Backwell, WindEnergy Hamburg etkinliği kapsamında düzenlenen Küresel Rüzgar Piyasası Sahnesi - Açılış Oturumu'nda yaptığı konuşmada, rüzgar sektöründeki hızlı büyümeye rağmen küresel enerji dönüşümünün ihtiyaç duyduğu kapasitenin henüz gerisinde bulunulduğunu belirtti.
Jeopolitik gerilimler ve çatışmalar nedeniyle enerji güvenliğinin yeniden gündemin merkezine geldiğine dikkati çeken Backwell, fosil yakıt fiyatlarındaki dalgalanmaların ve arz güvenliği endişelerinin enerji sistemlerinde dönüşümü hızlandırdığını ifade etti.
Backwell, enerji dönüşümünün yalnızca rüzgar türbinlerinin kurulmasıyla sağlanamayacağını belirterek, şöyle konuştu:
"Küresel rüzgar sektörü geçen yıl 165 gigavat kapasite kurarak rekor kırdı, bu yıl ise 180 gigavattan daha fazla kapasitenin devreye alınması bekleniyor. Rüzgar enerjisi, güneş, enerji depolama ve elektrik şebekeleriyle entegre şekilde geliştirilmesi gerekiyor. Enerji sisteminin bütüncül olarak ele alınması önemli. Erken dönemde yoğun rüzgar yatırımı yapılan bazı piyasalarda elektrik üretiminde kısıntı ve gün içindeki negatif elektrik fiyatları sorun oluşturuyor, ancak bu sorunlar teknik olarak çözülebilir. Rüzgar sektörünün ekonomik ve toplumsal faydalarının daha güçlü şekilde anlatılması gerekiyor. Rüzgar sektörü, istihdam ve yatırım oluşturma, enerji sistemlerinin gelişimine katkı sağlama ve enerji dönüşümünü destekleme potansiyeli yüksek bir alan. Sektör bu mesajı kasımda Antalya'da düzenlenecek COP31'de de gündeme taşıyacak. Rüzgar enerjisinin elektrifikasyon ve enerji dönüşümünün merkezindeki rolü ortaya konulacak."
TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ KURULU GÜCÜNDE 15 GİGAVATI GEÇTİ
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan da Türkiye'nin rüzgar enerjisinde mevcut yaklaşık 15 gigavatlık kapasitesini gelecek 10 yılda yaklaşık 40 gigavata çıkarmayı, denizüstü rüzgarda ise 2035'e kadar 5 gigavat kapasiteye ulaşmayı hedeflediğini belirtti.
Demircan, enerji sektöründe jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği ve iklim değişikliği nedeniyle yeni bir döneme girildiğini, Türkiye'nin enerji politikasını yerli ve yenilenebilir kaynakların artırılması, arz güvenliğinin sağlanması ve artan enerji talebinin karşılanması ekseninde şekillendirdiğini ifade etti.
Türkiye'nin enerji talebinin son 10 yılda yıllık ortalama yüzde 5'in üzerinde arttığına dikkati çeken Demircan, gelecek dönemde de yıllık yaklaşık yüzde 4-5 seviyesinde büyüme beklediklerini ve üretim portföyünün bu talebe göre hazırlanması gerektiğini söyledi.






