Kıbrıs Postası’nın edindiği bilgilere göre, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 5 Kasım Perşembe günü KKTC’ye gelmesi bekleniyor. Fidan’ın ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile bir araya gelerek Kıbrıs meselesindeki gelişmeleri ve Türkiye ile yürütülen istişareleri değerlendirmesi öngörülüyor.
Siyasi kulislerden edinilen bilgiler, ziyaretin temel gündemini Türkiye’nin iki devletli çözüm politikasının oluşturacağına işaret ediyor. BM öncülüğündeki temasların sürdüğü bir dönemde gerçekleşecek ziyaretin, Ankara’nın çözüm yaklaşımında değişiklik anlamına gelmediği belirtiliyor.
FİDAN ADADAN İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM MESAJI VERECEK
Kıbrıs Postası’nın edindiği kulis bilgilerine göre Fidan’ın temaslarında, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelindeki iki devletli çözüm yaklaşımı yeniden vurgulanacak.
Ziyaretin ağırlık merkezinde, BM temsilcisinin yürüttüğü görüşme trafiğinden ziyade Ankara’nın mevcut politikası ve bu doğrultuda atılabilecek adımlar bulunacak. Bu çerçevede Fidan’ın ziyaretinden, Türkiye’nin çözüm modeline ilişkin tutumunu değiştirecek bir açılım beklenmiyor.

FİDAN-HOLGUIN GÖRÜŞMESİ GÜNDEMDE DEĞİL
Çeşitli basın organlarında Fidan’ın ziyareti, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in temasları ve üçlü görüşme hazırlıklarıyla ilişkilendiriliyor.
Ancak Kıbrıs Postası’nın edindiği bilgilere göre, Fidan ile Holguin arasında bir görüşme gündemde bulunmuyor. Ziyaret programında iki ismin bir araya gelmesine yönelik planlanmış bir temas yer almıyor.
Ziyaretin Holguin’in adadaki temaslarıyla aynı döneme denk gelmesi, iki isim arasında görüşme yapılacağı anlamına gelmiyor. Kulis bilgileri, Fidan’ın temaslarının Türkiye ile KKTC arasındaki istişareler ve Ankara’nın iki devletli çözüm politikası çerçevesinde şekilleneceğine işaret ediyor.
BÜYÜKELÇİ GÖRÜŞMESİNE FARKLI BİR ANLAM YÜKLENMEMELİ
Holguin’in 3 Kasım’da Türkiye’nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri ile gerçekleştirdiği görüşme de Kıbrıs meselesine ilişkin farklı yorumları beraberinde getirdi.
Siyasi kulislerde, bu buluşmaya diplomatik bir görüşmenin ötesinde anlam yüklenmemesi gerektiği konuşuluyor. Görüşmenin, Ankara’nın iki devletli çözüm politikasından uzaklaştığı veya farklı bir müzakere zeminine yöneldiği şeklinde okunmasının doğru olmayacağı değerlendiriliyor.









