Rogers, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, cinayetle ilgili birçok şeyin yazılıp söylendiğini ancak yaşanan olayın önemli bir gerçeği bir kez daha hatırlatması gerektiğini belirtti.
Nüfus arttıkça ruh sağlığı hizmetlerinin, sosyal hizmetlerin ve koruyucu-destekleyici mekanizmaların üzerindeki yükün de arttığını ifade eden Rogers, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ndeki uzmanların uzun zamandır dile getirdiği en önemli sorunlardan birinin, Sosyal Hizmetlere yönlendirilen kişilerin takibindeki yetersizlik olduğunu kaydetti.
Rogers, bugün desteğe ihtiyaç duyan bir kişinin doğru zamanda ve doğru kuruma ulaşabilmesinin çoğu zaman sistemli bir mekanizmaya değil, “adeta şansa bağlı” olduğunu ifade etti.
Nüfus artışına rağmen sosyal devletin güçlendirilmesi, sosyal hizmetlerin kapasitesinin artırılması ve insanların desteğe erişiminin kolaylaştırılması konusunda gerekli adımların atılmadığını savunan Rogers, her geçen gün sosyal devlet anlayışından biraz daha uzaklaşıldığını belirtti.
Rogers, bunun sonuçlarının yalnızca ağır olaylarda değil, toplumun farklı kesimlerinde giderek daha görünür hale gelen şiddet, ihmal ve sosyal sorunlarda da görüldüğüne işaret etti.
Mevcut hükümete de eleştiriler yönelten Rogers, hükümetten yıllardır yapmadıklarını bugün yapmasını beklemediklerini ifade etti.
Rogers, yeni dönemde sosyal hizmetler başta olmak üzere sosyal devletin güçlendirilmesi, ruh sağlığı ve sosyal destek mekanizmalarının kapasitesinin artırılması, kurumlar arası takibin etkin hale getirilmesi ve ihtiyaç duyan herkesin bu hizmetlere kolaylıkla erişebilmesinin öncelikli meselelerden biri olması gerektiğini vurguladı.






