Güney Kıbrıs ile İsrail arasındaki ilişkiler son yıllarda diplomatik temasların ötesine geçerek enerji, savunma, güvenlik, denizcilik, siber güvenlik, turizm ve bölgesel bağlantı projelerini kapsayan çok katmanlı bir iş birliğine dönüşüyor.
10 Eylül’de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Güney Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaret, bu ilişkinin geldiği noktayı bir kez daha ortaya koyarken, Güney Lefkoşa yönetimi İsrail ile “stratejik ortaklığı” daha da ileri götürme hedefini açıkça ortaya koydu.
Doğu Akdeniz’de enerji kaynakları, bölgesel güvenlik ve yeni ulaştırma-elektrik bağlantıları etrafında şekillenen dengeler içerisinde Güney Kıbrıs-İsrail ilişkileri artık yalnızca ikili ilişkiler başlığı altında değerlendirilmiyor.
İki ülkenin Yunanistan’la oluşturduğu üçlü mekanizma ve ABD’nin dahil olduğu 3+1 formatı da bu ilişkinin bölgesel boyutunu genişletiyor. Güney Kıbrıs hükümeti, enerji ve güvenlik başta olmak üzere bu iş birliğini Avrupa ile Doğu Akdeniz arasındaki bağlantının bir parçası olarak tanımlıyor.
HERZOG’UN 10 EYLÜL ZİYARETİ: GÜNDEMİN MERKEZİNDE “STRATEJİK ORTAKLIK”
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 10 Eylül 2026’da Güney Kıbrıs’a bir günlük çalışma ziyareti gerçekleştirdi.
Herzog, Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis tarafından Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda karşılandı. İki lider önce baş başa, ardından genişletilmiş bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerin gündeminde iki ülke arasındaki ilişkilerin daha da geliştirilmesinin yanı sıra turizm, ticaret, güvenlik, enerji ve savunma başlıkları yer aldı.

Hristodulidis, İsrail ile “stratejik ortaklığı” her alanda geliştirmek istediğini belirtirken, özellikle turizm alanındaki artışa dikkat çekti.
Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre, 2026 yazında İsrail’den Güney Kıbrıs’a haftalık uçuş sayısı 200’ün üzerine çıktı. Hristodulidis, bunun yıllık ortalamanın yaklaşık 140 uçuş olduğu önceki tabloya göre önemli bir artış olduğunu söyledi.
Herzog ise Güney Kıbrıs-İsrail ilişkisini daha geniş bir bölgesel çerçeveye oturttu ve İsrail, Güney Kıbrıs ve Lübnan cumhurbaşkanlarının Lefkoşa’da bir araya gelmesi yönündeki arzusunu dile getirdi.
ENERJİ: APHRODITE DOSYASI İKİ ÜLKE ARASINDAKİ EN KRİTİK BAŞLIKLARDAN BİRİ
İki ülke ilişkilerinin en önemli ekonomik başlıklarından biri ise Kıbrıs açıklarındaki Aphrodite doğal gaz sahası…
Aphrodite, Güney Kıbrıs’ın Münhasır Ekonomik Bölgesi’ndeki 12. Blok’ta bulunuyor ve İsrail’in ekonomik sahasındaki Yishai sahasıyla bağlantılı bir rezerv anlaşmazlığının konusu.
İsrail, Aphrodite’deki doğal gazın bir bölümünün kendi ekonomik sahasındaki Yishai sahasıyla bağlantılı olduğunu savunuyor. Güney Kıbrıs ile İsrail arasında bu konudaki müzakerelerde 2026 yazı itibarıyla önemli ilerleme sağlandığı, ticari şartların önemli bölümünün üzerinde anlaşmaya varıldığı ancak bazı hukuki meselelerin halen çözülmesi gerektiği açıklanmıştı.
Bu ayrıntı önemli. Çünkü Güney Kıbrıs’ın 2026 yılı için açıkladığı hükümet programında, İsrail ile Aphrodite sahasının geliştirilmesi ve işletilmesine ilişkin bir anlaşmanın imzalanmasının beklendiği açıkça belirtilmişti.
Dolayısıyla Aphrodite dosyasında henüz “her şey tamamlandı” denilebilecek bir tablo bulunmuyor. Ancak tarafların anlaşmaya yaklaştığı ve dosyanın iki ülke ilişkilerinin merkezinde kalmaya devam ettiği görülüyor.
APHRODITE’NİN İKİNCİ HATTI: MISIR
Aphrodite gazının geleceği yalnızca Güney Kıbrıs ve İsrail’i ilgilendirmiyor.
2026 Temmuz’unda Aphrodite ortakları ile Mısır arasında, sahadan üretilecek doğal gazın Mısır’a satılmasını öngören mutabakat için tüm imzaların tamamlandığı duyuruldu. Anlaşma, Aphrodite’den üretilebilecek doğal gazın tamamının Mısır’ın doğal gaz şirketi EGAS’a satılmasını kapsıyor.

Böylece ortaya üçlü bir enerji bağlantısı çıkıyor:
Aphrodite → Mısır → LNG → uluslararası/Avrupa piyasaları
Aphrodite’de İsrail ile yaşanan pay ve sınırlandırma meselesinin çözülmesi ise projenin yatırım kararının önünü açacak kritik aşamalardan biri olarak görülüyor. Güney Kıbrıs hükümeti, nihai yatırım kararının 2027’de alınmasını bekliyor.
GSI: İSRAİL-GÜNEY KIBRIS-YUNANİSTAN ELEKTRİK HATTI
Enerji başlığının ikinci ayağını Great Sea Interconnector (GSI) oluşturuyor.
Proje, Güney Kıbrıs’ın Avrupa elektrik şebekesine bağlanmasını ve bağlantının İsrail’e kadar uzatılmasını öngören bölgesel elektrik altyapısı projesi.

Aralık 2025’teki Güney Kıbrıs-Yunanistan-İsrail üçlü zirvesinde liderler GSI’ın ve daha geniş enerji bağlantısı projelerinin stratejik önemini yeniden vurguladı. Aynı açıklamada Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) da üç ülkenin Doğu Akdeniz’deki bağlantısallık vizyonunun parçası olarak ele alındı.
Dolayısıyla Güney Kıbrıs-İsrail ilişkilerinde enerji yalnızca doğal gazdan ibaret değil:
Doğal gaz, elektrik bağlantısı, Doğu Akdeniz enerji koridorları aynı stratejik çerçevenin parçaları olarak değerlendiriliyor.
SAVUNMA İLİŞKİLERİ DE DERİNLEŞİYOR
İlişkinin en hızlı gelişen alanlarından biri ise savunma.
Aralık 2025’te Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail arasında 2026 Ortak Eylem Planı (Joint Action Plan) imzalandı.
Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasına göre plan; ortak operasyonel faaliyetler, Özel Kuvvetler ortak eğitimleri, kurmay seviyesinde toplantılar ve karşılıklı çıkar alanlarında istişareleri kapsıyor.

Güney Kıbrıs Savunma Bakanı Vasilis Palmas da 2025 Aralık ayında İsrail ile ikili savunma ve güvenlik ilişkilerinin güçlendirilmesi konusunda görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde Doğu Akdeniz ve Ortadoğu’daki güvenlik durumu ele alındı.
Güney Kıbrıs ayrıca İsrail’den Barak MX hava savunma sistemi satın aldı. Sistemin adaya parça parça transfer edildiği ve 2025 sonu itibarıyla operasyonel hale getirilmesinin planlandığı bildirilmişti.
ORTAK HIZLI MÜDAHALE GÜCÜ İDDİASI
2025 sonunda İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs arasında ortak bir “hızlı müdahale gücü” oluşturulacağı yönünde haberler çıktı.
Ancak Güney Kıbrıs Savunma Bakanı Vasilis Palmas, böyle bir konunun kendileri tarafından gündeme getirilmediğini söyledi. Güney Kıbrıs Savunma Bakanlığı da konuyla ilgili farklı haberler üzerine hızlı müdahale gücü iddiasını doğrulamadı. Buna karşılık üç ülke arasında ortak askeri iş birliği planının imzalandığı doğrulanmış durumda.
Bu nedenle mevcut durumda doğrulanmış olan başlıklar; Ortak tatbikatlar, ortak eğitim, askeri istişare, operasyonel iş birliği iken, ortak bir hızlı müdahale gücü konusunda resmi olarak doğrulanmış bir anlaşmadan söz etmek mümkün değil.
DENİZ GÜVENLİĞİ VE KRİTİK ALTYAPI






