SİYASET YAPACAK DİYE HEM TÜRKİYE HEM KKTC HALKINI İNCİTTİ… TÜRKİYE’DE EMEKLİLER ÇÖPTEN EKMEK TOPLAYAN, KKTC HALKI İSE LALE DEVRİ YAŞAYAN…
HEM HER TÜRKİYE YATIRIMINI KENDİ İCRAATINIZ GİBİ ANLATIP OY İSTEYECEKSİN, HEM DE “BU PARANIN KKTC’YE GELMESİ, ÇÖPTEN EKMEK TOPLAYAN TÜRKİYE İNSANINDAN KESİLMESİ AĞRIMA GİDİYOR” DİYECEKSİN… BU NASIL ÖRNEK?
Sayın Erhan Arıklı büyük bir siyasi gaf yaptı. Ardından bu gafı toparlamaya çalışırken kurduğu cümleler, ilk sözlerinden daha kötü bir noktaya vardı. Çünkü Türkiye’deki ekonomik sorunları dile getirmek isterken, ki niyetini sorgulamıyorum, ama kullandığı cümleler inanılmaz
Türkiye’de geçim sıkıntısı yaşayan insanlar var. Çöpten ekmek toplamak zorunda kalanlar da… KKTC’de yok mu? Emekli maaşıyla geçinemeyenler de var Türkiye’de… KKTC’de yok mu? Güllük gülistanlık mı hayat KKTC Emeklileri
İçin?
Polislerin ekonomik ve psikolojik sorunları da elbette konuşulmalı. Fakat koskoca Türkiye’yi bu görüntüler üzerinden tarif etmek, insanları aşağılayıcı bir genellemenin içine hapsetmek demek. Bir polisin intiharını siyasi tartışmada kendinizi haklı çıkarmak için kullanmak…
Ne dedi sayın Arıklı: KKTC’nin imkanlarını zenginliklerini kullanabilecek bir hükümet bir iktidar inanın ki Türkiye’ye ihtiyaç duymadan dünyanın en zengin ülkeleri arasında girebilir. Her yıl Türkiye’den 20-25 milyar lira yardım alıyoruz. Arkadaşlar inanın ki için acıyor.
Örnek verirken o büyük gaf geldi: Anavatan Türkiye Diyarbakır’da İstanbul’da Ankara’da çöplükten ekmek toplayan ekmek toplayan insanların nafakasından kesecek, buraya gönderecek, Kıbrıs Türkü burada mutlu huzurlu yaşasın diye… hem de dönüp Türkiye’ye nankörlük yapacağız.
Üstelik Sayın Arıklı, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yaptığı yatırımları her fırsatta sahiplenen bir siyasetçi. Kuzey Çevre Yolu’nu, iki hastaneyi, Lefke-Güzelyurt bölünmüş otoyolunu, Ercan Devlet Havaalanı’nı… Türkiye kaynaklarıyla yapılan bu projeleri siyasetinin merkezine koyuyor
Ortaya çıkan yatırımdan siyaseten pay kapmak için kılı kırk yarıyor. Türkiye Devleti yöneticilerini havaalanında karşılayıp, yüzlerine bakarken, “Siz ülkenizi yönetemediniz, insanınız çöpten ekmek topluyor” dese ya… Salondaki kalabalığı görünce coşmak kolay…
Bir yandan Türkiye iktidarına övgüler düzeceksiniz, Türkiye’nin yatırımlarını sahipleneceksiniz. Diğer yandan kaynak talebi gündeme geldiğinde, “Orada insanlar çöpten ekmek topluyor” diyeceksiniz. Bu, siyasi tutarlılık değil.
Türkiye’nin katkısı işinize geldiğinde başarı olarak anlatılıyorsa, Türkiye’deki yoksulluk da bu katkıları örnek verip, ülkeyi mahcup eden bir küçümsemeye dönüşmemeli. Neresinden bakarsanız bakın, büyük gaf, tutarsızlık, incitici, kırıcı…
Bu sözler Kıbrıs Türk halkını da bir eli yağda, bir eli balda yaşıyormuş gibi gösteriyor. Oysa bu halkın da ağır geçim sıkıntıları, yüksek hayat pahalılığı, borç yükü ve gelecek kaygısı var. Elbette “lale devri çocukları” var KKTC’de. Her iktidar dönemi yaratılan lale devri çocukları…
Emeklilerin maaşı üzerinden savunmaya geçmek, “Bizim emeklimiz daha iyi alıyor” demek, toplumun gerçeklerini görmezden gelmek olur. Bir emeklinin maaşıyla ay sonunu getirebilmesi, bütün emeklilerin rahat yaşadığı anlamına gelmez.
Türkiye altyapı yatırımlarına katkı sağlıyor, evet. Ancak KKTC’de maaşlar Türkiye tarafından ödenmiyor; kamu maaşları yerel bütçeden karşılanıyor. Bu bütçenin yetmediği yerde de borçlanmaya gidiliyor. İç borcun yaklaşık 35 milyar TL’ye ulaştığı bir tablo…
Yıllarca yatırımını yapan mekli maaşını öne çıkarıp “Bizim durumumuz iyi” demek, mali gerçekleri örtmez. Üstelik Sayın Arıklı uzun yıllar hükümetlerde bakanlık yaptı. Bu yönetim anlayışının ve büyüyen borç yükünün siyasi sorumluluğundan kendisini ayrı tutamaz.
Türkiye’nin ekonomik sorunları elbette eleştirilebilir. Hatta bize kat be kat etkilediği için de öneriler yapabilirsiniz… Ama bunu yaparken kendi halkının sıkıntılarını yok saymak, bir başka halkı da aşağılayıcı bir genellemenin içine sokmak kabul edilemez. Derdim budur…