Arapköy ve Karaağaç bölgelerindeki elektrik kesintileriyle bağlantılı olarak trafolara kasten zarar verdikleri şüphesiyle tutuklanan Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN) üyesi iki Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu (KIB-TEK) çalışanı, bugün Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Mahkeme, T.A. ve T.E.’nin soruşturma kapsamında üç gün daha tutuklu kalmasına karar verdi.
Polis, Arapköy ve Karaağaç’ta elektrik akımını kesmek amacıyla trafo kesicisinin enerji çıkış yönüne müdahale edildiğini ve trafodan çıkan elektrik kablosunun kasten delinerek hasara uğratıldığını belirtti. Soruşturma kapsamında zanlı olarak tespit edilen iki çalışan tutuklandı.
MOBESE KAYITLARINDA BENZER BİR ARAÇ TESPİT EDİLDİ
Girne Kaza Mahkemesi’nde aktarılan olgulara göre polis, MOBESE kamera kayıtlarında tutuklanan mühendislerden birinin aracına benzeyen bir araç tespit edildiğini bildirdi. İki çalışanın evlerinde arama yapıldığı ve cep telefonlarının emare olarak alındığı da mahkemeye aktarıldı.
Soruşturmanın henüz tamamlanmadığını belirten polis, ek tutukluluk süresi talep etti. Mahkeme, sunulan olguları değerlendirerek iki zanlının üç gün daha tutuklu kalmasına emir verdi.
EL-SEN ÜYELERİNDEN MAHKEME ÖNÜNDE DESTEK
Tutuklanan çalışma arkadaşlarına destek vermek amacıyla mahkeme önünde toplanan EL-SEN üyeleri, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları attı.
Duruşmanın ardından açıklama yapan EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu, tutuklamaların somut delillere dayanmadığını savunarak grevdeki emekçilere yönelik baskı ve algı operasyonu yürütüldüğünü ileri sürdü. Tuğcu, grev dönemlerinde meydana gelen arızaların sendika üyelerine mal edilmeye çalışıldığını söyledi.
AHMET TUĞCU: ORTADA BİR TANIK YOK, ŞİKÂYETÇİ BELLİ DEĞİL
İki mühendisin tutuklanmasını eleştiren Tuğcu, soruşturma kapsamında çalışanların olay yerinde bulunduğunu gösteren bir kamera kaydı veya doğrudan tanık ifadesi ortaya konulmadığını savundu.
“Ortada bir tanık yok, şikâyetçi belli değil” diyen Tuğcu, KIB-TEK’in yetiştirdiği iki mühendisin makul şüphe gerekçesiyle özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını ileri sürdü. Yaşananları “Polis devletinin bir uygulamasıdır şu anda yaşadığımız” sözleriyle değerlendiren Tuğcu, tutuklamalarla ilgili gerekli mercilere şikâyette bulunacaklarını da açıkladı.
“GREV SIRASINDA ARIZALARA KİM MÜDAHALE ETTİ?”
Tuğcu, mahkemede gündeme gelen arızalara kimlerin müdahale ettiğinin de araştırılması gerektiğini söyledi. Grev ve Referandum Yasası’nın grev süresince oluşan arızalara müdahaleyi yasakladığını savunan Tuğcu, yapılan müdahalelerin hukuki dayanağını sorguladı.
Tutuklamaların yaşandığı akşam Girne Polis Müdürlüğüne gittiğini anlatan Tuğcu, görevli polis amirine arızanın giderilip giderilmediğini sorduğunu ve olumlu yanıt aldığını belirtti. Bunun üzerine arızaya müdahale eden kişilerin kim olduğunu ve iş güvenliği açısından gerekli yetkilere sahip olup olmadıklarını öğrenmek istediğini aktardı.
Yetkisiz kişilerce müdahale yapılmış olabileceği gerekçesiyle şikâyetçi olmak istediğini, ancak görevli polis amirinin kendisini Lefkoşa’daki Polis Genel Müdürlüğüne dilekçe vermeye yönlendirdiğini söyleyen Tuğcu, grev süresince arızalara yapılan müdahalelerin de soruşturulması gerektiğini kaydetti.






