Kuzey Kıbrıs’ta son dönemde peş peşe yaşanan silahlı saldırılar, bıçaklı olaylar, uyuşturucu operasyonları ve organize suç iddiaları, siyasetin yeni kavga başlığı oldu.
Hükümet, “Rakamlar güvenli olduğumuzu gösteriyor” derken, ana muhalefet “Vatandaş kendini güvende hissetmiyor” görüşünü savunuyor.
Tartışmanın ortasında ise sokaktaki vatandaş tek bir soruya yanıt arıyor: Gerçekten güvende miyiz?
MECLİS GÜVENLİK İÇİN ÇAĞRILDI, HÜKÜMET KATILMADI
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, toplum güvenliğinin olağanüstü Meclis gündemine taşınmasını istedi. Ancak hükümet milletvekillerinin katılmaması nedeniyle nisap sağlanamadı ve Genel Kurul toplanamadı.
İncirli’ye göre sorun, polisin suçluyu yakalaması değil, suçun işlenmeden önce önlenememesi. Muhaceret denetimi, ülkeye girişler, nüfusun bilinmemesi ve ağır suçların niteliğindeki değişim, ana muhalefetin üzerinde durduğu başlıklar arasında yer aldı.
ÜSTEL: GÜVENLİK ALGIYLA DEĞİL RAKAMLARLA ÖLÇÜLÜR
Başbakan Ünal Üstel ise CTP’nin çıkışını “siyasi şov” ve “popülizm” olarak değerlendirdi.
Üstel, “Güvenlik algıyla değil, rakamlarla ifade edilir” diyerek Polis Genel Müdürlüğü tarafından açıklanan verilere işaret etti ve KKTC’nin güvenli bir ülke olduğunu savundu.
POLİSİN RAKAMLARI NE SÖYLÜYOR?
Polis Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2026’nın ilk 7 ayında 2 bin 751 cürüm ve kabahat kaydedildi. Suçların yüzde 99,13’ü aydınlatılırken, 3 bin 831 kişinin ülkeye girişine izin verilmedi.
Ancak aynı Polis Genel Müdürlüğü, suçların niteliğindeki değişime de dikkat çekiyor. Organize suç, insan ticareti, uyuşturucu, mali suçlar ve bilişim suçlarıyla daha etkin mücadele edilebilmesi için mevcut yaklaşık 3 bin kişilik polis kadrosunun 4 bin 500’e çıkarılması gerektiği belirtiliyor.
RAKAMLAR BAŞKA, SOKAKTAKİ ALGI BAŞKA
Ortaya çıkan tablo, güvenlik tartışmasının iki farklı eksende yürüdüğünü gösteriyor.
Rakamlar suçların azaldığını söylüyor; polis daha fazla personel istiyor, muhalefet önleyici güvenlik konusunda alarm veriyor, hükümet ise ülkenin güvenli olduğunu savunuyor.
“Güvenlik savaşları” arasında vatandaşın görmek istediği ise siyasi tartışmadan çok, sokakta hissedilen güven.