Kıbrıs Türk Sanayi Odası (KTSO) Genel Sekreteri Erçin Tekakpınar, önümüzdeki dönemde sanayinin daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşabilmesi için ülke yöneticilerinin “üretim ve ihracat odaklı politikaları” önceliklendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kanal T’de yayınlanan ve Bağımsız Gazete Genel Yayın Yönetmeni Artun Çağa’nın hazırlayıp sunduğu “Eksen” programında sanayi sektörünün mevcut durumu, üretimin geleceği, ihracat, mesleki eğitim, enerji maliyetleri, sertifikasyon ve Yeşil Hat ticaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Sanayinin ekonomideki payı yeniden güçlendirilmeli”
Kuzey Kıbrıs’ta uzun yıllardır bir üretim kültürü bulunduğuna dikkat çeken Tekakpınar, geçmiş dönemlerde farklı sanayi alanlarında üretim ve ihracat yapıldığını hatırlattı. Sanayi Holding döneminden konfeksiyon sektörüne kadar çeşitli alanlarda önemli bir üretim geçmişi bulunduğunu belirten Tekakpınar, buna rağmen ilerleyen yıllarda turizm, yükseköğretim ve hizmet sektörlerinin ekonomik model içerisinde daha fazla ön plana çıktığını söyledi.
Sanayi sektörünün geçmişte gayri safi yurt içi hasıla içerisindeki payının yüzde 10-12 seviyelerinde bulunduğunu belirten Tekakpınar, bu oranın 2023 itibarıyla yaklaşık yüzde 5 seviyelerine gerilediğini kaydetti. Bu tablonun sanayi açısından önemli bir uyarı olduğunu ifade eden Tekakpınar, kapsamlı ve uzun vadeli bir sanayi stratejisinin oluşturulmasına ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
“Sanayi Odası ekonomik dönüşüm programını siyasi partilere sunacak”
Erçin Tekakpınar, Kıbrıs Türk Sanayi Odası tarafından hazırlanan “Sanayi ve Üretim Temelli Ekonomik Dönüşüm Programı” hakkında da bilgi verdi.
Hazırlanan çalışmanın siyasi partilere sunulacağını belirten Tekakpınar, amaçlarının sanayinin ihtiyaçlarının siyasi parti programları ile yeni dönemde oluşturulacak hükümet programlarında daha güçlü şekilde yer almasını sağlamak olduğunu ifade etti.
Program kapsamında sanayinin neden daha fazla gelişemediği, sektörün ülke ekonomisine sağladığı katkı ve geleceğe yönelik hedeflerin ele alındığını aktaran Tekakpınar, yeni dönemde ihracat odaklı büyümenin temel hedeflerden biri olması gerektiğine dikkat çekti.
Tekakpınar, sanayinin yalnızca iç pazara dönük bir yapı içerisinde gelişmesinin yeterli olmayacağını, üreticilerin dış pazarlara açılmasının ve ihracat kapasitesinin artırılmasının sürdürülebilir büyüme açısından önem taşıdığını söyledi.
“Ekonomik kararlar güncel verilerle desteklenmeli”
Programda sanayi politikalarının sağlıklı şekilde oluşturulabilmesi için güncel ekonomik verilere duyulan ihtiyaç da gündeme geldi.
Tekakpınar, KKTC’de enflasyon değerlendirmelerinin ağırlıklı olarak Tüketici Fiyat Endeksi üzerinden yapıldığını belirterek, sanayicinin gerçek üretim maliyetlerinin daha doğru ölçülebilmesi için Üretici Fiyat Endeksi’nin de hesaplanması gerektiğini ifade etti.
Ekonomiye ilişkin birçok alanda güncel veri eksikliği bulunduğuna dikkat çeken Tekakpınar, bazı değerlendirmelerde halen 2023 yılı verilerinin kullanılmasının sağlıklı analiz yapılmasını zorlaştırdığını söyledi. Tekakpınar, Güncel ekonomik verilerin yalnızca sanayi açısından değil, turizm ve diğer sektörlerin planlaması açısından da önem taşıdığını kaydetti.
“Yerli üretimde kalite ve sertifikasyon çalışmaları”
Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın yerli üretimde kalite standartlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüğünü belirten Tekakpınar, sektörlerin ihtiyaç duyduğu sağlık ve teknik sertifikaların belirlenmeye başlandığını açıkladı.
Üreticilerin gerekli sertifikalara ulaşabilmesi için hem teknik hem de maddi destek mekanizmalarının geliştirilmesinin hedeflendiğini ifade eden Tekakpınar, aynı kalite ve standart kriterlerinin ithal ürünler açısından da uygulanması gerektiğini söyledi.
Yerli üreticinin belirli sertifika ve standartları yerine getirmekle yükümlü olduğu bir yapıda, ülkeye giren ithal ürünlerin de benzer kriterleri karşılamasının önemine işaret eden Tekakpınar, böyle bir sistemin üretici kadar tüketicinin korunmasına da katkı sağlayacağını belirtti.
Tekakpınar ayrıca gündemde bulunan “Yerli Ürün Yasasının” önemine değinerek, üretimde ithal ham madde kullanılmasının bir ürünün yerli niteliğini ortadan kaldırmadığını ifade etti. Dünyada üretimin büyük ölçüde farklı ülkelerden sağlanan ham maddelerin işlenerek katma değerli ürüne dönüştürülmesi üzerinden ilerlediğini kaydeden Tekakpınar, yerli ürün tanımının da bu gerçeklik çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Sanayi Odası ve DAÜ’den Gazimağusa’ya meslek lisesi projesi






