Lefkoşa 25°USD49,97 ₺▲EUR56,03 ₺▲GBP67,03 ₺▲GRAM ALTIN6.263,99 ₺ Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Hristodulidis’in Brüksel çaresizliği!

Bahar Sancar yazdı...

2 dakika okumaHaber: https://www.gundemkibris.com/muhabir/15/emrah-yedek-kinaci
Paylaş
Hristodulidis’in Brüksel çaresizliği!

Kıbrıs Türk halkının kalkınmasına, refahına ve geleceğine tahammül edemeyen Rum liderliği, şimdi de Türkiye ile KKTC arasında kurulması planlanan doğal gaz boru hattını hedef aldı...

Hristodulidis yönetimi, projeyi durdurabilmek için Avrupa Birliği'nin kapısını çaldı...

Anlaşılan o ki Rum liderliği, Kıbrıs Türk halkının kendi geleceğini inşa etmesini hâlâ kabullenemiyor!

…

Yıllardır aynı siyaset, aynı zihniyet, aynı engelleme girişimleri…

Kıbrıs Türk halkı ekonomik olarak güçlenmek istese karşı çıkıyorlar. Türkiye ile ilişkilerini geliştirse rahatsız oluyorlar. Altyapısını yenilese, enerji yatırımı yapsa, uluslararası alanda yeni bir adım atsa soluğu Brüksel'de alıyorlar…

Şimdi de mesele doğal gaz!

Türkiye ile KKTC arasında kurulması planlanan doğal gaz boru hattı, yalnızca bir enerji projesi değildir...

Bu yatırım, KKTC'nin enerji geleceği, ekonomik kalkınması ve Türkiye ile stratejik iş birliğinin güçlenmesi açısından son derece önemli bir adımdır…

Ancak Rum liderliği için mesele, Kıbrıs Türk halkının daha ucuz, daha güvenilir ve daha sürdürülebilir enerjiye kavuşması değil, KKTC'nin Türkiye ile birlikte kendi ayakları üzerinde daha güçlü durma ihtimalidir!

…

Üstelik yalnızca itiraz etmekle yetinmiyorlar…

Türkiye'ye yönelik yaptırım ihtimalinin gündeme getirilmesini ve projenin durdurulması için Avrupa Birliği'nin devreye girmesini istiyorlar…

Peki neden?

Türkiye ile KKTC arasında kurulacak bir doğal gaz hattı, Rum halkının evine giden gazı mı kesecek?

Kıbrıs Türk halkının enerji maliyetlerinin düşmesi, elektrik üretiminde daha temiz kaynaklara yönelmesi ve ekonomik açıdan güçlenmesi neden bu kadar büyük bir sorun?

Aslında cevabını hepimiz biliyoruz…

…

Güney Kıbrıs, kendi enerji politikalarını belirlerken, uluslararası enerji şirketleriyle anlaşmalar yaparken, yabancı ülkelerle stratejik ortaklıklar geliştirirken bunu egemenlik hakkı olarak görüyor…

Ancak konu Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile enerji iş birliğine geldiğinde aynı anlayış bir anda değişiyor!

Kendi enerji yatırımlarına “kalkınma”, Kıbrıs Türk halkının yatırımlarına ise “tehdit” diyorlar…

Kendi uluslararası iş birliklerini “meşru”, KKTC'nin Türkiye ile iş birliğini ise “engellenmesi gereken bir girişim” olarak değerlendiriyorlar…

…

Bir taraftan müzakere masası çağrısı yaparken diğer taraftan Kıbrıs Türk halkının ekonomik geleceğini ilgilendiren projeleri durdurmaya çalışmak, hangi “samimiyetle” açıklanabilir?

Hristodulidis yönetiminin her anlaşmazlıkta Avrupa Birliği'ni Türkiye ve KKTC üzerinde baskı kurmanın aracı olarak görmesi artık şaşırtıcı değil…

Ancak Avrupa Birliği'nin de Kıbrıs meselesinde yalnızca Rum yönetiminin tezleri üzerinden hareket etmesinin adadaki güvensizliği derinleştirdiğini görmesi gerekiyor…

Kıbrıs'ta iki ayrı halkın bulunduğu gerçeği, Brüksel'de yapılan diplomatik girişimlerle ortadan kaldırılamaz…

Kıbrıs Türk halkının enerji ihtiyacı da ekonomik kalkınma hakkı da siyasi anlaşmazlıkların gölgesine mahkûm edilemez…

Bir taraftan ortak gelecekten söz ederken diğer taraftan bu halkın kalkınmasına yönelik projelere karşı çıkmak nasıl bir siyasi anlayıştır?

…

Kıbrıs Türk halkı, Rum yönetiminin onayını bekleyerek geleceğini şekillendirmek zorunda değildir…

Türkiye ile KKTC arasındaki bağlar yalnızca diplomatik ilişkilerden ibaret değildir…

Ekonomiden enerjiye, güvenlikten altyapıya kadar uzanan köklü bir iş birliği söz konusudur…

Doğal gaz projesi de bu iş birliğinin yeni ve önemli halkalarından biridir…

Hristodulidis yönetimi artık bir karar vermeli: Kıbrıs Türk halkıyla karşılıklı saygıya dayalı bir gelecek mi istiyor, yoksa bu halkın attığı her adımın karşısına yeni engeller mi çıkarmayı tercih ediyor?

Çünkü Kıbrıs Türk halkının geleceği, Brüksel koridorlarında yazılan şikâyet mektuplarına sığmayacak kadar değerlidir…

Ve unutulmamalıdır ki…

Kıbrıs Türk halkının kalkınma iradesi, Rum liderliğinin siyasi itirazlarından çok daha büyüktür!

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler