Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), örgütler ve bireylere ortak bir manifesto etrafında birleşme çağrısında bulundu.
KSP'nin açıkladığı manifestoda, 6 Aralık 2026’da yapılacak genel seçimler dolayısıyla yapılan çağrının yalnızca seçim iş birliği değil, Kıbrıs’ın yabancı devletler tarafından adeta "bir uçak gemisine" çevrilmesi ve emperyalist etkilerden kurtarılması hedefiyle uzun vadeli ortak mücadele önerisi olduğunu belirtildi.
KSP açıklamasında, Adadaki tüm yabancı askeri varlıkların sonlandırılması, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi, doğrudan demokrasi uygulamalarının geliştirilmesi ve kamusal hizmetlerin güçlendirilmesi gerektiği savunuldu.
Parti ayrıca emekçilerin haklarının korunması, çalışma saatlerinin 4 saate düşürülmesi, özel hastane, üniversite ve kilise/vakıf ile büyük toprak sahiplerinin mallarında kamulaştırma ve ücretsiz sağlık ile eğitim hizmetleri hedeflerini sıraladı.
KSP, Rum, Türk, Maronit, Ermeni ve adada yaşayan tüm emekçilerin birlik içinde hareket etmesini isteyerek, milliyetçilik ve ayrımcılığa karşı ortak mücadele çağrısı yaptı ve 'bağımsız, demokratik ve birleşik Kıbrıs' hedefi doğrultusunda toplumsal kesimleri manifesto etrafında birleşmeye davet etti.
Kıbrıs Sosyalist Partisi’nden yapılan açıklama şöyle:
"Ülkemiz Kıbrıs yıllardır işgal altındadır. Kuzeyi NATO planı uğruna 1974’te işgal edilmiş, güneyi AB’ye teslim edilmiş, yüzde 3’lük toprağı ise 'egemen üs bölgesi' adıyla Büyük Britanya’nın egemenliğine terkedilmiştir.
Bu koşullar altında Kıbrıs halkının görece nicel güçsüzlüğüne bir de siyasal güçsüzlüğü, emperyalist politika ve uygulamaların etkisinden bir türlü kurtulamaması eklendiğinde durumun vehameti hepimizin malumudur.
Bu koşullarda, güçsüzlüğümüzü güçlülüğe çevirmemiz amacıyla güçlerimizi birleştirmekten başka çaremiz yoktur.
Her birliğin, birlikte mücadelenin ortaklaşacağı asgari bir temel kaçınılmazdır. Böylesi bir siyasal hedefler temeli yaratılmadan ortak mücadele vermek hem mümkün değildir, hem de zorlandığında sonunun hüsranla sonuçlanması kaçınılmazdır.
Bu anlayış doğrultusunda Kıbrıs Sosyalist Partisi, tüm örgüt ve partilere, tüm yurtsever ve özgürlük düşkünü bireylere asgari ortak bir siyasal temelde birlikte mücadele önermektedir.
Bu önerimiz, sırf bir seçim birlikteliği önerisi değil, seçim atmosferinden de yararlanarak ülkemizin işgallerden ve emperyalist tahakkümden kurtarılması, halkımızın kendi yurdunda egemen güç haline getirilmesi için birlikte mücadele önerisidir.
Kıbrıs Sosyalist Partisi alttaki 4 maddede özetlenmiş temel siyasal pozisyon ve hedeflerin birliğimizin manifestosu olmasını önermektedir.
Birlikte mücadele için manifesto önerimiz:
1- EMPERYALİST TAHKKÜME VE SAVAŞ MAKİNESİNE KARŞI TAM BAĞIMSIZLIK
-
Kıbrıs’ın bir 'batırılamaz uçak gemisi' ve askeri yığınak alanı haline getirilmesine son verilmlidir. Britanya Egemen Üsleri (SBA) derhal kapatılmalı, adadaki tüm yabancı askeri varlıklar (Türkiye, Yunanistan, İngiltere, İsrail, Fransa, BM ve ABD askeri birlikleri ve üsleri) ve garantörlük antlaşmaları koşulsuz olarak reddedilip tasfiye edilmelidir.
-
BM, ABD, Britanya, AB, Türkiye ve Yunanistan merkezli emperyalist müdahaleler reddedilmeli; ülkemizin geleceği dış odakların pazarlıklarına bırakılmamalıdır.
-
Orta Doğu’da meydana gelen herbir çatışma ortamında halkımızın iradesi dışında ülkemizin de savaşa dahil edilmesi nerdeyse kaçınılmaz hale getirilmiştir. Çünkü, ne kuzeye, ne de güneye egemen olan Kıbrıs halkı değil, ülkemizi işgal altında tutan, egemen olan emperyal güçler ve onların yerli işbirlikçileridir.
-
Kıbrıs halkı kendi ülkesinde egemen olmalıdır!
Kıbrıs’ın bağımsızlığı, halkının özgürlüğü için mücadele eden herbir örgüt ve partinin, herbir yurtsever bireyin birinci görevi ülkesini bu emperyalist tahakkümden kurtarmak için mücadele etmek olmalıdır.
-
Yani, Anglo Amerikan emperyalizmine, onların elinde bir enstrüman olan NATO ve BM’ye, onların savaş işbirlikçileri AB emperyalist tahakkümüne karşı çıkmayı siyasetimizin merkezine koymalıyız.
Kıbrıs’ın yeniden birleşmesini, ülkesinin kendi halkının egemen olduğu bir barış adası haline getirilmesinin tek yolu budur!
2- SİYASAL DEMOKRASİ MEVCUT KOŞULLARDA EN DEMOKRATİK YÖNETİM ŞEKLİDİR
-
Her halk, demokrasi ile yönetilmeyi hakeder. Çünkü demokrasi, halkın kendi kendini yönetmesidir. Egemen bir halk ancak kendi kendini yönetme becerisini ortaya koyabilir.






