Kıbrıs’ta gençlerin yüzde 90’ı sosyal medyada kumar içeriklerine maruz kalıyor
Güneydeki Ulusal Bahis Otoritesinin verilerine göre 18-35 yaş grubundaki her 10 kişiden dokuzu sosyal medyada kumar içerikleriyle karşılaşıyor. Yasa dışı çevrim içi kumarın yaygınlaşması ve gençlerin korunması, 12 Ekim Pazartesi günü güney Lefkoşa'da düzenlenecek 9. Güvenli Kumar Konferansı'nın ana gündemini oluşturacak. Konferansta kumar bağımlılığının halk sağlığı üzerindeki etkileri ve devletin düzenleyici sorumluluğu da tartışılacak.
Bugün Kıbrıs
Kıbrıs Cumhuriyeti’nde çevrim içi kumarın yaygınlaşması ve sosyal medya üzerinden yapılan kumar tanıtımları, özellikle gençler açısından ciddi bir risk olarak gündeme geliyor.
Ulusal Bahis Otoritesinin verilerine göre 18-35 yaş grubundaki kişilerin yüzde 90’ı sosyal medya platformlarında kumar içeriklerine maruz kalıyor.
Cyprus Mail’in haberinde yer alan bu veriler, 12 Ekim Pazartesi günü Lefkoşa’da düzenlenecek 9. Güvenli Kumar Konferansı öncesinde açıklandı.
Konferans, kumarın yol açabileceği zararların önlenmesi, yasa dışı çevrim içi faaliyetlerle mücadele ve risk altındaki kişilerin korunmasına odaklanacak.
HER 10 GENÇTEN DOKUZU KUMAR İÇERİĞİ GÖRÜYOR
Ulusal Bahis Otoritesinin verileri, kumar içeriklerinin sosyal medya aracılığıyla genç yetişkinlere ne ölçüde ulaştığını ortaya koyuyor.
18-35 yaş grubundaki her 10 kişiden dokuzunun bu tür içeriklerle karşılaştığı belirtilirken yasa dışı çevrim içi kumar faaliyetlerinin yaygınlaşması da yetkililerin öncelikli kaygıları arasında bulunuyor.
Ancak söz konusu oran, bu yaş grubundaki kişilerin yüzde 90’ının kumar oynadığı anlamına gelmiyor. Veri, sosyal medyada kumarla bağlantılı içeriklere maruz kalma oranını gösteriyor.
Konferansta yasa dışı kumar piyasasındaki yeni eğilimler, yetkililerin karşılaştığı güçlükler ve yasa dışı faaliyetlerin veri analizi ile teknolojik araçlar kullanılarak nasıl tespit edilebileceği ele alınacak.
KUMAR BAĞIMLILIĞI HALK SAĞLIĞI SORUNU OLARAK TARTIŞILACAK
Konferansın önemli başlıklarından biri, kumarın yol açtığı zararların yalnızca bireysel tercihler çerçevesinde değil, halk sağlığı açısından değerlendirilmesi olacak.
Uzmanlar, risk alma davranışlarını etkileyen psikolojik ve biyolojik etkenleri, bağımlılığın önlenmesini ve sorun yaşayan kişilere erken müdahale yöntemlerini tartışacak.






