genetik testler, risk faktörleri ve kişiye özel yeni tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verdi.
Meme kanserinin hem kadınlarda hem de erkeklerde görülebildiğini ancak vakaların yüzde 99'unun kadın olduğunu kaydeden Serakıncı, "kadın olmak en temel risk faktörüdür" dedi.
Yaş ilerledikçe görülme sıklığının arttığını ifade eden Serakıncı, dünya genelinde vakaların 50-70 yaş arasında yoğunlaştığını, ancak Türkiye ve bölgedeki akademik çalışmaların bu yaş aralığının 40-49’a kadar gerilediğini gösterdiğini kaydetti.
"ÇEVRE FAKTÖRLERİ DEĞİŞTİREREK KORUNMAK MÜMKÜN"
Meme kanserinin yalnızca yüzde 5 ila 10'unun kalıtsal (genetik) mutasyonlardan kaynaklandığını altını çizen Serakıncı, “Genetik yatkınlığa sahip olmak kader değil. Çevresel faktörleri ve yaşam alışkanlıklarını değiştirerek kanserden yüzde 90-95 oranında korunmak mümkündür.” dedi.
Serakıncı, obezite, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam, uzun süreli hormona maruz kalma ve radyasyonun başlıca risk faktörleri olduğunu belirterek, kilo kontrolü, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin kanser riskini azaltmada en etkili yöntemler olduğunu vurguladı.






