Gülbahar, Erdoğan’ın Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesi gerektiğine yönelik açıklamalarının devam eden görüşme süreci açısından önemli olduğunu belirtti.
Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında uluslararası toplumu KKTC’yi tanımaya ve KKTC ile siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmaya davet ettiğini kaydeden Gülbahar, Türkiye’nin Kıbrıs politikasının açık ve kararlı olduğunu savundu.
“İki devlet gerçeği görmezden gelinemez”
Kıbrıs’ta iki ayrı halk ve iki ayrı devlet bulunduğunu ifade eden Gülbahar, çözüm arayışlarının bu gerçeklik temelinde yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Gülbahar, kalıcı çözümün Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olacağını ileri sürerek, adadaki iki devletin bir anlaşma temelinde iş birliği yapması gerektiğini kaydetti.
“Erhürman’ın tutumu önemli”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın BM Genel Sekreteri António Guterres ile gerçekleştireceği görüşmeye de değinen Gülbahar, Erhürman’ın Rum tarafı ve BM ile temaslarında Kıbrıs Türk halkının haklarını ve KKTC’nin statüsünü gözeten bir politika izlemesi gerektiğini ifade etti.
Gülbahar, “Görüşmelerin yalnızca sürdürülmesi yeterli değildir. Nereye gidildiği, hangi hedefin bulunduğu ve bu sürecin Kıbrıs Türk halkını hangi sonuca taşımasının amaçlandığı açık biçimde ortaya konulmalıdır” dedi.
“Artık rutin değil, sonuç gerekiyor”
Kıbrıs konusunda yeni bir döneme ihtiyaç olduğunu belirten Gülbahar, toplantı ve diplomatik temasların tek başına başarı ölçüsü olamayacağını söyledi.
Gülbahar, Millî Mücadele Vakfı olarak beklentilerinin görüşme sürecinin Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü ve KKTC’nin varlığı temelinde yürütülmesi ve kalıcı bir anlaşmaya ulaşılması olduğunu kaydetti.
Gülbahar, “Kıbrıs’ta kalıcı barışın yolu, gerçekleri görmezden gelmekten değil, gerçekleri kabul etmekten geçmektedir” ifadelerini kullandı.