Lefkoşa 26°USD49,77 ₺▲EUR55,71 ₺▼GBP66,44 ₺▼GRAM ALTIN6.413,08 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Kuzeydeki taşınmazlar için yeni dava dalgası: Onlarca soruşturma, Avrupa çapında tutuklama emirleri

Bugün Kıbrıs Kıbrıs Cumhuriyeti makamları, kuzeydeki Kıbrıslı Rum taşınmazlarının izinsiz kullanımı, inşaatı, satışı ve pazarlanmasına ilişkin cezai

4 dakika okumaHaber: Ayşemden Akın
Paylaş
Kuzeydeki taşınmazlar için yeni dava dalgası: Onlarca soruşturma, Avrupa çapında tutuklama emirleri

Kıbrıs Cumhuriyeti makamları, kuzeydeki Kıbrıslı Rum taşınmazlarının izinsiz kullanımı, inşaatı, satışı ve pazarlanmasına ilişkin cezai soruşturmalarını genişletiyor.

Politis gazetesi yazarı Mihalis Hacistilianu’nun araştırmasına göre, soruşturma makamları yeni davaları mahkemeye taşımak amacıyla delil toplama ve değerlendirme çalışmalarını sürdürüyor.

Haberde, yalnızca müteahhitlerin ve inşaat şirketlerinin değil, emlakçıların, satış temsilcilerinin ve taşınmazların reklamını yapan kişilerin de soruşturmaların kapsamında bulunduğu belirtiliyor.

ALTI BÜYÜK DOSYA, ÜÇ MAHKUMİYET
Bugüne kadar Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemelerine taşınmazların izinsiz kullanımıyla ilgili altı önemli ceza dosyası sunuldu.

Bunların üçü hapis cezalarıyla sonuçlanırken diğer üçünde yargılama devam ediyor. Ayrıca henüz mahkemeye taşınmamış onlarca soruşturma dosyası bulunuyor.

Dosyalarda ele alınan suçlamalar arasında başkalarına ait taşınmazlar üzerinde hileli işlemler gerçekleştirilmesi, arazilerin maliklerinin izni olmaksızın kullanılması, kara para aklama ve ağır suç işlemek amacıyla komplo kurma yer alıyor.

Soruşturmalarda taşınmazın yalnızca inşa edilmesi veya satılması değil, ticari olarak pazarlanmasına katkıda bulunulması da değerlendiriliyor.

FRANSA’DAN AVRUPA TUTUKLAMA EMİRLERİNDE KRİTİK KARAR
Araştırmanın en önemli bölümlerinden biri, Fransa’nın Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi’nin 1 Temmuz 2026 tarihli kararı.

Mahkeme, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından Litvanyalı bir emlakçı hakkında çıkarılan Avrupa tutuklama emrinin uygulanmasını kabul etti.

Şüpheli, 16 Mayıs 2026’da Fransa’da yakalanmıştı.

Aynı mahkeme, 10 Aralık 2025 tarihinde İran vatandaşı bir iş insanı hakkındaki benzer tutuklama emrinin uygulanmasını reddetmişti.

Kıbrıs Cumhuriyeti Hukuk Dairesi, 2027 bütçesi görüşmeleri öncesinde Meclise sunduğu 103 sayfalık raporda, Fransız mahkemesinin önceki yaklaşımını değiştirmesini önemli bir hukuki kazanım olarak değerlendirdi.

Kararın merkezinde, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne katılım anlaşmasının 10 numaralı protokolü bulunuyor.

Fransız mahkemesi, suçlamaya konu faaliyetlerin Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin etkin kontrolü dışındaki bölgelerde gerçekleşmesinin, Avrupa tutuklama emrinin uygulanmasını tek başına engellemeyeceği sonucuna vardı.

Bu yorum, kuzeydeki taşınmaz faaliyetleri nedeniyle haklarında Avrupa tutuklama emri çıkarılan kişilerin başka AB ülkelerinde yakalanması açısından önem taşıyor. Ancak Fransa’daki karar, bütün AB ülkelerinde her tutuklama emrinin otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmiyor.

İRANLI İŞ İNSANI VE LİTVANYALI EMLAKÇI ARANIYOR
Politis’in aktardığı bilgilere göre İranlı iş insanı Behdad Jafari ile Litvanyalı emlakçı Rasa Zilevic henüz Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarına teslim edilemedi.

Jafari’nin kuzeyde ihtilaflı Kıbrıslı Rum taşınmazlarıyla bağlantılı olduğu, Zilevic’in ise bu taşınmazların satışını pazarladığı ileri sürülüyor.

Her iki isim de Fransız mahkemelerinin ilk aşamada Kıbrıs Cumhuriyeti’nin taleplerini reddetmesi üzerine serbest bırakılmıştı.

Sonraki temyiz kararlarına rağmen Fransız makamları şüphelilere ulaşamadı. İki isim hakkındaki Avrupa ve uluslararası tutuklama emirleri yürürlükte bulunuyor.

GEÇMİŞ DAVALARDA KİMLERE CEZA VERİLDİ?
Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemelerinin daha önce sonuçlandırdığı davalar, soruşturmaların kapsamını ortaya koyuyor.

İngiliz vatandaşı Gary John Robb, 2011 yılında başkasına ait taşınmazların izinsiz kullanılması nedeniyle 10 ay hapis cezasına mahkûm edildi. Davada, 335 lüks konutun inşası için kullanılan arazilerin büyük bölümünün Kıbrıslı Rum maliklere ait olduğu belirtilmişti.

Macaristan vatandaşları Ilona Lesko ve Melinda Ladanyi, kuzeydeki taşınmazların satışını pazarlamaları nedeniyle yargılandı. Lesko iki yıl altı ay, Ladanyi ise 15 ay hapis cezası aldı.

Afik Group yöneticisi Simon Mistriel Aykut ise Ekim 2025’te 40 suçlamayı kabul etmesinin ardından beş yıl hapis cezasına mahkûm edildi.

Devam eden dosyalar arasında Alman emlakçı Ewa Isabella Künzel hakkındaki dava da bulunuyor. Künzel, Girne bölgesindeki taşınmazlarla ilgili 46 suçlamayla yargılanıyor. Eylül 2026’da tutukluluğunun devamına karşı yaptığı başvuru reddedildi.

MAĞUSA’DAKİ FABRİKA İÇİN 140 MİLYON EUROYU AŞAN DAVA
Ceza soruşturmalarının yanında büyük ölçekli hukuk davaları da gündemde.

Politis’in aktardığına göre Kıbrıslı Rum iş insanları, Mağusa’daki bir fabrikanın izinsiz kullanıldığı iddiasıyla PepsiCo, Pepsi Türkiye ve kuzeyde faaliyet gösteren bağlantılı bir şirketin de aralarında bulunduğu 14 kişi ve kuruma karşı Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nde dava açtı.

Davacılar, kendilerine ait olduğunu belirttikleri fabrikada Pepsi, Pepsi Max, 7Up ve Mirinda üretildiğini ileri sürüyor.

Talep edilen tazminat 140 milyon euroyu aşıyor.

Dava henüz sonuçlanmış değil. Ancak davacıların polise ayrıca resmî şikâyette bulunmaları halinde cezai soruşturma süreci de gündeme gelebilecek.

Dosya, kuzeydeki taşınmazlarla bağlantılı mülkiyet uyuşmazlıklarının yalnızca konut ve turizm yatırımlarıyla sınırlı olmadığını, sanayi tesislerine ve uluslararası şirketlere de uzanabildiğini gösteriyor.

MÜTEAHHİTLER VE EMLAK SEKTÖRÜ AÇISINDAN NE ANLAMA GELİYOR?
Yeni gelişmeler, kuzeydeki taşınmaz sektöründe özellikle ihtilaflı mülkiyet üzerinde yürütülen faaliyetlerin hukuki sonuçlarını yeniden gündeme taşıyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarının izlediği yaklaşım, yalnızca projelerin sahiplerini ve müteahhitleri değil, taşınmazların satışına, tanıtımına ve pazarlanmasına katılan kişileri de kapsıyor.

Avrupa tutuklama emirlerinin başka ülkelerde uygulanabilmesi, hakkında aktif bir emir bulunan kişilerin seyahatleri açısından risk yaratıyor.

Hukuk davaları ise şirketlerin varlıkları, ticari ilişkileri ve yurt dışındaki icra süreçleri bakımından ayrı bir önem taşıyor.

Bununla birlikte, kuzeydeki bütün taşınmazların aynı hukuki statüde olmadığı ve her inşaat veya satış faaliyetinin otomatik olarak suç oluşturmadığı da göz önünde bulundurulmalı.

Politis’in araştırması, Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarının önümüzdeki dönemde yeni kovuşturmaları gündeme getirmeye hazırlandığını ortaya koyarken, henüz açıklanmamış soruşturmalarda kimlerin hedef alındığına ilişkin bilgi vermiyor.

Kuzeydeki taşınmazlar için yeni dava dalgası: Onlarca soruşturma, Avrupa çapında tutuklama emirleri

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler