Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Kıbrıs sorununa geniş yer ayırarak Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik eleştirilerde bulundu.
Hristodulidis, Erdoğan’ın bir gün önce yaptığı konuşmayı dikkatle dinlediğini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün yaptığı konuşmayı çok dikkatli dinledim. Uluslararası hukuka, tüm devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygıya, yasa dışı işgale, mültecilerin yaşadığı drama değindi. Ancak Kıbrıs söz konusu olduğunda Türkiye tam tersini yapıyor. İkiyüzlülüğün en üst biçimi” ifadelerini kullandı.
Erdoğan’ın konuşmasında BM şartındaki geniş şekilde alıntı yaptığını söyleyen Hristodulidis, “Siyasetçiler sözleriyle değil, eylemleriyle değerlendirilir” dedi.
Hristodulidis, Erdoğan’a seslenerek şöyle devam etti:
“Sayın Erdoğan, eğer BM şartından alıntı yapmak istiyorsanız, önce onu uygulamalısınız. BM Güvenlik Konseyi, Kıbrıs sorununun çözüm çerçevesini belirlemiştir. Siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çerçevesi, kapsamlı bir çözüme ulaşılması gereken tek temel olmaya devam etmektedir.”
“MÜZAKERELERE KALDIĞI YERDEN DEVAM ETMEYE HAZIRIM”
Kıbrıs sorununda kapsamlı bir çözüme ulaşma konusunda tamamen kararlı olduğunu ifade eden Hristodulidis, 2017 yılında sona eren müzakerelere, o tarihe kadar gerçekleştirilen çalışmalar temelinde ve BM tarafından kabul edilen çerçeve içerisinde kaldığı yerden devam etmeye hazır olduğunu söyledi.
Müzakerelerin yeniden başlaması için ortak zeminin bulunduğunu öne süren Hristodulidis, bu zeminin BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları, uluslararası hukuk ile Avrupa Birliği’nin hukuk, değer ve ilkelerinden oluştuğunu belirtti.
Hristodulidis, “Şimdi gereken, tüm tarafların siyasi irade göstermesi, anlamlı müzakerelere dönmek için gerçek bir isteklilik ortaya koyması, ciddi şekilde sürece dahil olması, bugüne kadar yapılan çalışmaların üzerine inşa etmesi ve ülkemizi ve halkımızı yeniden birleştirecek bir çözüme ulaşmasıdır” dedi.
Böyle bir çözümün Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerin, Maronitlerin, Ermenilerin ve Latinlerin barış, güvenlik ve refah içinde birlikte yaşamasını sağlayacağını ifade etti.






