Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Lapta-Alsancak-Çamlıbel (LAÇ) Belediye Başkan adayı Turan Rahvancıoğlu, belediye personeline yönelik baskıları eleştirerek, çalışanların haklarını koruyacaklarını ve mutlu, huzurlu bir çalışma ortamı yaratacaklarını söyledi. Rahvancıoğlu, iyi bütçe yönetimi ve projelere ilişkin hedeflerini gerçekleştirememesi halinde bir sonraki dönem yeniden aday olmayacağına söz verdi.
Turan Rahvancıoğlu, TV 2020’de yayımlanan Güne Merhaba programına konuk oldu. Rahvancıoğlu, belediye personelinin yaşadığı sorunları, çalışma hayatına ilişkin hedeflerini, bütçe yönetimini ve bölge için hazırladıkları projeleri anlattı. Belediyede fazla mesai ödemeleri, personel intibakları, özlük hakları ve çalışanlara yönelik baskılar konusunda açıklamalarda bulunan Rahvancıoğlu, çalışanların siyasi tercihlerinden dolayı baskı altında tutulamayacağını vurguladı.
“Fazla mesai artık izin değil, ücret karşılığı olacak”
LAÇ Belediyesi’nde personelin fazla mesailerinin ücret yerine izin olarak karşılanmaya çalışıldığını belirten Rahvancıoğlu, bunun İş Yasası’na aykırı olduğunu söyledi. Belediyede 300-350 güne ulaşan birikmiş izinleri bulunan çalışanlar olduğunu ifade eden Rahvancıoğlu, bu durumun sürdürülebilir olmaktan çıktığını kaydetti.Fazla mesai karşılığının izin değil, ücret olması gerektiğini vurgulayan Rahvancıoğlu, çalışanların birikmiş izinlerini kullanmaları durumunda da belediyenin maaş ödemeye devam edeceğini, bu nedenle mevcut uygulamanın çözüm olmaktan çıktığını anlattı. Göreve gelir gelmez bütçeyi bu doğrultuda düzenleyeceklerini açıklayan Rahvancıoğlu, “Fazla mesai artık izin karşılığı olmayacak, ücret karşılığı olacak. Hakkını alacak işçi. Çalışacak, hakkını alacak. Bu net bir duruştur” dedi.
“Dört yıl geçti, personelin intibakları hâlâ yapılmadı”
Belediyelerin birleşmesi sürecinde personel intibaklarının ve sınav-atama komisyonlarının yasal süreler içerisinde tamamlanması gerektiğini hatırlatan Rahvancıoğlu, aradan dört yıl geçmesine rağmen bu işlemlerin gerçekleştirilmediğini söyledi. Yasaya göre intibak sürecinin bir yıl içerisinde tamamlanması gerektiğini belirten Rahvancıoğlu, mevcut durum nedeniyle personelin görevlerinin karşılığı olan haklardan yararlanamadığını ifade etti. Bir çalışanın amir olarak görevlendirilmesine rağmen kadrosunun işçi statüsünde kalmasını örnek gösteren Rahvancıoğlu, bu kişilerin üstlendikleri sorumluluğa karşılık gelen maaş, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı haklarını alamadıklarını belirtti. Rahvancıoğlu, bu durumu personelin emeğinin sömürülmesi olarak nitelendirerek, göreve gelmeleri halinde gerekli tüzüklerin tamamlanmasını beklemeden personel şemasını oluşturacaklarını açıkladı.
“Herkes görevini bilecek, görevinin karşılığını bilecek, görevinin karşılığı maaşını bilecek” diyen Rahvancıoğlu, sınav ve intibak komisyonlarıyla birlikte çalışanların görevlerine yerleştirilmesini sağlayacaklarını ve konuyu belediye meclisine taşıyacaklarını söyledi.
“Personel siyasi tercihi nedeniyle baskı altına alınamaz”
Son günlerde belediye personeline yönelik bazı uygulamalardan haberdar olduğunu ve bunlardan büyük üzüntü duyduğunu belirten Rahvancıoğlu, çalışanların belediye başkanını eleştirme ve farklı bir siyasi adayı destekleme hakkı bulunduğunu vurguladı.Rahvancıoğlu, “Bu personel bizim kölemiz değildir. Kimsenin kölesi değildir. Belediye başkanı her şeyi doğru yapmayabilir. Personel bunu beğenmeyebilir, eleştirebilir veya başka bir adayı tercih edebilir” dedi.
Çalışanların ifade özgürlüğü çerçevesinde, saygı sınırlarını aşmadan eleştiride bulunabileceğini belirten
Rahvancıoğlu, işini aksatmayan bir personele siyasi tercihleri nedeniyle baskı uygulanamayacağını söyledi.
“Yaşar Edizer’e yapılanlar haksızlıktır”
Belediye çalışanı Yaşar Edizer’in görevine ilişkin yaşananları da gündeme getiren Rahvancıoğlu, Edizer’e yönelik uygulamaları kınadı. Rahvancıoğlu, “Buradan Yaşar Edizer kardeşime çok selam söylüyorum. Ona yapılanların haksızlık olduğunu düşünüyorum” dedi. Zabıta olarak görev yapan bir çalışanın, siyasi tercihi nedeniyle farklı bir göreve yönlendirilmesini eleştiren Rahvancıoğlu, “Siz zabıta adamı alacaksınız, sırf sizi desteklemiyor diye götüreceksiniz. Bundan sonra sen şoförsün, kamyon şoförüsün, tır şoförüsün diyeceksiniz. Bu doğru bir şey değil” ifadelerini kullandı. Rahvancıoğlu, söz konusu uygulamayı mobbing olarak nitelendirdi.Personelin emeğiyle maaşını kazandığını belirten Rahvancıoğlu, “Kimse ona çalışmadan para vermiyor. Alın teriyle çalışıyor, parasını kazanıyor. Sizin personelinize bu şekilde davranmaya hakkınız yok” dedi. Rahvancıoğlu, bu tür uygulamaların son bulmasını istediğini ve konuyu özellikle kamuoyu önünde dile getirme ihtiyacı duyduğunu ifade etti.
“Hedefimiz, personelin ‘sabah olsa da işe gitsek’ diyeceği bir çalışma ortamı”
Çalışma hayatında huzurun ve karşılıklı saygının önemine dikkat çeken Rahvancıoğlu, geçmişte yanında staj yapan bir öğrencisinin ailesiyle yaşadığı bir anıyı paylaştı. Öğrencisinin babasının, kızının aile yemeğinde “Sabah olsa da işe gitsek” dediğini kendisine anlattığını aktaran Rahvancıoğlu, uzun yıllar bir holdingde üst düzey yöneticilik yapan babanın, çalışanlarda böyle bir mutluluğun nasıl sağlandığını merak ettiğini söyledi.






