Geçen hafta Orta Doğu’daki gelişmeler, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasına ilişkin beklentiler ve teknoloji şirketlerinin karlılığına yönelik öngörülerle karışık seyreden küresel piyasalarda, bu hafta başta ABD olmak üzere dünya genelinde açıklanacak enflasyon verileri yatırımcıların odağına yerleşti.
Cuma günü ise tahvil piyasasındaki satış baskısının azalması ve petrol fiyatlarındaki gerileme küresel pay piyasalarını destekledi. ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile cuma günü yaptığı görüşmede, Rusya’nın ABD ve küresel piyasalara milyonlarca ton dizel yakıt tedarik etmesi konusunda mutabık kaldıklarını bildirdi.
ABD Hazine Bakanlığı, Rusya menşeli dizelin satışı, teslimi, gemiden boşaltılması ve ithalatı dahil ilgili işlemlere 7 Nisan 2027’ye kadar izin verdi. Rus hükümeti de ABD ile varılan mutabakat kapsamında dizel yakıt ihracatına yönelik yasağın kısmen kaldırıldığını duyurdu.
Öte yandan Trump dün, Ukrayna ile Rusya arasında enerji altyapılarına saldırmama konusunda bir “ateşkes sağlandığını” duyurdu. Söz konusu gelişmelerin ardından aralık vadeli Brent petrolün varil fiyatı yüzde 1,2 azalışla 103,4 dolar seviyesinde seyrediyor.
Hafta sonu İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’ın Riyad ve Dammam havalimanları ile ülkenin doğusundaki iki enerji tesisini hedef alması, jeopolitik risklerin piyasalar üzerindeki etkisini sürdürdüğüne işaret ediyor. Bu gelişmeler, petrol fiyatlarına yönelik orta ve uzun vadeli risklerin sürebileceği endişelerini canlı tutuyor.
ABD’de Columbus Day nedeniyle bugün tahvil piyasasında işlem görülmüyor. Öte yandan Fed’in yeni raporu, 2022-2025 döneminde ülkede ailelerin medyan geliri ve net servetinin arttığını, borsaya katılım oranının ise düştüğünü ortaya koydu.
Fed, her üç yılda bir gerçekleştirdiği ve Amerikalı ailelerin gelir, servet, varlık, borç ve finansal kırılganlık durumundaki değişimleri incelediği araştırmaya ilişkin “2022’den 2025’e ABD’de Ailelerin Mali Durumundaki Değişimler” başlıklı raporunu yayımladı.
Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, jeopolitik gerilimlerin belirsizlikleri derinleştirdiği ve tırmanan enerji maliyetlerinin enflasyon baskılarını canlı tuttuğu bir konjonktürde, dünya ekonomisinin karşı karşıya kaldığı zorlukları yıllık toplantılarında değerlendirecek.
İkinci Dünya Savaşı sonrası yeniden şekillenen küresel finansal sistemde kurulan ve “Bretton Woods ikizleri” olarak adlandırılan IMF ve Dünya Bankasının her yıl ekim ayında düzenlediği yıllık toplantılar, bugün Tayland’ın başkenti Bangkok’ta başladı. Toplantılar 18 Ekim’e kadar devam edecek.
Bu arada Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,6 seviyesine yavaşlayacağı uyarısında bulunurken mal ve hizmet ticaretinde yüzde 4 büyüme öngördü.
Kuruluş, dünya ekonomisinin 2027’de ise yüzde 2,7 büyüyeceği tahminine yer verdi. Gelişmekte olan ekonomilerdeki büyümenin ise 2025’teki yüzde 4,7 seviyesinden bu yıl yüzde 4’e gerileyeceği değerlendiriliyor. Bu ülkeler, yeni teknolojik ve politika bariyerleriyle karşı karşıya kalıyor.
Söz konusu gelişmelerle dolar endeksi önceki kapanışın hemen altında 102,2 seviyesinde seyrederken, altının onsu yatay seyirle 4 bin 195 dolardan işlem görüyor.
Analistler, bu haftadan itibaren hızlanacak bilanço sezonunda şirketlerin finansal sonuçlarının piyasaların yönü üzerinde etkili olabileceğini belirterek, karlılık performansı ve büyüme beklentilerine ilişkin öngörülerin yatırımcıların pozisyonlanmasında belirleyici olabileceğini ifade etti.
Artan enerji maliyetlerinden dolayı ABD’de enflasyonun hızlanabileceği tahmin ediliyor. Enflasyonun beklentilerin aksine hızlanmaması durumunda Fed yetkililerinin bu ayki toplantıda piyasaları rahatlatabilecek yumuşak tonda ifadeler kullanabileceği öngörülüyor.
New York borsası pozitif seyretti
New York borsası, jeopolitik risklerin azalabileceğine yönelik beklentilerle cuma günü pozitif seyretti.
SpaceX’in ABD genelini kapsayan düşük bant frekans spektrumu portföyünü satın almak üzere anlaşmaya vardığını açıklamasının ardından hisseleri yüzde 1,3 yükseldi. Anlaşmanın, Starlink Mobile’in ABD’de önemli bir mobil operatör haline gelmesinin önünü açması bekleniyor.
Buna karşılık, anlaşmanın sektörde rekabeti artırabileceğine yönelik endişeler telekomünikasyon şirketlerinin hisseleri üzerinde baskı oluşturdu. ABD’nin büyük mobil operatörlerinden AT&T, T-Mobile ve Verizon’un hisseleri açılışta sırasıyla yüzde 9,9, yüzde 13,3 ve yüzde 8,8 değer kaybetti.
Makroekonomik veri tarafında ise ABD’de Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi, ekimde 46,3’e gerileyerek piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Böylece tüketici güveni mayıs ayından bu yana en düşük seviyesine indi.
Söz konusu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,83, S&P 500 endeksi yüzde 0,59 ve Nasdaq endeksi de yüzde 0,64 değer kazandı.






