Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak Kıbrıs sorunu hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs ziyareti hakkında değerlendirmelerde bulunan Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Işıksal, “Bir alacakaranlık kuşağındayız. Kıbrıs tarihinde hiç bu kadar alacakaranlık bir kuşakta kaldığımızı hatırlamıyorum. Bir bilgi kirliliği var ancak bir şeyler olduğu kesindir. Tufan Erhürman ben halkımla her şeyi paylaşacağım dedi ancak ilk günden bu yana her söylediğinin tersini yaptı. Independent gibi, Rum tarafında hükümete çok yakın olduğu bilinen gazeteler bazı bilgiler paylaşıyor. Holguin’in gelmesi, kapalı kapılar ardında bir şeyler konuşulması, Erhürman’ın görüşmeler yaptığını söylemesi ama ‘diplomatik teamüller gereği anlatamam’ demesi ile ilgili Kıbrıs Türk halkı bir şey öğrenemedi. Burada bir çalışma vardır ve arka planda bir şeyler pişiyor. BM çok ciddi bir krizden geçiyor. Varlığı ve etkisi sorgulanıyor. Diğer yandan Trump’ın mali desteğini çekmesiyle birlikte kuruş sayan bir BM vardır. Bütün bu kaos içerisinde BM Genel Sekreteri 17 yılın ardından heyetiyle adaya gelmesi ve liderlerle görüşmesi bir şeylerin olduğunun göstergesidir. BM bir plan ve inisiyatif var ve 5+1’i yapmak istiyor. Genel tabloya baktığımızda bir plan var, Rum tarafı tüm hazırlığını yaptı ve ne istediğini bilir şekilde uluslararası kuruluşlara da baskı yapıyor. Kıbrıs Türk tarafına baktığımızda ise bir kafa karışıklığı görüyoruz. Ne istediğini bilmeyen, söylediğinin tersini yapan ve Rum tarafına da son derece zayıf bir ekip var. Tufan Erhürman ve ekibi seçimin ardından BM’ye bir kez rapor yazdı. Bütün akademik ve diplomatik çevrelerin dalga konusu olan bir rapor oldu. Bir taraftan kendisine Cumhurbaşkanı derken, diğer taraftan küçük harflerle adanın kuzeyi ifadesini kullanıyor. Bu kafa karışıklığı ve istediğinin belirsiz olduğu bir ortamda kimsenin anlamadığı ve tam bir hayal kırıklığı olan 4 ayaklı metodoloji dediği ve kendini yalanlayan bir noktaya geldi” ifadelerini kullandı.
“Hristodulidis’te ekibiyle birlikte geldi ve Tufan Erhürman’ın önüne dosyayı koydu”






