GÜNEY MİLYARLAR KAZANIYOR, KUZEY TEKNOLOJİ TRENİNİ KAÇIRIYOR. BİZ HALA MAAŞ ÖDEMEYİ BAŞARI SAYARKEN, GENÇLERİMİZİ KAYBEDİYORUZ. BU ÜLKEYİ SEVMEK LAFLA DEĞİL, GELECEĞE YATIRIM YAPMAKLA OLUR
3,2 MİLYAR EUROLUK DİJİTAL OYUN GELİRİYLE GÜNEY DÜNYAYA AÇILIYOR. 415 ŞİRKET VE 4 BİN 320 KİŞİLİK İSTİHDAMLA YENİ BİR EKONOMİ BÜYÜYOR, YANIBAŞIMIZDA. DİJİTAL PAZARLAMA AMBARGO DİNLEMEZ
Güney Kıbrıs dijital oyunlardan 3,2 milyar
Euroluk gelir yaratıyor. Biz hâlâ 13’üncü maaşı nereden ödeyeceğimizi tartışıyoruz. İşte iki ekonomi arasındaki vizyon farkı! Yanı başımızda teknolojiyle milyarlar kazanılıyor. Üstelik dijital pazarlamada ambargo falan da yok..
Kuzeyde ise yetişmiş gençlerimiz iş bulabilmek, şirket kurabilmek, dünyaya açılabilmek için mücadele ediyor. Üstelik mesele yalnızca para değil. Kaçırdığımız fırsatlar, kaybettiğimiz yıllar ve ülkesinden ayrılan gençler.
Güney Kıbrıs’taki Rakamlar gerçekten çarpıcı. Kıbrıs Oyun Yapımcıları Derneği'nin araştırmasına göre Güney Kıbrıs merkezli dijital oyun sektörünün 2025 yılı tahmini geliri 3 milyar 200 milyon avro… Sektörde 415 şirket faaliyet gösteriyor.
Mobil oyun indirmelerinde dünya üçüncülüğüne, nüfusa oranla oyun şirketi sayısında dünya birinciliğine ulaşılmış. 2019 yılında 169 olan şirket sayısı, 2024 yılında 393'e yükseldi.
Aynı dönemde istihdam Bin 438 kişiden 4 bin 320 kişiye çıktı. Sektörün 2024 yılında ekonomiye sağladığı katma değer ise 1 milyar 150 milyon avro. Hem ihracat rakamlarına büyük katkı sağlanmış, hem istihdamda devasa bir alan sağlanmış
Düşünün, bütün bunlar yanı başımızda yaşanıyor. Petrol bulunmadı. Yeni bir doğal gaz yatağı keşfedilmedi. Devasa fabrikalar kurulmadı. Bilgi, yazılım, teknoloji ve insan kaynağı ekonomik değere dönüştürüldü. Peki biz ne yaptık?
KKTC'de üniversiteler var. Bilgisayar mühendisleri, yazılımcılar, oyun geliştiren, yapay zekâ üzerinde çalışan yetenekli gençler var. Ama güçlü bir teknoloji ekosistemi yok. İnternet altyapısı uluslararası rekabet açısından yetersiz. Teknoparklarımızın ekonomik sonuçları sınırlı.
Genç girişimciler yatırımcı bulmakta, finansmana ulaşmakta, uluslararası ödeme sistemlerini kullanmakta zorlanıyor. Devletin bu gençlerin sayısını, yeteneklerini, ihtiyaçlarını ortaya koyan kapsamlı bir envanteri yok. Bu alanda kim ne yapıyor, biliniyor mu?
Bu ülke yıllardır gençlerini yetiştiriyor, ardından başka ülkelere gönderiyor. Sonra da kürsülerde gençlerin öneminden söz ediyoruz. Bu ülkeyi sevmek lafla, hamasetle, safsatayla olmuyor. Somut olarak ne yaptınız?
Oysa yapılacaklar belli. Öncelikle beş yıllık bir dijital ekonomi programı hazırlanmalı. Kaç şirket kurulacağı, kaç kişinin istihdam edileceği ve ne kadar yazılım ihracatı hedeflendiği açıkça ilan edilmeli. Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın bu alanda teşviki var… Üniversiteler? Kamu?
Üniversitelerle özel sektörü buluşturan, yatırımcıya erişim sağlayan gerçek teknoparklar oluşturulmalı. Fiber internet ve uluslararası bağlantı altyapısı öncelikli yatırım alanı haline getirilmeli.
Genç girişimciler için bağımsız yönetilen, denetlenebilir bir teknoloji yatırım fonu kurulmalı. Dijital yatırım alanında iddialı her ülke bu yolları izlemiş. Ya gençlere bu fırsatları sunarsınız, ya da uçup giderler, bu fırsatların olduğu ülkelerde, hatta güneyde fırsatları kovalarlar
Merkez Bankası'ndan kamuya aktarılabilecek kaynakların yasal olarak uygun bir bölümü de bu amaçla değerlendirilmeli. Türkiye ile yapılacak düzenlemelerle uluslararası ödeme ve şirketleşme engelleri azaltılmalı. Yazılım ihracatına vergi kolaylıkları ve yatırım teşvikleri sağlanmalı.
Yanı başımızda yüzlerce şirket, binlerce nitelikli iş ve milyarlarca avroluk bir sektör oluşmuş.
Biz hâlâ gençlerimize gelecek vaat ediyoruz. Teknoloji treni çoktan hareket etti. Hâlâ yetişebiliriz. Ama bunun için önce siyasetin önceliklerini değiştirmek gerekiyor.
Çünkü kaybettiğimiz yalnızca milyarlarca avroluk fırsatlar değil. Bu ülkenin en iyi yetişmiş gençleri. Ve onların kaybını hiçbir memleket sevgisi nutkuyla telafi edemeyiz. Burada siyasetin başarı ölçüsü maaş ödemek. Oysa devletin görevi maaş ödemek mi?
Yapmamı gereken maaşları sürdürülebilir biçimde ödeyebilecek güçlü ekonomiyi yaratmak. Bir taraftan bu ülkenin gençlerine kamunun dışında da istihdam sağlayacaksınız, diğer taraftan dünyayla buluşturacaksınız. Dediğim gibi, yeni dünyada ambargo yok, sınır yok… Başarmak gerek