Kaptan Kenan Denizkan, yıllarca denizlerde yol aldığı M/V NIIZURU’nun son seferini, mürettebatıyla vedasını ve Gujarat’ı vuran büyük fırtınanın ortasında gemiyi Hindistan’ın Alang sahiline oturttuğu o unutulmaz günü anlatıyor. Bir geminin hurdaya ayrılmasının ötesinde, bu hikâye bir kaptanın, tayfasının ve yıllarca yuvaları olan geminin vedası…
Bir gemiyi son seferine çıkarmak, bir kaptan için sıradan bir yolculuk değildir. Hele ki o geminin bir daha denize dönmeyeceğini, kısa süre sonra parçalanarak bir demir yığınına dönüşeceğini bilmek, vedayı çok daha ağır hale getirir.
Kaptan Kenan Denizkan, bu duyguyu M/V NIIZURU ile yaşadı.
NIIZURU, son seferinde Brezilya’dan aldığı demir cevherini Çin’de boşalttı. Ardından Singapur’a geçti. Burada gemi hafifletilecek, kullanılabilir ve değerli malzemeler ayrılacak, personel sayısı şirketin istediği minimum seviyeye indirilecekti.
Son durak ise belliydi: Hindistan’ın ünlü gemi söküm merkezi Alang.
Ancak Singapur’da beklenmedik bir durum yaşandı.
Normal şartlarda aylarca denizde kalan denizciler için eve dönmek büyük bir özlemdir. Bu kez kimse gitmek istemiyordu.
Brezilya’dan başlayan yolculukta kurulan dostluk, gemide yaşananlar ve NIIZURU’nun oluşturduğu atmosfer mürettebatı birbirine bağlamıştı. Şirketin talimatı gereği personelin azaltılması gerekiyordu ama gönüllü çıkmadı.
Çözüm, kura çekmek oldu.
Gemiden ayrılacak denizciler kura ile belirlendi.
Denizkan, o anları yıllar sonra bile unutamıyor. Gemiden inenlerin gözleri son ana kadar NIIZURU’nun üzerindeydi. Geride yalnızca bir çalışma ortamı değil, hayatlarının bir parçasını bırakıyorlardı.

Son yolculuk başladı
Minimum personelle Singapur’dan Hindistan’a doğru yola çıkıldı. Önlerinde yaklaşık bir haftalık seyir vardı.
Gemideki herkes NIIZURU’nun sonunun yaklaştığını biliyordu. Buna rağmen mürettebat, gemiye sanki daha uzun yıllar denizlerde çalışacakmış gibi davranmaya devam etti.
Bakımlar yapıldı, gemi temizlendi, güzelleştirildi.
Hatta güverteye bir havuz bile yapıldı.
NIIZURU isminin başına ve sonuna Rolling Stones’un ünlü dil figürü işlendi. Geminin barı ise son yolculuk boyunca her gece açılmaya devam etti.
Denizkan için NIIZURU artık yalnızca çelikten yapılmış dev bir deniz aracı değildi.
Bir evdi.
Birlikte geçirilen yılların, limanların, okyanusların, fırtınaların ve dostlukların hafızasıydı.
Ve şimdi o gemiyi son durağına götürüyordu.

Alang’da son bekleyiş
NIIZURU, Hindistan’a ulaştığında Alang gemi söküm sahasına yakın, akıntının oldukça kuvvetli olduğu bir bölgede iki demirle beklemeye başladı.
Ardından Alang Liman Başkanlığı’ndan talimat geldi: Geminin balast suyu mümkün olan en düşük seviyeye indirilecekti.
Amaç, gemiyi hafifletmek ve ertesi sabah gerçekleştirilecek son manevraya hazırlamaktı.
NIIZURU denize son kez yol verecek, ardından kendi makineleriyle sahile doğru ilerleyerek karaya oturtulacaktı.
Denizcilikte bu işlem “beaching”, yani sahilleme olarak adlandırılıyor.
Ancak ertesi sabah planlanan manevradan önce hava değişti.
Bir tropikal siklon Gujarat kıyılarına yaklaşıyordu.
Rüzgâr giderek şiddetlenirken, Denizkan bir karar vermek zorundaydı.
Beklemek yerine iki demiri de toplattı ve NIIZURU’ya yol verdi.
Geminin balastı büyük ölçüde boşaltılmıştı. Dev gemi son derece hafifti ve pervanesinin normalden daha büyük bir bölümü suyun üzerindeydi.
Alang Liman Başkanlığı’ndan telsiz çağrısı geldi:
“Kaptan, sakin ol. Gelme. Hava müsait değil.”
Denizkan’ın cevabı ise netti:
“Gemim burada parçalanırsa üzerinden bir kilo demir bile alamazsınız. Geliyorum. Ne olursa olsun bu gemiyi karaya vuracağım.”
“Makine parçalanana kadar çalışsın”
Fırtına giderek ağırlaşıyordu.
Denizkan bu kez makine dairesini aradı.
Telefonun diğer ucunda NIIZURU’nun başmühendisi, Polonyalı Stan Woynowski vardı.
Denizkan ona son manevra için ihtiyaç duyduğu şeyi söyledi:








