Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Eğitim Sekreteri Seçil Toprak, okullardaki altyapı ve donanım eksikliklerinin yanı sıra kadro açığının da eğitimi nitelik açısından “içler acısı” bir duruma sürüklediğini belirtti. Konteynerlerde ve tamamlanmayan inşaatlarda sürdürülen eğitim öğretimin, kamusal, nitelikli ve bilimsel eğitimin gözden çıkarıldığını uzun süredir gösterdiğini kaydetti.
Plansız nüfus politikaları ve kontrolsüz nüfus artışı nedeniyle sınıfların her yıl daha da kalabalıklaştığını belirten Toprak, öğrenci profilinin dil, kültür, sosyoekonomik yapı ve özel eğitim gereksinimleri bakımından çeşitlendiğine işaret etti. Bu değişime uygun bir eğitim politikasının geliştirilmediğini, okulların ihtiyaç duyduğu insan kaynağı ile destek mekanizmalarının da oluşturulmadığını vurguladı.
DİSİPLİN VAKALARI DÖRT YILDA YÜZDE 66 ARTTI
Toprak, okullardaki yapısal sorunların sonucunda disiplin olayları, şiddet vakaları, akran zorbalığı ile öğrencilerin kendilerine ve çevrelerine zarar verme eğilimlerinin endişe verici boyutlara ulaştığını belirtti.
KTOEÖS’ün Mayıs 2024’te yayımladığı “Okullarda Disiplin ile Şiddet ve Zorbalık Anketi Sonuçları”nı hatırlatan Toprak, 2019-2020 ile 2023-2024 öğretim yılları arasında okullarda görüşülen disiplin vakalarının yüzde 66 arttığını, yalnızca 2023-2024 öğretim yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 13,8’lik artış yaşandığını aktardı. Geçen öğretim yılında öğrenciler arasındaki şiddet ve akran zorbalığı görüntülerinin basına ve sosyal medyaya yansıyacak kadar yaygınlaştığını kaydeden Toprak, şu soruyu yöneltti:
“Peki, artan şiddet ve akran zorbalığına çözüm üretmede Bakanlık bir sorumluluk almakta mıdır?”
PDR VE ÖZEL EĞİTİM İHTİYAÇLARI GÖRMEZDEN GELİNDİ
Psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmetlerindeki kadroların yeterli hale getirilmesinin atılması gereken ilk adım olduğunu belirten Toprak, Eğitim Bakanlığının bu yıl ihtiyaç duyulan 29 Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) öğretmeni ile 18 özel eğitim öğretmeni için hiçbir nakil çalışması yapmadığını açıkladı.
Toprak, bu tercihin sonucunu şu sözlerle anlattı:
“Yüzlerce PDR ve özel eğitim öğretmeni atama beklemeye devam ederken, bu öğretmenlere ihtiyaç duyan okullar yeni öğretim yılına yine eksik kadrolarla başlayacaktır. Daha da kaygı verici olan ise bu eksikliklerin, yasa ve tüzüklere dayanmayan görevlendirmeler ya da siyasi rant aracına dönüştürülen geçici öğretmen uygulamalarıyla alelacele giderilmeye çalışılacak olmasıdır. Bu anlayış, eğitimde planlamanın ve liyakatin değil, günü kurtarmaya yönelik keyfi uygulamaların esas alındığını bir kez daha ortaya koymaktadır.”
“TAM GÜN EĞİTİM” VAADİ, KONTEYNER SINIFLAR VE KALABALIK ŞUBELER
Üç yıl önce herhangi bir altyapı hazırlığı yapılmadan “tam gün eğitim” söylemiyle kamuoyuna büyük vaatler sunulduğunu hatırlatan Toprak, öğrencilerin halen konteyner sınıflarda veya depreme dayanıksız okul binalarında eğitim aldığını belirtti. Bazı okullarda sınıf mevcutlarının 40 öğrenciye ulaştığını, Türkçe bilmeyen ve özel eğitime ihtiyaç duyan öğrencilerin de bulunduğu bu yapının giderek daha fazla içinden çıkılmaz hale geldiğini kaydetti.
Sınıf tekrarı yapması gereken öğrencilerin birkaç yılda bir Bakanlar Kurulu kararıyla bir üst sınıfa geçirildiğine işaret eden Toprak, bu uygulamanın öğrencileri “kalsak da nasıl olsa sınıfı geçeriz” anlayışına sürüklediğini belirtti. Öğretmenlerin, öğrencilerin ve okul idarecilerinin adeta kaderlerine terk edildiğini kaydeden Toprak, eğitimde çağdaş standartlardan her geçen gün daha fazla uzaklaşıldığını ifade etti.






