Lefkoşa 33°USD48,49EUR56,41GBP65,81 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Kimliksizler Derneği: “Vatandaşlık siyasi bir ödül değildir”

Kimliksizler Derneği, karma birlikteliklerden doğan çocukların vatandaşlık meselesinin bir “güven artırıcı önlem” değil, insan hakkı ve hukuk meselesi olduğunu vurguladı.

3 dakika okumaHaber: YENİDÜZEN
Paylaş
Kimliksizler Derneği: “Vatandaşlık siyasi bir ödül değildir”

Kimliksizler Derneği, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis’in 8 Eylül’de YENİDÜZEN’e verdiği röportajda karma birlikteliklerden doğan çocukların vatandaşlığına ilişkin açıklamalarına yanıt verdi.

Dernek adına açıklama yapan Can Azer, vatandaşlık meselesinin siyasi söylemlerle geçiştirilemeyecek kadar ciddi olduğunu belirterek, “Binlerce insanın hayatını doğrudan etkileyen bir hukuk ve insan hakları meselesidir” dedi.

Hristodulidis’in, 2024 yılında Bakanlar Kurulu tarafından yeni kriterler belirlendiği yönündeki ifadelerini eleştiren Azer, “2024 yılında yapılan şey, yeni vatandaşlık kriterlerinin belirlenmesi değildir” ifadelerini kullandı.

Azer, 2024 yılında yapılan düzenlemelerde bekleyen vatandaşlık başvurularının 2007 yılında belirlenen çerçeve içerisinde incelenmeye başlanacağının açıkça belirtildiğini savunarak, “2024 yılında yapılan, 2007 kriterlerinin yerine yeni kriterler koymak değil; yıllardır fiilen bekletilen başvuruların yeniden incelenmeye başlanmasıdır” dedi.

“Bu ayrım önemsiz değildir” diyen Azer, 2024 yılında yeni ve daha demokratik bir sistem oluşturulduğu yönünde bir izlenim yaratıldığını, ancak “2007 yılında oluşturulan kriterlerin hâlâ meselenin merkezinde” olduğunu kaydetti.

“Bu bir lütuf değil”

Dernek, vatandaşlık başvurularının 2024 yılında yeniden incelenmeye başlanmasının bir siyasi jest gibi sunulmasına da tepki gösterdi.

Azer, “Bunu bir ‘iyilik’, bir ‘jest’, bir ‘güven artırıcı önlem’ veya hükümetin uygun gördüğü zaman kullandığı bir siyasi araç gibi sunmak doğru değildir” dedi.

“Ortada çocukların temel hukuki statüsü vardır” ifadelerini kullanan Azer, “Bir devletin kendi yurttaşının çocuğunun vatandaşlık başvurusunu yıllarca incelememesi ve daha sonra incelemeye başlaması, o çocuğa verilmiş bir siyasi hediye değildir” şeklinde konuştu.

Azer, bunun devletin yerine getirmesi gereken hukuki ve idari bir yükümlülük olduğunu vurguladı.

“Bu çocuklar sıradan yabancılar değil”

Karma birlikteliklerden doğan çocukların vatandaşlık tartışmasında “vatandaşlık talep eden yabancılar” gibi değerlendirilmesine de itiraz eden Azer, “Bu çocukların bir ebeveyni Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşıdır” dedi.

Azer, tartışmanın yalnızca başvuruların hangi kriterlere göre kabul edileceği üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirterek, “Tartışılması gereken, bir Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşının çocuğunun, diğer ebeveyninin kimliği, uyruğu veya Kıbrıs'a giriş şekli nedeniyle farklı bir hukuki rejime tabi tutulup tutulamayacağıdır” ifadelerini kullandı.

“Tam da bu nedenle mesele bir ‘lütuf’ meselesi değildir” diyen Azer, “Devletin vereceği bir hediyeden söz etmiyoruz. Bir çocuğun hukuki statüsünden söz edilmektedir” dedi.

