Lefkoşa 27°USD49,01 ₺▲EUR55,62 ₺▼GBP64,84 ₺▼GRAM ALTIN6.565,58 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Kıbrıslı Türk toplumu ile alay etmek!

Larnaka’da bira festivali, İslam Dini’ne ait kutsal bir mekanın yanında hatta dibinde yapılmış!-*-*-Dini mekanlara saygılı olmak lazım!-*-*-Mesela...

4 dakika okumaHaber: Serhat İncirli
Paylaş
Kıbrıslı Türk toplumu ile alay etmek!

Dini mekanlara saygılı olmak lazım!

-*-*-

Mesela Malta’da da, Katolik kiliselerine, “uygun kıyafetle girebilirsiniz…”
Kapılarda uyarı var!

-*-*-

Larnaka’daki festival ile ilgili olarak yazılanlar için “neden yazdınız?” diyecek değilim!

-*-*-

Tekrar ediyorum, saygım sonsuz da; bunları yazan arkadaşlardan tek ricam, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin avukatlığını yapmak gibi olmayayım ama Güney’de bıraktığımız tüm kutsal mekanlara dibine kadar sahip çıkmış olmalarını da yazmalarıdır!

-*-*-

Biz mi?
Biz, Kıbrıslı Rumların 1974’te terk etmek zorunda kaldığı kilise veya benzeri kutsal mekanlara, özellikle de mezarlıklara hiç sahip çıkmadık!

-*-*-

1974’te kuzeyde 520’den fazla Rum Ortodoks ve Ermeni kilisesi/manastırı bulunuyordu… 

-*-*-

Bu rakam içerisinde “şapel”ler de var!

-*-*-

Kiliselerin tamamı soyuldu!

-*-*-

Rumlar hala Dünya’nın dört bir yanından, 1974’te çalıp sattığımız ikonları topluyor!

-*-*-

Mesela, Avrupa Parlamentosu'nda 2006 tarihinde yayımlanan bir metninde, 1974 sonrası Kuzey Kıbrıs’ta 133'ten fazla kilise, şapel ve manastırın tahrip edildiği veya başka amaçlarla kullanıldığı yer aldı…  

-*-*-

Cami veya İslam’a ait kutsal mekanın yanında bira festivali yapılmasına tepki vermek tabii ki doğaldır… Tekrar etmek zorunda kaldığım için özür dilerim…

-*-*-

Ama normal olmayan, kilisenin camiye çevrilmesidir…

-*-*-

1900’lerin başlarında, bazı mescitlerimizin yıkıldığı ve yerlerine örneğin Tatlısu (Akatu) köyünde eski belediye binasının yapıldığı biliniyor… 

-*-*-

Ancak unutulmamalıdır ki, Rum toplumu veya Yönetimi, 1974’ten sonra Güney’de kalan Türk ve Müslüman vakıf eserlerine; bizim Kuzey’de Rumlardan kalanlara davrandığımız kadar “harap edici” bir şekilde davranmadı!

-*-*-

Ayrıca “festival” dediniz ya; Rumlar, örneğin Aya Napa’daki kilisenin avlusunda bira festivalini geçin; en pornografik etkinliklerini de yapabiliyor!

-*-*-

Şimdi konuyu başka bir yöne çekmek istiyorum…

-*-*-

Londra’da yaşam süren bir solcu arkadaş yazdı ve dedi ki; “… Nikos Hristodulidis, en fanatik Kıbrıslı Rum liderdir…”

-*-*-

Bu analizi neye göre yaptığını doğrusu çok merak ediyorum!

-*-*-

Şimdi Hristodulidis’in ne kadar fanatik veya ne kadar çözümcü olduğunu bilemem ama Makarios’tan bu yana Kıbrıs Cumhuriyeti’ne başkanlık edenlerin bir tekinin dahi siyasi duruşu veya pozisyonu değişmedi!

-*-*-

Temelde baktığınız zaman, “1977’den beri, iki bölgeli, iki toplumlu ve iki toplumun siyasi eşitliğine dayalı federal çözümü” savunuyorlar… 

-*-*-

En çok takıldıkları konu nedir?
Belki dönüşümlü başkanlıktır… 
Belki toprak meselesidir…
Belki mülkiyettir…

-*-*-

Ama Türkiye’nin etkin ve fiili garantisini, Türkiye’den taşınan nüfusun tamamını, Türkiye’nin Ada’daki kolordusunu kesinlikle kabul etmedikleri nettir!

