Lefkoşa 30°USD48,68EUR56,01GBP65,34GRAM ALTIN6.766,56 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Hürrem Tulga: İthal et, resmi yoldan gelmesin diye kaçakçılığa göz yumuluyor

Yüksek miktarda kaçak et operasyonları sonrası Kıbrıs Postası'na konuşan Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, “İthal et resmi yoldan olmasın, gelmesin diye kaçakçılığa resmi…

3 dakika okumaHaber: VATAN Mehmet
Paylaş
Hürrem Tulga: İthal et, resmi yoldan gelmesin diye kaçakçılığa göz yumuluyor

Haspolat’ta Güney Kıbrıs’tan 1. Derece Askeri Yasak Bölge üzerinden ülkeye gizlice geçirildiği belirtilen 5 ton 880 kilogram ağırlığındaki 233 kuzu ele geçirilmesi, kaçak et tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Olayla ilgili soruşturma sürerken, Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği yıllardır yaptıkları uyarıları hatırlatarak, “6 ton bugün yakalandı. Peki, son üç yılda kaç ton girdi?” sorusunu yöneltti.

Kıbrıs Postası'na konuşan Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkârlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga kaçakçılığın arkasındaki ekonomik zemine dikkat çekerek, üretimin yetersizliği, Kuzey ve Güney arasındaki fiyat farkı ve kasapların yaşadığı müşteri kaybının kaçakçılığı tetiklediğini söyledi.

Tulga, mevcut sistemin ithal etin resmi yollarla ülkeye girmesini sağlayacak bir yapı oluşturamadığını savunurken, hükümetin maliyetler ve fiyatlar konusunda adım atmamasını eleştirdi.

Ortaya çıkan tablo ise üç temel başlığı aynı noktada buluşturuyor: Yetersiz üretim, Kuzey-Güney arasındaki fiyat farkı ve resmi piyasadaki arz sorunu.

HASPOLAT’TA YAKLAŞIK 6 TON ETLİK KUZU ELE GEÇİRİLDİ

Haspolat’ta gerçekleştirilen operasyonda, Güney Kıbrıs’tan 1. Derece Askeri Yasak Bölge üzerinden ülkeye gizlice geçirildiği belirtilen 5 ton 880 kilogram ağırlığında 233 kuzu ele geçirildi.

Soruşturma kapsamında İ.K.’ye ait işletmelerde de Veteriner Dairesi’ne ait olmayan mühür taşıyan toplam 130 kilogramı aşkın et tespit edildi.

Zanlı İ.K.’nin soruşturma kapsamında 2 gün süreyle tutuklu kalmasına karar verildi.

Yaşanan olay, özellikle son yıllarda üreticilerin, kasapların ve esnaf örgütlerinin gündeme getirdiği kaçak et sorununun boyutuna ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Öte yandan Haspolat’ta yaklaşık 6 ton karkas küçükbaş hayvan etinin ele geçirildiği “Karkas Operasyonu” genişletildi. İ.K.’ye ait Tepebaşı’ndaki depo ile Girne’de faaliyet gösteren üç ayrı iş yerinde yapılan aramalarda, Güney Kıbrıs’tan yasa dışı yollarla KKTC’ye geçirildiği belirtilen çeşitli etler ile sahte mühürlü 6 kuzu karkas daha bulundu.

“6 TON BUGÜN YAKALANDI, PEKİ SON ÜÇ YILDA KAÇ TON GİRDİ?”

Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği, yaklaşık 6 ton karkas etin ele geçirilmesinin ardından Tarım Bakanlığı’na tepki gösterdi.

Birlik, kaçak et konusunda uzun süredir uyarılarda bulunduklarını belirterek şu soruyu gündeme taşıdı:

“6 ton bugün yakalandı. Peki, son üç yılda kaç ton girdi?”

Bu soru, operasyonun yalnızca tek bir kaçakçılık vakası olarak mı değerlendirilmesi gerektiği, yoksa ülkedeki et arzı, fiyatlar ve denetim mekanizması açısından daha geniş bir sorunun göstergesi olup olmadığı tartışmasını da beraberinde getirdi.

TULGA: “ÜRETİLEN KUZU, KÜÇÜKBAŞ ET ÜLKEDEKİ İHTİYACI KARŞILAMIYOR”

KTEZO Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, Kıbrıs Postası’na yaptığı değerlendirmede öncelikle ülkedeki küçükbaş et üretiminin mevcut ihtiyacı karşılamadığını söyledi.

Tulga, Güney Kıbrıs’tan yapılan alışverişin de bu tabloyla bağlantılı olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Zaten hep söylediğimiz; Üretilen kuzu, küçükbaş et ülkedeki ihtiyacı karşılamıyor. Toplum büyük ölçüde ihtiyacını Güney Kıbrıs’tan karşılıyor. Buna rağmen kuzeyde kesilmemiş kuzu, hayvan kalmıyor. Demek ki üretim yeteri değil…

Tulga’nın değerlendirmesine göre, ortaya çıkan tablo bir tarafta tüketici ihtiyacının bulunduğunu, diğer tarafta ise bu ihtiyacı karşılayacak üretim kapasitesinin yetersiz kaldığını gösteriyor.

“KUZEY-GÜNEY FİYAT FARKLARI… KORKUNÇ BİR FARK VAR”

Tulga, kaçakçılığı besleyen ikinci önemli unsurun ise Kuzey ve Güney arasındaki fiyat farkları olduğunu savundu.

“İkincisi Kuzey-Güney fiyat farkları… Korkunç bir fark var. İhtiyaç ve fiyat farkı da kaçakçılığı tetikliyor. Bir yolu bulunup, bu rant elde ediliyor.”

Tulga kaçakçılık meselesinin yalnızca güvenlik veya denetim başlığı altında ele alınamayacağını; arz, talep ve fiyat oluşumunun da meselenin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.

“KASAPLAR ZATEN MÜŞTERİ KAYBEDİYOR”

Tulga, kaçak et piyasasının yasal faaliyet gösteren kasaplar üzerindeki etkisine de dikkat çekti.

Kasapların müşteri kaybettiğini belirten Tulga, geçmişte hafta sonlarında kasapların önünde oluşan yoğunluğun artık aynı şekilde yaşanmadığını söyledi.

“Kasaplar zaten müşteri kaybediyor; Eskiden hafta sonu kuyruk olurdu. Bu durumda olan o işletmeler ne yapar? Kaçakçılığa boyun eğerler elbette. Ayakta kalabilmek için…”

“HÜKÜMETİN BU NOKTADA ROLÜ NEREDE? HİÇBİR YERDE…”

Tulga, sorunun çözümünde hükümetin rolüne ilişkin ise oldukça sert ifadeler kullandı: “Hükümetin bu noktada rolü nerede? Hiçbir yerde… Sistem kurma noktasında, maliyetlere müdahale noktasında yol alınamıyor.”

Tulga, özellikle maliyetlerin düşürülmesi ve fiyatların kontrol altına alınması konusunda daha önce de çağrılar yaptıklarını belirtti.

Tulga’nın sözleri, kaçak et tartışmasını doğrudan hükümetin üretim, ithalat, maliyet ve fiyat politikaları üzerinden değerlendirdiğini ortaya koydu.

Tulga’nın açıklamalarındaki en dikkat çekici değerlendirme ise ithal et politikası ve kaçakçılık arasındaki ilişkiye yönelik oldu.

Tulga şöyle konuştu: “İthal et resmi yoldan olmasın, gelmesin diye kaçakçılığa resmi yoldan göz yumduk. Görünen bu…"

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler