Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Eğitim Bakanlığı’nın iki tüzük değişikliğini görüşmek üzere Yüksek Danışma Kurulu’nu bugün toplantıya çağırma biçimine tepki gösterdi. KTOEÖS Genel Sekreteri Adnan Zekai, Eğitim Bakanlığı Müsteşarı’nın dün saat 20.40’ta sendika başkanını telefonla arayarak toplantının bugün saat 15.00’te yapılacağını bildirdiğini açıkladı. Sendika, mesai saatleri dışında ve telefonla yapılan çağrının istişareye ve sendikal örgütlülüğe saygı göstermediğini belirterek bugün saat 14.30’da Eğitim Bakanlığı önünde olacağını duyurdu.
İKİ TARTIŞMALI TÜZÜK YÜKSEK DANIŞMA KURULU’NDA
Yüksek Danışma Kurulu’nun gündeminde Ortaokullar ile Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme Sınav Tüzüğü ile Eğitsel Kol Etkinliklerinin Ders Saatlerine Denkliği Tüzüğü değişiklikleri bulunacak. İki düzenleme, öğretmen sendikalarının Teknik Kurul’da olumsuz görüş bildirmesinin ardından Yüksek Danışma Kurulu’na taşındı.
KTOEÖS, 12 Ağustos’ta yayımladığı açıklamada, Eğitim Bakanlığı’nın öncesinde herhangi bir toplantı veya istişare yapmadan 7 Ağustos’ta üç tüzüğe ilişkin değişiklik gündemini sendikaya ilettiğini, ardından 10 Ağustos’ta olağanüstü Teknik Kurul çağrısı yaptığını açıklamıştı. Sendika, toplantıda iki düzenlemeye itiraz etmiş ve değişikliklerin eğitim sistemi, öğretmenlerin çalışma koşulları ile yeni öğretmen istihdamı üzerinde ciddi sonuçlar doğuracağını belirtmişti.
SINIF GEÇME DEĞİŞİKLİĞİNE “SEÇİM YATIRIMI” TEPKİSİ
KTOEÖS, Sınıf Geçme Sınav Tüzüğü’nde yapılmak istenen değişikliklerin eğitimin niteliği, ölçme-değerlendirme süreci ve öğrenci başarısı üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını kaydetmişti. Sendika, bir öğretim yılı boyunca gerekli başarı koşullarını yerine getiremeyen öğrencilerin daha sonra yapılacak tüzük değişiklikleriyle sınıfı geçmesinin eğitimsel ve bilimsel karşılığı bulunmadığını belirtmişti.
Açıklamada bu yaklaşımın, “öğrenci ve velilere siyasi rüşvet dağıtma ve seçimlere yönelik yatırım yapma aracına dönüştürüldüğü” belirtilmiş, öğretmenin yıl boyunca yaptığı ölçme ve değerlendirmenin daha sonra alınan siyasi kararlarla yok sayılmasının kabul edilemeyeceği ifade edilmişti.






