UBP’DE YAŞANANLARA ŞAŞIRMIYORUM… SON DÖNEMLERİN ÖZETİ GİBİ… SEVGİ; BAĞLILIK, ÖNCE ÜLKEM SONRA PARTİM FALAN; HİKAYE… BEN BEN DA GENE BEN…
ÜLKEYİ DİJİTAL DÖNÜŞTÜRME VAADİ İLE YAŞANANLAR UYUMSUZ… DİNÇYÜREK ÇEKİLDİ; YEŞİLIRMAK HER SONUÇTA ÇEKİLME MESAJI VERDİ… YENİ ÇEKİLMESİ BEKLENENLER VAR.. NERDEN BAKSAN KAOS..
Yaklaşık 9 bin partilinin sandığa gidip oy kullandığı bir ön seçim, UBP için demokrasi şölenine dönüşebilirdi. Olmadı. Teknolojiye güvenmeyen, hile hurda olduğunu düşünen, yerini beğenmeyen bazı isimlerin çıkışı, bütün sürecin üzerine gölge düşürdü.
Karanfil, Dinçyürek, Öztürkler, Yeşilırmak, milletvekilleri. Dün bu isimlere Zorlu Töre de katıldı.… İsimler, itirazlar ve hesaplar derken “Biriz” söylemi de havada kaldı. Kurultayda zaten herkes birbirini bıçak gibi kesti. 5 saat kadar kurultayı izledim, elinde liste olmayanı görmedim
Herkes gücü oranında belli ki bir başkasını kesmiş… ortaya da böyle bir tablo çıktı. Haliyle bir çok isim gerilerde kaldı. Listeye giremeyenler de tepkilerini artırdı. Maalesef kadın kotası tanımlanmadı, bir kaos da orada yaşandı. Günüm sonunda sandıkları polis bekliyor…
Muhalefet olanları izleyip gülüyor, dalga geçiyor. “Teknoloji sizin neyinize” ile başlayan cümleler, “Son beş yılda yaşananlar yine karşımızda. Kendi adaylarını açıklamaktan acizler” diye devam ediyor. Bir de “kendi seçimini yapamayan, ülkeye teknolojik dönüşüm vaat ediyor” var…
Çok UBP kurultayı izledim. Böyle bir tabloya az rastladım. Sıralamaları çok da tuhaf bulmuyorum; her birinin makul bir açıklaması olabilir. Asıl sorun, kişisel beklentilerin partinin ve kurultayın önüne geçirilmesi. Bu, açık bir disiplin sorunu aynı zamanda. Ama genel merkez eli kolu bağlı izliyor