“Kıbrıslı Rumlar da bekliyor” açıklamasına yanıt

Hristodulidis’in, yabancılarla evlenen Kıbrıslı Rumların da vatandaşlık başvurularının incelenmesi için yıllarca beklediği yönündeki açıklamasına da yanıt veren Azer, bunun meselenin özünü açıklamadığını savundu.

“Bir başvurunun geciktirilmesi ile belirli bir grubun başvurularının yıllarca sistematik biçimde özel kriterlere bağlanması aynı şey değildir” diyen Azer, karşılaştırılması gerekenin yalnızca bekleme süresi olmadığını belirtti.

Azer, “Karşılaştırılması gereken hukuki statü, uygulanan kriter, kriterin dayandığı neden ve ortaya çıkan sonuçtur” ifadelerini kullandı.

“Bu bir güven artırıcı önlem değil”

Hristodulidis’in röportajında kullandığı “Bu konu bir güven artırıcı önlem değil” ifadesine ise Azer, “Bu noktada kendisine katılıyoruz” diyerek karşılık verdi.

Azer, “Bu konu bir güven artırıcı önlem değildir. Çünkü bir çocuğun vatandaşlığının verilmesi, iki toplum arasındaki siyasi ilişkileri geliştirmek amacıyla bir liderin karşı tarafa vereceği bir taviz değildir” dedi.

Karma birlikteliklerden doğan çocukların siyasi müzakere konusu yapılmaması gerektiğini vurgulayan Azer, “Bu çocuklar, iki toplum arasındaki ilişkilerin düzelmesini bekleyen siyasi rehineler değildir. Onlar çocuktur” ifadelerini kullandı.

Azer, bu nedenle vatandaşlık meselesinin siyasi taviz olarak değil, insan hakları çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirtti.

“Geleceğimiz ortak diyorsanız, bunu çocukların kimliğinde de gösterin”

Hristodulidis’in “Geleceğimiz ortak” sözlerine de değinen Azer, ortak gelecek söyleminin yalnızca müzakere masalarında kalmaması gerektiğini ifade etti.

“Ortak gelecek; aynı topraklarda yaşayan çocukların kimliğinin, eğitim hakkının, seyahat hakkının, Avrupa Birliği içinde hareket özgürlüğünün, eğitim ve çalışma olanaklarının ve en temelinden hukuki aidiyetlerinin güvence altına alınmasıyla mümkündür” dedi.

Azer, karma birlikteliklerden doğan binlerce çocuğun anne veya babasının kimliği üzerinden kendi kimliği hakkında belirsizlik yaşadığını belirterek, “Bu çocuklara yıllarca ‘bekleyin’ denmektedir” ifadelerini kullandı.

“Lütuf istemiyoruz, hukuk istiyoruz”

Açıklamanın sonunda Hristodulidis’e çağrıda bulunan Azer, “Biz KC makamlarından ve sizlerden özel bir ayrıcalık istemiyoruz. Bir siyasi taviz istemiyoruz. Bir lütuf istemiyoruz. Biz hukukun uygulanmasını istiyoruz” dedi.

Azer, 2007’den beri uygulanan kriterlerin açıkça ortaya konulmasını ve 2024 yılında neyin değiştiğinin kamuoyuna belgeleriyle açıklanmasını talep etti.

“Çünkü kimlik bir lütuf değildir. Vatandaşlık, siyasi bir ödül değildir. Ve bir çocuğun kimliği, devletin siyasi tercihleri arasında sıkıştırılabilecek bir pazarlık konusu değildir” diyen Azer son olarak, “Ayrımcılık istemiyoruz. Lütuf istemiyoruz. Siyasi taviz istemiyoruz. Hukuk istiyoruz. Eşitlik istiyoruz. Ve çocuklarımızın hak ettikleri kimliği istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler