Lefkoşa 38°USD48,08EUR56,14GBP65,61GRAM ALTIN7.200,45 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

“İyi bakan, sorun anlatan değil; sorunu çözen bakandır”

DAÜ-SEN, DAÜ’deki sorunların çözümü için bugüne kadar neden gerekli adımların atılmadığını sorarak, Eğitim Bakanı Çavuşoğlu'na, çözüm üretme çağrısında bulundu.

3 dakika okumaHaber: YENİDÜZEN
Paylaş
“İyi bakan, sorun anlatan değil; sorunu çözen bakandır”

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), DAÜ’deki sorunların çözümü için bugüne kadar neden gerekli adımların atılmadığını sorarak, Eğitim Bakanı Çavuşoğlu'na, çözüm üretme çağrısında bulundu.

DAÜ-SEN’den yapılan yazılı açıklamada, “Milli Eğitim Bakanı Sayın Nazım Çavuşoğlu’nun son açıklamalarını hayretle izliyoruz. Çünkü Sayın Çavuşoğlu’nun açıklamalarında neredeyse herkes suçlu, herkes sorumlu, herkes sorun kaynağıdır; tek kendisi ve kendi sorumluluğu görünmemektedir.” denildi.

Açıklamada, bakanlık makamının sorunları tespit edip, kamuoyuna anlatma makamı değil, yetki kullanma, sorumluluk alma ve çözüm üretme makamı olduğu kaydedildi.

DAÜ’nün sorunlarının bugün ortaya çıkmadığı, bu sorunların yıllardır bilindiği ifade edilen açıklamada, kamuoyunun artık duymak istediği şeyin yeni bir sorun listesi değil, her soruna somut bir çözüm olduğu ve bu çözümlerin yüzde 90’ının 2024’te imzalanan protokolde listelendiği belirtildi.

“Sayın Çavuşoğlu’nun yıllardır DAÜ’nün geleceği konusunda kaygılarını dile getirmesi anlaşılır. Ancak aynı kaygıları yıllardır dile getirip çözüm üretmemek artık kabul edilebilir değildir” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

Açıklamanın tam metni şöyle:

Eğitim Bakanı Sayın Nazım Çavuşoğlu’nun son açıklamalarını hayretle izliyoruz.

Çünkü Sayın Çavuşoğlu’nun açıklamalarında neredeyse herkes suçlu, herkes sorumlu, herkes sorun kaynağıdır; tek kendisi ve kendi sorumluluğu görünmemektedir.

•             Sendikalardan şikayetçi.

•             Üniversite yönetimlerinden şikayetçi.

•             Eski VYK’dan şikayetçi, tamamını kendi önerdiği yeni VYK’dan da şikayetçi.

•             Kendi partisindeki arkadaşlarından şikayetçi.

•             Meclis komitesindeki UBP’li ve CTP’li milletvekillerinden şikayetçi.

•             Yükseköğretimden, ortaöğretimden ve ilköğretimden şikayetçi.

•             Kendisinden önceki dönemlerden şikayetçi.

•             Kendi imzaladığı protokollerden, şahit imzası attığı toplu iş sözleşmelerinden, Bakanlar Kurulu’ndan kendi onayıyla da geçen tüzüklerden, Meclis’ten kendi oyuyla geçen yasalardan ve halkın onayladığı Anayasa’dan dahi şikayetçi.

•             Yetmiyor; mahkemelerden ve Anayasa Mahkemesi kararlarından da şikayetçi.

Peki bütün bunlar karşısında sormak gerekiyor:

Sayın Bakan, bütün bu sorunları çözmek için siz ne yaptınız?

Çünkü bakanlık makamı, sorunları tespit edip kamuoyuna anlatma makamı değildir. Bakanlık, yetki kullanma, sorumluluk alma ve çözüm üretme makamıdır.

Eğer bir kurum yıllardır “batıyor” denilerek gündeme getiriliyorsa ve o kurumdan sorumlu siyasi makam aynı zamanda yıllardır bunun başında bulunuyorsa, artık sürekli başkalarını suçlamak komik olmaktadır. Önceleri bu şikayetleri çözüm arayışı olarak görmek mümkündü; ancak son 10 yıldır, tam yetkili olmasına, yaşanan süreçler sonrasında kendi imzaladığı bir protokol, toplu iş sözleşmeleri ve tamamen kendi önerilerinden oluşan bir VYK olmasına rağmen, aynı şikayetleri ve herkesi dahil ederek tekrarlayan bir bakan gerçekten artık ciddiyetini yitirmiş durumdadır.

Sayın Bakan için çözüm üretme zamanı çoktan gelmiş ve  hatta geçmiştir.

DAÜ’nün sorunları bugün ortaya çıkmış değildir. Bu sorunları yıllardır biliyoruz. Sendikalar biliyor, çalışanlar biliyor, akademisyenler biliyor, üniversite yönetimleri biliyor, siyasi partiler biliyor ve en önemlisi, Eğitim Bakanlığı biliyor.

O halde kamuoyunun artık duymak istediği şey yeni bir sorun listesi değil, her soruna somut bir çözümdür. Zaten bu çözümlerin %90'ı 2024'de imzalanan protokolde listelenmiştir. Sayın Bakan, önünde listelenen çözüm planını uygulatmaktan bile acizdir. Tek yapabildiği şey aynı sorunu yıllarca ve defalarca ifade etmek ve herkesi suçlamaktır.

•             Hangi sorunu hangi tarihte çözeceksiniz?

•             Hangi yetkinizi kullanacaksınız?

•             Hangi düzenlemeyi yapacaksınız?

•             Hangi kaynağı yaratacaksınız?

•             Hangi kurumla hangi sorumluluğu paylaşacaksınız?

•             Ve en önemlisi, yıllardır söylediğiniz sorunların çözümü için bugüne kadar neden gerekli adımlar atılmadı?

Bizim Sayın Bakan’a çağrımız açıktır:

Sorun anlatmayı bırakın, çözüm üretin.

Çünkü iyi bakan, herkesten şikayet eden bakan değildir.

İyi bakan; sorunları gören, sorumluluğu üstlenen, yetkisini kullanan ve sorunları çözen bakandır.

Sayın Çavuşoğlu’nun yıllardır DAÜ’nün geleceği konusunda kaygılarını dile getirmesi anlaşılır. Ancak aynı kaygıları yıllardır dile getirip çözüm üretmemek artık kabul edilebilir değildir.

Bir Bakan, kendi imzaladığı protokolden, kendi hükümetinin aldığı kararlardan, kendi Meclisi’nin çıkardığı yasalardan ve içinde görev yaptığı anayasal düzenden sürekli şikayet ediyorsa, kamuoyunun sorması gereken soru şudur:

O halde bütün bunları değiştirmek için neden yetkinizi kullanmıyorsunuz?

Sorumluluk sahibi bir yönetici, başarısızlığın nedenlerini sürekli başkalarında aramaz. Kendi yetki alanına bakar, sorumluluğunu kabul eder ve çözüm üretir.

Çünkü:

İyi bakan, sorun anlatan değil; sorunu çözen bakandır.

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler