Lefkoşa 32°USD48,66EUR56,20GBP65,56GRAM ALTIN6.799,05 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Lütfen işeyin ve yatın!

50 senedir, 60 senedir denedik olmadı!-*-*-Neyi denemişiz?-*-*-Federal çözümü!-*-*-Kesinlikle olmayacakmış, çünkü Rumlar, bizimle devleti paylaşmak...

4 dakika okumaHaber: Serhat İncirli
Paylaş
Lütfen işeyin ve yatın!

Kesinlikle olmayacakmış, çünkü Rumlar, bizimle devleti paylaşmak istemiyormuş!

-*-*-

Peki ne yapmamız gerekiyormuş?

-*-*-

Ayrı, eşit ve egemen devlet istemeliymişiz!

-*-*-

Orta parmakçılar mıdır, altı parmakçılar mıdır, beş parmakçılar mıdır, elbette saygım sonsuz ama be arkadaşlar, bizimle maytap mı geçersiniz yoksa siz toptan çok şakacı mısınız?

-*-*-

Seninle devleti federal olarak paylaşmadığını söyledikleriniz, “alın yarısını gidin, ne haliniz varsa görün” mü diyecek?

-*-*-

Bilginize, tecrübenize de diyeceğim yok ama kimin toprakları üzerinde ve bundan da daha önemlisi, “kimle, kimlerle, kiminle, hangi halkla ve hangi hakla” devlet kuracaksınız?

-*-*-

Şu andaki KKTC nüfusu ile mi?

-*-*-

Yüce bilginize, akademik kariyerlerinize de saygım dibine kadardır da 1933 tarihli Montevideo Sözleşmesi'nin 1. Maddesi der ki; 
(Devlet olabilmek için) “Belirli bir ülke/toprak parçası” lazım!

-*-*-

Yani, “Devletin üzerinde egemenlik iddia ettiği belirli bir coğrafi alan bulunmalıdır.”

-*-*-

Sizde var mı böyle bir coğrafi alan?

-*-*-

1974’te ganimetlediğiniz topraklar sizin mi?

-*-*-

Ayrıca, 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bir anlaşma ile “federal yapıya” dönüşmesi mi daha kolaydır, yoksa “bölünmezliğinin garantörü olduğunuz” bu devleti iki ayrı egemen devlete bölmek mi?

-*-*-

Çok iyi biliyorsunuz ki; garantör Türkiye’nin benzer “bölünme” veya “bölünmezlik” sorunu söz konusudur!

-*-*-

Kıbrıs’ı ikiye böleceksiniz, Türkiye de buna “ok” verecek ama “Kürdistan” diye bir sorun hiç olmayacak!

-*-*-

Türkiye’de bir Kürt çıkıp da “biz Türklerle kardeş değiliz” dese; O’nu linç edeceksiniz ama siz Kıbrıs’ta Rumlarla kardeş olmadığınızı “gurur duyarak” söyleyeceksiniz!

-*-*-

Ve biliyor musunuz değerli parmakçı büyüklerim; tüm bu yazdıklarımı geçtim – unuttum – bir kenara bıraktım; “Sadece son birkaç ayda en az 5 bin kişinin vatandaş yapıldığı” KKTC’nin “ayrı – eşit ve egemen” bir devletinin halkının kim ya da kimlerden oluştuğu konusunu tamamen kapattım; beytambal galsın da; “devlet” olarak yaşatacağınız “bu KKTC”, mevcut “KKTC” mi olacak?

-*-*-

Sahte olmayan nesi var?

-*-*-

1974’ten bu yana, defalarca sizlerin de içinde görev aldığınız “bu KKTC”nin nesi doğru çalışıyor?

-*-*-

Mesela turizm mi?
Limanları mı?

-*-*-

Yani siz ayrı eşit ve egemen bir devlet kuracaksınız ve 60 senedir sürdürülen müzakerelere rağmen doğrudan uçuşu sağlayamamışsınız; bundan sonra mı sağlayacaksınız?

-*-*-

Rum tarafı, bunca senedir doğrudan uçuş, limanlar, ambargo dediğiniz konular, izolasyon dediğiniz başlıklarda sizi eze eze gitmiyor mu?

-*-*-

Devleti ayırdınız; “canlarım benim buyurun, biz de sizi tanıdık, hatta ilk uçuş Larnaka – Ercan olsun” mu diyecekler?

-*-*-

Çok özür dilerim; bu ülkedeki adaletsizliği, sosyal güvenlikteki devlet – özel çarpıklığını, neredeyse tamamınızın yaşadığı muhteşem emekli maaşlarını da mı yeni devlete taşıyacaksınız?

-*-*-

Her alanda corruption!
Her konuda sahtekarlık!

-*-*-

Siz bunu “devlet” yapacaksınız ve bunu yapmanın “federal çözümü bulmaktan daha kolay” olduğunu” söyleyeceksiniz!

-*-*-

Bir daha özür dilerim ama işeyin ve yatın lütfen!
Değerli ve kalan zamanınızı lütfen iyi şeylere harcayın!

-*-*-

Bunca sene sizi ve ağır yalanlarınızı çektik, yeter artık be gavollem!

Bugün benim doğum günüm

Senen 1967…
Yer Pendaya Hastanesi!
Doğmuşum!
17 Eylül!

-*-*-

Artık Pendaya yok!
Yeşilyurt var!
Hastanesinin adı da farklı!

-*-*-

59 yaşındayım… 

-*-*-

Kaç yaşında olduğumu hesaplamaktan çok, geride kaç insan bıraktığımı düşünüyorum… 

-*-*-

Doğum günlerini sevmem; daha doğrusu kutlama yapmaktan hoşlanmam ama etrafımdaki sevdiklerimin kutlama yapmasını aksi ihtiyar moduyla engellemem!

-*-*-

Çocukken doğum günüm alelade gündü!
Mum üflemeyi, parti yapmayı hiç sevmedim, hiç istemedim.

-*-*-

Sonra gençlik geldi; doğum günleri arkadaşlarla geçirilen gecelere dönüştü. 

-*-*-

Bu sene “en büyük ve en güzel hediye” artık yanımda olmayan insanların hatıraları…

-*-*-

Annemsiz ilk, annem ve babamsız ikinci doğum günüm!

-*-*-

Bir zamanlar her gün – her doğum günü gördüğüm ama bugün sadece fotoğraflarda karşılaştığım yüzler…

-*-*-

Bir daha kurulmayacak sofralar… 

-*-*-

Çocukluğum… 

-*-*-

“Keşke bir kez daha konuşabilseydik” dediğiniz insanlar…

-*-*-

Üstelik, hiç yaşamadığım ağrılar içindeyim, belimde öyle bir ağrı var ki açıklayamam!

-*-*-

İnanın ne ağrılar, ne de kollarımdaki kızarıklıklar artık beni eskisi kadar korkutmuyor.

-*-*-

Çünkü; hatırladığım insanlar, yaşadığım geçmiş ve hâlâ kurabildiğim ufak çaplı hayallerim beni çok mutlu ediyor!

-*-*-

Bugün yeni bir yaşa değil, kalan zamana mum üflüyorum… 
Hayat, kaç yıl yaşadığımızdan çok, o yılların içine ne sığdırdığımızla ilgili…

foto-049.jpg

(Platres, Agros, Spilia, Kakopetria, Evrychou ve Omodos… En sevdiğim Kıbrıs köylerinden bazıları… Bu köylerde önümüzdeki hafta Kıbrıs Dağ Oyunları 2026 adıyla bir dizi uluslararası etkinlik düzenlenecek… Yürüyüşler, koşular, gezmeler, gastronomi etkinlikleri falan… Cyprus Mail gazetesi yazdı; etkinliğe 11 ülke katılacak… Bu ülkeler şöyle: Kıbrıs, Yunanistan, İtalya, Almanya, Macaristan, Romanya, Sırbistan, Slovenya, Slovakya, Türkiye ve Çek Cumhuriyeti… 10’uncu sıradaki ülke sizin de dikkatinizi çekti mi? Bu arada fotoğraf, Trodos köylerinden Pedula’da çekilmiştir…)

Bu yazı toplam 116 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler