“Tanıtımdan önce ulaşım gelir.” diyen Merit Oteller Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Reha Arar, turizmde başarının anahtarını şu sözlerle özetledi:
“Hizmet, hizmet, hizmet”
Reha Arar, Kuzey Kıbrıs turizminin gelişmesinde ulaşımın belirleyici olduğuna dikkat çekerek, “Bir ada ülkesinde tanıtımdan önce ulaşım gelir. İzolasyon, ülkenin önünü kesen ciddi bir duvardır.” dedi. Arar, Kuzey Kıbrıs’ın dünyaya daha güçlü ve profesyonel biçimde tanıtılması gerektiğini vurguladı.
Sağlık yönetiminden turizme uzanan yarım asrı aşkın deneyimiyle Merit markasının gelişiminde önemli rol üstlenen Reha Arar, başarının formülünü “Hizmet, hizmet, hizmet” sözleriyle özetledi. Arar, Merit Otellerinin temelinde kaliteden ödün vermeyen hizmet anlayışı ile Besim Tibuk’un vizyonunun bulunduğunu söyledi.
Pınar SAVUN
Bazı insanlar yalnızca üstlendikleri görevlerle değil, o görevlere kattıkları kişilikleriyle de iz bırakır. Bilgileri, deneyimleri, hayata bakışları ve insana yaklaşım biçimleriyle bulundukları ortamın havasını değiştirirler. Reha Arar da uzun yıllara yayılan başarılı kariyerinin yanında; zarafeti, tevazusu, güçlü iletişimi ve engin birikimiyle tanıyanların hafızasında yer eden isimlerden biri…
Reha Arar’ın yaşam öyküsü, turizm dünyasının çok daha öncesinde, sağlık yönetimi alanında başlıyor.
Onun kariyerini özel kılan yönlerden biri de hiç kuşkusuz, sağlık yönetiminden turizme uzanan bu sıra dışı yolculuk…
Merit Turizm Yatırım ve İşletme AŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini 17 yıl boyunca sürdüren Arar; Merit Otellerinin hizmet anlayışında, yatırım vizyonunda, misafir memnuniyetinde ve özellikle gastronomi kültürünün gelişmesinde belirleyici roller üstlendi. Bugün Net Holding Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışmalarını sürdüren Reha Arar’ın mesleki yaşamı; turizm, otelcilik, gastronomi ve yönetim alanlarında yarım asrı aşan zengin bir deneyimi barındırıyor.
Ancak Reha Arar’ı yalnızca sahip olduğu unvanlarla anlatmak yeterli değil. Çünkü onun dünyasında otelcilik, misafire yalnızca güzel bir oda sunmaktan ibaret değil. Bir otelin mutfağından sofrasına, servisinden sunumuna, estetiğinden atmosferine kadar her ayrıntının, misafire yaşatılan bütüncül deneyimin bir parçası olduğuna inanıyor.
Reha Arar, turizm yöneticiliğinin yanı sıra iyi bir gurme ve yazardır. Üniversite yıllarında tiyatro eleştirileri ve gazete yazılarıyla başlayan yazı yolculuğunu, ilerleyen yıllarda gastronomi ve restoran kültürü üzerine kaleme aldığı yazılarla sürdürdü. Dünyanın ve Türkiye’nin farklı şehirlerinde tanıdığı lezzetleri yalnızca tatlarıyla değil; tarihleri, kültürleri, coğrafyaları ve insan hikâyeleriyle değerlendirdi. Bu birikimini, 2015 yılında yayımlanan “Bir Yaşam Gurusunun Kaleminden: Tatlar, Anlar, Dostlar” adlı kitabında okurlarıyla buluşturdu.
Yıllar boyunca turizme ve gastronomiye sunduğu katkılar, bugün de farklı platformlarda takdir görmeye devam ediyor. Son olarak Creative People Talks & Hospitality Awards 2026 kapsamında “Gastronomiye Hizmet Ödülü”ne layık görülmesi, onun yalnızca yöneticilik alanında değil, gastronomi ve ağırlama kültürünün gelişmesinde de ne kadar önemli bir yere sahip olduğunun göstergesi…
Reha Bey’le tanışıklığımız bundan yaklaşık üç yıl öncesine dayanıyor. Bu süre içerisinde kendisini daha yakından tanıma şansı buldum. Her buluşmamızda, sahip olduğu büyük deneyimin nasıl böylesine doğal bir tevazuyla taşınabildiğine bir kez daha tanık oldum.
Kendisi tam anlamıyla bir beyefendi… Centilmen, donanımlı, yetkin, zarif ve mütevazı bir insan. Konuşurken karşısındakini dinleyen, bilgisini üstünlük kurmak için değil paylaşmak için kullanan, anlattığı her konuya yaşanmışlık ve derinlik katan biri… Onunla turizmden gastronomiye, İstanbul’dan Kıbrıs’a, insan ilişkilerinden hayatın inceliklerine kadar uzanan bir sohbete başladığınızda zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyorsunuz. Çünkü Reha Bey’in sohbetinde yalnızca bilgi değil; hafıza, kültür, gözlem, deneyim ve güçlü bir hayat birikimi var.
Kısacası, insan onun sohbetine doyamıyor.
Bu nedenle röportaj teklifimi kabul etmesi benim için yalnızca mesleki bir buluşma değil, aynı zamanda büyük bir mutluluk ve onurdu.
Bu kez Reha Bey’le, yenilenen Merit Crystal Cove’un zarif atmosferinde, yine Merit Otelleri’nin şıklığını ve eşsiz gastronomi anlayışını yansıtan güzel ortamında buluştuk. Geçmişten bugüne uzanan kariyerini, Merit’in Kuzey Kıbrıs’taki yolculuğunu, turizmi, gastronomiyi, değişen dünyayı ve yılların deneyimiyle hayata dair biriktirdiklerini konuştuk.
Şimdi sözü, sohbetiyle insana her defasında yeni bir bakış açısı kazandıran Reha Arar’a bırakalım…
Sağlık yönetiminden turizme uzanan yolculuk
Pınar Savun: Reha Bey, sizi tanımayan birine kendinizi nasıl anlatırsınız?
Reha Arar: Saint-Joseph Lisesinin ardından Hacettepe Üniversitesinde eğitim gördüm. Daha sonra Paris’te acil yardım eğitimi aldım. Sağlık Bakanlığında çeşitli görevlerde bulundum. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı yaptım ve 112’nin kuruluşunda görev aldım. 112 benim hayatımda çok önemli bir mihenk taşıdır. Bugün Türkiye’de acil yardım ve can kurtarma konusunda 112, uluslararası ölçekte bilinen bir noktaya ulaştı. Bunun ilk adımları 1984-1989 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesinde atıldı. Türkiye’de ilk reanimobil İstanbul Belediyesinde alındı ve kullanıldı. O günden bugüne acil yardım hizmetlerinde çok büyük yol kat edildi. Ama insanların kaderleri bazen değişiyor. Benim kaderim de 1989 seçimlerinden sonra Sayın Besim Tibuk’la yollarımız kesiştiğinde değişti.
Hayatın yönünü değiştiren karşılaşma
Pınar Savun: Bu durumda hayatınızdaki büyük kırılma noktalarından biri Besim Tibuk’la yollarınızın kesişmesi oldu diyebilir miyiz?
Reha Arar: Kesinlikle. Besim Bey benim hayatımda bir lider, bir önder, bir ağabeydir. Benden yalnızca 6 ay büyüktür ama onun öngörüsünün çok farklı olduğunu düşünüyorum. Liderlik anlayışı gerçekten farklıdır.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde otelcilik gerçek anlamda geliştiyse bunda Besim Tibuk’un liderlik anlayışının, vizyonunun ve attığı cesur adımların çok büyük payı vardır. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk turizmi çok farklı bir noktaya geldiyse bunu göz ardı edemeyiz.

“Tanıtımdan önce ulaşım gelir”
Pınar Savun: Kuzey Kıbrıs turizminin gelişiminde sizce en kritik unsur ne oldu?
Reha Arar: Bir ada ülkesinde turizmin gelişmesinin en önemli unsurlarından biri ulaşımdır. Hatta tanıtımdan önce ulaşım gelir. Zamanında Kıbrıs Türk Hava Yolları bu konuda ilk taşı koymuş, adeta bir mihenk taşı olmuştu. Ancak ne yazık ki Kuzey Kıbrıs’ın bürokrasisinin hantal dişleri arasında ezilip bitti. Daha sonra Türk Hava Yolları ve özel hava yolu şirketleri bu boşluğu doldurdu. Ben de bu ülkenin yaklaşık 30 yıllık bir vatandaşıyım. Hayatımın üçte birini burada geçirdim. Turizm ciddi anlamda gelişti. Ancak hâlâ tanıtım konusunda yapılması gereken çok şey olduğuna inanıyorum.
Deniz, kum ve güneşin ötesinde…
Pınar Savun: Kuzey Kıbrıs turizmi bazılarına göre yalnızca ‘deniz, kum ve güneş’ olarak tanımlanır. Sizce de öyle mi?
Reha Arar: Hayır. Deniz, kum ve güneş elbette önemli ama yeterli değil.
Nasıl bazı ülkeler belirli sporlarla, bazıları kültürleriyle, bazıları farklı turizm alanlarıyla tanınıyorsa Kuzey Kıbrıs’ta da casino turizmi bir gerçektir. Bunun kontrollü ve düzenli biçimde yapılmasında bir sakınca görmüyorum. Bu da turizmin bir çeşididir ve bu alana sürekli saldırmanın doğru olmadığını düşünüyorum.
Biz geçmişte talassoterapi (deniz terapisi) konusunda da ciddi çalışmalar yaptık. Hatta Merit Royal Otel’in bazı bölümleri buna uygun şekilde tasarlandı. Ancak dünyada talassoterapi önem kaybetmeye başlayınca biz de yönümüzü değiştirdik. Turizm sürekli değişiyor; sizin de buna ayak uydurmanız gerekiyor.
Bir insan odasında mutlu değilse siz ona ne yaparsanız yapın, otelde mutlu edemezsiniz. Bu nedenle konaklama kalitesi son derece önemlidir.

“İyi ki cesaret etmişim”
Pınar Savun: Bugün geriye baktığınızda “İyi ki cesaret etmişim” dediğiniz en önemli kararınız hangisiydi?
Reha Arar: Lefkoşa’daki otelin yapılması konusunda gösterdiğim dik duruş. Sayın Besim Tibuk bana burayı iş hanı yapacağını söylemesine rağmen ben otel yapılması gerektiğini savundum. Sonuçta otel oldu. Besim Bey hayatında ilk kez bir bölüme benim adımı verdi. Bu benim için çok büyük bir onurdur. Merit Lefkoşa’ya gittiğinizde bir bölümde benim adıma rastlarsınız. Bu aynı zamanda bir kadirşinaslıktır. Besim Bey’in büyüklüklerinden biri de budur; birlikte çalıştığı insanlara ve ortaya koydukları emeğe değer verir.
Başarının anahtarı: Hizmet, hizmet, hizmet…









