Meclisin bu toplantısında çeşitli gündem maddeleri ve onlara dair alınmış kararlar da vardı. Bu köşe yazımızda sadece karma oy kullanımının iptalini yorumlamaya çalışacağız.
Karma oy hiç kullanmadım, oyumu hep üyesi olduğum CTP’ye mühür basarak kullandım. Seçim propaganda dönemlerinde seçmenlerden CTP’ye mühür vurmasını istedim hep; karma oy kullanmakta ısrar eden seçmenlere de diğer partilerden oy vereceği adayları işaretledikten sonra kalan sayıyı da CTP’li adaylara liste başından işaretlemeye başlayarak kullanmasını istedim.
Karma oy kullanımına radikal bir karşıtlığım olmadı, hatta iyi bir seçenek olarak da yorumladım. Siyasetin partilerle yapılması gerektiğine ve siyasi partilerin demokrasinin vaz geçilmez unsurları olduğuna inanıyorum. KKTC seçmen sayısı şimdilerde arttı ama seçim düzeninin yasal olarak kurgulandığı ilk zamanlarda azdı; seçmenlerin değişik siyasi partilerden sevdiği, saydığı, takdir ettiği, güvendiği tanıdıkları, eş-dost akraba ve arkadaşları vardı ve bu kişilere oy verebilmek arzuları da vardı. Karma oy, seçmenin, kullandığı oy nedeniyle sosyal yaşamında sıkıntı çekmemesi için uygun bir sistemdi.
Ayrıca, seçmenin neredeyse beşte birinin doğrudan veya dolaylı olarak bir partiye üyeliği veya yakınlığı yoktur; yani, partizan seçmen değillerdir ve siyaset onları yüzen-gezen oy diye nitelendirir. Evet, onların bir kısmı kişisel çıkar ve egolarını tatmini için siyasi partiler ve adaylarla pazarlık yaparak oy kullanıyorlar ama partizan olmayan seçmen kitlesinin dörtte birinden fazla değiller… Dolayısıyla ortalama olarak yüzde onbeş oranında seçmen o seçimdeki partilerin programlarına, kampanyalarına bakarak mühür vurmayı veya tüm partiler içindeki adaylardan tanış olduğu veya olmadığı ama “mecliste olmaları ülke siyasetine çok yararlı olacak” dediği adayları kendilerince saptayıp karma oy kullanır. Bu da meclis üyelerinin niteliğinin yüksek olmasına yarayan bir oy kullanım sistemi idi ve bu nedenle de karma oya karşıtlığım olmamıştı. Biraz saf bir yaklaşımdı belki ama kişisel gözlemlerimden ve deneyimlerimden kaynaklanan samimi düşüncem böyle idi. Şunu da kaydedeyim, genel seçimlerde hiç aday adayı dahi olmadım.
Bu arada, süreç içinde durumlar çok değişti, iyi niyetle hoşgörü alan sistem, art niyetli adayların suistimaline uğradı. Onlar, partilerinin diğer birçok adayından daha düşük nitelikli olduklarının farkında olan, siyasal güce sahip olmayı da hırs ile isteyenlerdi. Onlar için önemli olan, KKTC halkının siyasi yönetimlerden beklentisini en iyi şekilde yerine getirmek değil, kendi ve çevrelerindekilerin egolarını ve kişisel çıkarlarını, siyasal güç ile, kurallara uymasa da, tatmin edebilmekti. Ve onlar, seçilebilmek için, diğer partilere sempati duyan seçmenlerden ve yüzer-gezer oylardan da oy devşirmek ihtiyacında idi… Karma oy kullanımı onlar için önemli bir alet ve sistemdi. O kadar suistimal ediyorlardı ki, diğer partilerden aday olan ve kendileri gibi benzer sıkıntıları yaşayanlarla işbirliğine girip ve dahi kendilerince örgütlenip karma oy kullanımı listeleri çıkarıyorlar ve dağıtıyorlardı.






