Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, Politis gazetesine verdiği röportajda Kıbrıs sorunundaki son gelişmeleri, yeni bir 5+1 toplantısının koşullarını, geçmiş yakınlaşmaları, müzakerelerin önündeki engelleri, bölgesel güvenlik risklerini, Avrupa Birliği (AB)-Türkiye ilişkilerini ve kamuoyunun barış sürecindeki rolünü değerlendirdi.
Holguín, BM Genel Sekreteri António Guterres’in Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede, barış çabasının geleceğinin öncelikle iki liderin atacağı adımlara bağlı olduğunu vurguladı. Holguín’e göre şu aşamada ihtiyaç duyulan asgari koşul, iki lider arasında sürdürülebilir ve doğrudan temasın devam etmesi ve tarafların yalnızca konuşmakla kalmayıp ilerlemeye hazır olduklarını gösteren güvenilir adımlar atması.
Holguín, liderlerin önümüzdeki aylarda somut adımlar atması halinde birçok konunun önünün açılabileceğini belirterek, ilerlemenin önündeki en büyük engellerin değişim korkusu ve tüm taraflarda siyasi irade eksikliği olduğunu söyledi.
YENİ 5+1 İÇİN ÜÇ BAŞLIK
Holguín, yeni bir 5+1 toplantısının gerçekleştirilebilmesi için iki liderin doğrudan ve düzenli şekilde görüşmeye devam etmesi gerektiğini söyledi.
İkinci olarak güven yaratıcı önlemler konusunda ilerleme sağlanması gerektiğini belirten Holguín, bu başlığın ilerleme açısından vazgeçilmez bir koşul olduğunu ifade etti. Üçüncü başlığın ise öz ve metodoloji olduğunu kaydetti.
Holguín, kendi ofisinin bu zeminin hazırlanmasına yardımcı olduğunu belirterek, BM’nin son birkaç aydır geçmişte sağlanan yakınlaşmaları, Crans-Montana’ya kadar uzanan BM kayıtlarını da kapsayacak şekilde derlediğini açıkladı.
Hazırlanmakta olan belgenin tamamlandığında iki lidere sunulacağını belirten Holguín, BM’nin önceki 5+1 toplantısının başarısızlığının tekrarlanması riskini taşıyan yeni bir toplantı düzenlemeyeceğini söyledi.
“BM’nin yeniden başarısızlıkla sonuçlanma riski taşıyan bir 5+1 toplantısına gitmeyeceğini” ifade eden Holguín, böyle bir başarısızlığın sürece zarar vereceğini kaydetti.
“GUTERRES’İN ZİYARETİNDE ÖNEMLİ BİR ORTAK AMAÇ OLUŞTU”
Guterres’in Kıbrıs ziyaretinin sonuçlarına ilişkin eleştirileri değerlendiren Holguín, ziyarette “hiçbir şey olmadığı” yönündeki değerlendirmeye katılmadığını söyledi.
Holguín, yaklaşık on yıl sonra ilk kez iki liderin BM Genel Sekreteri ile bir araya gelerek öz, metodoloji ve güven yaratıcı önlemleri görüştüğüne dikkat çekti.
Ziyaretin bir başlık veya büyük bir anlaşma ortaya çıkarmadığını, ancak bundan daha önemli bir sonuç doğurduğunu belirten Holguín, iki tarafın söz konusu üç başlıkta ilerleme sağlamak konusunda ortak bir amaç ortaya koyduğunu ifade etti.
Holguín, Guterres’in Kıbrıslıların kalıcı bir çözüm bulmasına yardımcı olma konusundaki kararlılığını gösteren ziyaretin olumlu olduğunu söyledi. Tarafların uygun ortamı yaratacak somut adımlar atması halinde birçok konunun çözülebileceğini belirterek, “Liderlerin eylemlerine bağlıyız” mesajını verdi.
“YAKINLAŞMALAR BİR MENÜ DEĞİL”
BM’nin geçmişteki yakınlaşmaları derlediği çalışmaya ilişkin soru üzerine Holguín, amacın geçmişte üzerinde uzlaşılan noktaların müzakerelerin yeniden başlamasını kolaylaştıracak şekilde doğru biçimde kayıt altına alınması olduğunu söyledi.
Holguín, BM kayıtlarında yer alan ve Crans-Montana’ya kadar uzanan tüm konulardaki yakınlaşmaların hazırlanmakta olan belgede yer alacağını belirtti.
Ancak tarafların bu yakınlaşmalar arasında istediklerini seçip diğerlerini dışarıda bırakmasının mümkün olmadığını vurgulayan Holguín, yönetişim, güvenlik ve garantiler, toprak ve mülkiyet konularının birbirleriyle derin biçimde bağlantılı olduğunu söyledi.
Bir başlıktaki yakınlaşmanın değerinin bütünün bağlamı içerisinde anlam kazandığını belirten Holguín, “Bu bir menü değil, seçip alma meselesi değil” yaklaşımını ortaya koydu.
Holguín, bu konuda müzakerecilerle birlikte çalışacaklarını da ifade etti.
“BÖLGEDEKİ İSTİKRARSIZLIK KIBRIS İÇİN RİSK”
BM Genel Sekreteri Guterres’in bölgesel istikrarsızlığın Kıbrıs açısından oluşturduğu risklere ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Holguín, Kıbrıs’ın güvenlik açısından kırılgan bir bölgenin içinde bulunduğuna dikkat çekti.
Doğu Akdeniz, Körfez ve Orta Doğu’da ciddi gerilimlerin yaşandığını belirten Holguín, bölgede koşulların birkaç ay öncesinde dahi hayal edilmesi zor gelişmelerin yaşandığına işaret etti.
“Bu istikrarsız bölgede her şey bir anda değişebilir” diyen Holguín, çözümsüz Kıbrıs sorununun durağan ve kendi içine kapalı bir mesele olmadığını söyledi.
Enerji rekabeti, güvenlik gerilimleri ve değişen ittifakların Kıbrıs sorununu çevresindeki gelişmelere açık hale getirdiğini belirten Holguín, sorunun her yıl çözümsüz kalmasının tarafların kontrolü dışındaki dinamiklerle daha fazla iç içe geçmesine neden olduğunu ifade etti.
Holguín, bunun beklemek yerine acil hareket edilmesi gerektiğine işaret eden bir durum olduğunu söyledi.
AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİNE VURGU






