İŞAD tarafından yapılan açıklamada, son dönemde uluslararası spor organizasyonlarından kültür ve sanat etkinliklerine kadar birçok alanda KKTC ile farklı ülkeler arasında kurulmak istenen ilişkilerin engellenmeye çalışıldığı savunuldu.
Dünyaca tanınan FC Barcelona’nın KKTC’de gerçekleştirmeyi planladığı gençlik futbol kampının engellenmesine yönelik girişimlere işaret edilen açıklamada, gençlerin sporla, toplumların kültürle ve insanların birbirleriyle buluşmasının siyasi baskıların konusu haline getirildiği ileri sürüldü.
İŞAD, NEXUS uluslararası müzik festivalinin iptal edilmesine yönelik girişimler ve uluslararası etkinliklerin engellenmesine ilişkin tartışmaların da kültür ve sanatın siyasi çekişmelerin aracı haline getirildiğini gösterdiğini kaydetti.
Ekonomik alandaki baskılara dikkat çekildi
Açıklamada, gayrimenkul alanında faaliyet gösteren kişilere yönelik farklı ülkelerde başlatılan soruşturma, tutuklama ve yargı süreçlerinin Kıbrıs Türk ekonomisi açısından ciddi belirsizlik yarattığı ifade edildi.
İŞAD, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma hakkı ve mülkiyet hakkını savunduğunu belirtirken, mülkiyet konusunun Kıbrıs sorununun siyasi bir aracı veya ekonomik baskı mekanizması haline getirilmesine karşı olduğunu bildirdi.
Nisan 2004’te yürürlüğe giren Yeşil Hat Tüzüğü’nün iki taraf arasındaki ticaret ve serbest dolaşımın temel yasal dayanaklarından biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, Rum tarafının anlaşmalara uymadığı ve uygulamalarla dolaşım ile serbest ticaret haklarını kısıtladığı savunuldu.
Ticari faaliyetlerin genişlemesinin çözüm yönündeki motivasyonu artıracağı belirtilirken, KKTC makamlarının bu uygulamalar karşısında yeterli çabayı göstermediği ileri sürüldü.
“Eğitim ve gençler üzerinden baskı kabul edilemez”
İŞAD, eğitim alanında üniversiteleri, öğrencileri ve akademik dünyayı hedef alan veya Kuzey Kıbrıs’ın uluslararası eğitim ilişkilerini sınırlamaya yönelik girişimleri de doğru bulmadığını belirtti.
Üniversitelerin siyaset üstü, bilimsel ve evrensel kurumlar olduğuna vurgu yapılan açıklamada, Kıbrıs Türk gençlerinin dünyanın farklı ülkelerindeki gençlerle spor yapması, sanat üretmesi, eğitim alması ve akademik iş birliği kurmasının bir tehdit değil, barış ve karşılıklı anlayışın güçlü araçlarından biri olduğu ifade edildi.
“Irkçı ve ayrımcı söylemlere izin verilmemeli”
Herhangi bir toplumu, etnik kimliği veya halkı hedef alan ırkçı, ayrımcı ve nefret söylemlerinin reddedildiği belirtilen açıklamada, Kıbrıs Türk halkının uluslararası alandaki ekonomik, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerinin sistematik şekilde sınırlandırılmasının da kabul edilemeyeceği kaydedildi.






