Kıbrıs Cumhuriyeti makamları, kuzeydeki Kıbrıslı Rum taşınmazlarının izinsiz kullanımı, inşaatı, satışı ve pazarlanmasına ilişkin cezai soruşturmalarını genişletiyor.
Politis gazetesi yazarı Mihalis Hacistilianu’nun araştırmasına göre, soruşturma makamları yeni davaları mahkemeye taşımak amacıyla delil toplama ve değerlendirme çalışmalarını sürdürüyor.
Haberde, yalnızca müteahhitlerin ve inşaat şirketlerinin değil, emlakçıların, satış temsilcilerinin ve taşınmazların reklamını yapan kişilerin de soruşturmaların kapsamında bulunduğu belirtiliyor.
ALTI BÜYÜK DOSYA, ÜÇ MAHKUMİYET
Bugüne kadar Kıbrıs Cumhuriyeti mahkemelerine taşınmazların izinsiz kullanımıyla ilgili altı önemli ceza dosyası sunuldu.
Bunların üçü hapis cezalarıyla sonuçlanırken diğer üçünde yargılama devam ediyor. Ayrıca henüz mahkemeye taşınmamış onlarca soruşturma dosyası bulunuyor.
Dosyalarda ele alınan suçlamalar arasında başkalarına ait taşınmazlar üzerinde hileli işlemler gerçekleştirilmesi, arazilerin maliklerinin izni olmaksızın kullanılması, kara para aklama ve ağır suç işlemek amacıyla komplo kurma yer alıyor.
Soruşturmalarda taşınmazın yalnızca inşa edilmesi veya satılması değil, ticari olarak pazarlanmasına katkıda bulunulması da değerlendiriliyor.
FRANSA’DAN AVRUPA TUTUKLAMA EMİRLERİNDE KRİTİK KARAR
Araştırmanın en önemli bölümlerinden biri, Fransa’nın Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi’nin 1 Temmuz 2026 tarihli kararı.
Mahkeme, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından Litvanyalı bir emlakçı hakkında çıkarılan Avrupa tutuklama emrinin uygulanmasını kabul etti.
Şüpheli, 16 Mayıs 2026’da Fransa’da yakalanmıştı.
Aynı mahkeme, 10 Aralık 2025 tarihinde İran vatandaşı bir iş insanı hakkındaki benzer tutuklama emrinin uygulanmasını reddetmişti.
Kıbrıs Cumhuriyeti Hukuk Dairesi, 2027 bütçesi görüşmeleri öncesinde Meclise sunduğu 103 sayfalık raporda, Fransız mahkemesinin önceki yaklaşımını değiştirmesini önemli bir hukuki kazanım olarak değerlendirdi.
Kararın merkezinde, Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne katılım anlaşmasının 10 numaralı protokolü bulunuyor.
Fransız mahkemesi, suçlamaya konu faaliyetlerin Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetinin etkin kontrolü dışındaki bölgelerde gerçekleşmesinin, Avrupa tutuklama emrinin uygulanmasını tek başına engellemeyeceği sonucuna vardı.
Bu yorum, kuzeydeki taşınmaz faaliyetleri nedeniyle haklarında Avrupa tutuklama emri çıkarılan kişilerin başka AB ülkelerinde yakalanması açısından önem taşıyor. Ancak Fransa’daki karar, bütün AB ülkelerinde her tutuklama emrinin otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmiyor.
İRANLI İŞ İNSANI VE LİTVANYALI EMLAKÇI ARANIYOR
Politis’in aktardığı bilgilere göre İranlı iş insanı Behdad Jafari ile Litvanyalı emlakçı Rasa Zilevic henüz Kıbrıs Cumhuriyeti makamlarına teslim edilemedi.
Jafari’nin kuzeyde ihtilaflı Kıbrıslı Rum taşınmazlarıyla bağlantılı olduğu, Zilevic’in ise bu taşınmazların satışını pazarladığı ileri sürülüyor.
Her iki isim de Fransız mahkemelerinin ilk aşamada Kıbrıs Cumhuriyeti’nin taleplerini reddetmesi üzerine serbest bırakılmıştı.
Sonraki temyiz kararlarına rağmen Fransız makamları şüphelilere ulaşamadı. İki isim hakkındaki Avrupa ve uluslararası tutuklama emirleri yürürlükte bulunuyor.