-*-*-

“Türk askeri tamamen gitsin” diyen de vardır ama bir miktar askeri varlığa “hayır” demeyecekleri de bilinmektedir…

-*-*-

Peki; bizim istediğimiz nedir?

-*-*-

Veya bizim savunduğumuz nedir?

-*-*-

Ankara’ya mı soralım?

-*-*-

Hristodulidis, Atina’ya mı soruyor?
Yaaaaaa!

-*-*-

Ne mi yapalım?
Masaya oturalım!
Tamam, oturduğumuz masada karşı taraf isteksiz, alakasız, ilgisiz mi?
Bunu Dünya’ya anlatmanın – göstermenin – ispatlamanın yolunu bulalım!

-*-*-

Hristodulidis bizimle alay ediyor dahi diyebiliriz!

-*-*-

Ama ne yazık ki şu anda birileri bizimle bırakın alay etmeyi, resmen maytap geçiyor!

-*-*-

İstediğimiz aslında çok basittir; Kıbrıslı Türk toplumu ile alay etmeyin!
Çıkarın ağzınızdaki baklayı!
Çünkü kuru bakla ağızdayken konuştukça, garip garip sesler çıkarıyorsunuz, o kadar!

Falyalı yaşasaydı…

Halil Falyalı yaşasaydı… 

-*-*-

Ömrü yetmedi…
Bazıları, bazılarının, bazılarından daha güçlü olmasını hazmedemediği için Falyalı öldürüldü… 

-*-*-

Halil Falyalı nereden mi aklıma geldi?

-*-*-

Birincisi, dünkü gazetelerden…
Sevgili eşi Özge Taşker Falyalı, otizmli gençlere destek amaçlı bir okul açtı…
Annesinin – babasının adını koydu…
Helal olsun…

-*-*-

İkincisi, dün sabah Sim Tv’deki canlı yayında, YDÜ Tıp Fakültesi’nde çok ama çok başarılı bir öğrencimizin, bu yıl yaklaşık bir buçuk milyon TL’lik yıllık okul harcını ödeyemez durumda oluşundan söz ettikten sonra aldığım iki mesajdı…

-*-*-

İlk mesajda, “biz bu parayı toplayamaz mıyız? Toplarız!” diyen bir ifade vardı…

-*-*-

İkinci mesaj ise, “Halil Falyalı yaşasaydı…” diye başlıyordu…

-*-*-

Başarılı öğrencilere burs vermek, bir üniversitenin boynunun borcu olmalıdır…

-*-*-

Başarılı öğrenciye destek olmak “devletim” diyen her devletin görevi olmalıdır… 

-*-*-

Ama bizde ne yazık ki sistem böyle çalışmıyor…

-*-*-

Bildiğim kadarıyla DAÜ’de ve bazı üniversitelerde başarılı öğrencilere burs sistemi vardır… 

-*-*-

Öğrencinin adını – soy adını yazmıyorum… 

-*-*-

Eminim, ilgili üniversite veya hükümet bu konuda harekete geçer… 

-*-*-

Hatta kim bilir, belki bazı büyüklerimiz örtülü ödeneklerini buna benzer hayırlı maksatlar için harcar…

-*-*-

Halil Falyalı yaşasaydı ne mi olacaktı?

-*-*-

“Alo, N’oldu be Serhat? Eminsin bu çocuğun parasının olmadığından? Eğer eminsen, bak ilgilen da biz ödeyelim…” diyecekti!

-*-*-

Nereden mi biliyorum?

-*-*-

Buna benzer yaşadığım birkaç olay var…
Oradan biliyorum… 

-*-*-

Falyalı mafya mıydı?
Kabadayı mıydı?

-*-*-

İş insanı mıydı?

-*-*-

Bu ülkenin yargısı var, polisi var…

-*-*-

Ama eğer kabadayıysaydı; “benim kabadayımdı”… 

-*-*-

Ve aslında bu hazmedilmediği için şu anda aramızda yok!

falyali.jpg

Bu yazı toplam 25 defa okunmuştur.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler