Lefkoşa 35°USD48,66EUR56,49GBP65,92GRAM ALTIN6.784,88 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

Hellim konusunda tehlike

Güney Kıbrıs’ta baş gösteren ve hayvancılık sektörüne zarar veren şap hastalığı kriziyle, doğrudan “Menşe İsmi Korumalı”...

3 dakika okumaHaber: Burak Sevinç
Paylaş
Hellim konusunda tehlike

Fileleftheros gazetesi konuya “Hellimle İlgili Görünür Tehlike- Hayvancılıkla İlgili İfşa Edici Rapor Krizi Gün Yüzüne Çıkarıyor- Süt Üretiminin İki Katına Çıkarılması Planı- MİK Hellim Zor Konu” başlıklarıyla konuya manşetinden ve iç sayfasından yer verdi.

Şap hastalığının ülkenin üretim modelindeki uzun yıllara dayanan sistemik eksiklikleri ortaya çıkardığını yazan gazete, bu durumun ulusal ürünün (MİK hellim) üretimini herkesin dikkatine getirdiğini ve MİK hellimin önümüzdeki üç yıl en az yüzde 50 oranında keçi ve koyun sütüyle üretilmesine sebep olacağına işaret etti.

Stavros Malas başkanlığındaki özel bilimsel komitenin raporunuda, konuyla ilgili sıkıntılar bulunduğuna işaret eden gazete, Malas’ın hellim konusunu yeni tarım bakanının ellerindeki “Zor konu” olarak tanımladığını ve bunun günümüzde bir ihracat ürünü olarak daha geniş bir pazara hitap ettiğini ancak yüksek kalite değerine sahip olmadığını söylediğini iletti.

Gazeteye göre, Malas Güney Kıbrıs’taki hayvancılık sektörüyle ilgili yaptığı sunumda süte olan bağımlılığa, KKTC’yle kayıt dışı ekonomiye ayrıca MİK hellimin tescilini ve geleceğini tehdit eden keçi-koyun sütü üretimindeki büyük açığa atıfta bulundu.

Malas, kendilerini savunmasız hale getiren üretim modeline de atıfta bulunurken, mevcut üretim modelinin neredeyse yüzde 80 oranında süt üretimine ve bunun hellime dönüştürülmesine dayandığı belirtildi.

Üretilen sütün yüzde 90’ından fazlasının MİK hellim üretilmesine aktarıldığını yazan gazete, MİK hellim ürününün hayatta kalmasına dair en büyük tehdidin keçi-koyun sütü eksikliğine odaklandığı kaydedildi.

Karma (karışık) hellimdeki yüzde 49 inek, yüzde 51 koyun keçi sütü oranıyla birlikte, MİK standartlarına göre 192,12 milyon litre keçi-koyun sütüne ihtiyaç olduğunu yazan gazete, karma hellim üretimine aktarılan mevcut üretimin yalnızca 48,08 milyon litreye ulaştığını, yıllık açığın ise 144,04 milyon litre keçi-koyun sütü olduğuna işaret etti.

Haberde, inek sütü üretiminin yıl boyunca istikrarlı olduğu, ancak keçi-koyun sütünün güçlü mevsimsel dalgalanmalar yaşadığı da belirtildi.

2007’den 2025’e kadar hellim ihracatında hacim olarak yüzde 713, değer olarak ise yüzde bin 52’lik bir artış olmasına rağmen piyasaların genişlemesinin satış fiyatları üzerinde baskı oluşturduğunu kaydeden gazete, öte yandan yerli et için organize bir pazar olmamasının da yasadışı yollara birçok seçenek sunduğunu belirtti.

Malas’ın söylediklerine dayanarak Güney Kıbrıs’ta yerli etle ilgili talebin ve fiyatların düşük olmasından ötürü, gayri resmi bir kayıt-dışı ekonomi oluştuğunu ileri süren gazete, KKTC’de et fiyatlarının Güney Kıbrıs’a göre yüzde 50-60 daha pahalı olduğunu öne sürdü.

Bunun ise erkek ve verimsiz hayvanların hiçbir veteriner kontrolü olmadan yasadışı bir şekilde KKTC’ye nakledilmesine yol açtığı iddia edilirken, söz konusu rapora göre KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki bu yasadışı ticaretin şap hastalığının Güney Kıbrıs’a girişinin ve hızla yayılmasının da esas yolunu teşkil ettiği iddia edildi.

Haberde böylece Kıbrıs’ın ada olmasının avantajının kaybolduğu da belirtildi.

Hayvancılık sektörüyle ilgili olarak ortaya konulan ve 610 milyon euro bütçeye sahip 12 yıllık (2027-2038) yeniden yapılanma planının ana hedefinin toplam keçi-koyun sütü üretiminin iki katına çıkarılması olduğu da kaydedilirken, bunun daha fazla hayvanla değil daha verimli hayvanlarla ve genetik iyileştirmeyle sağlanmasının hedeflendiği belirtildi.

Politis gazetesi de, “Kıbrıs Sütü Tehlikede” başlıklı haberinde 2025 yılında inek sütünün yüzde 60’ını üreten 72 sığır çiftliğinin mekânsal anlamda belli bir alanda toplanmalarının, geriye kalan hayvanlarda bulaşıcı hastalıklar açısından sistemik bir risk oluşturmaya devam ettiğini yazdı.

Aynı şeyin küçükbaş hayvanlar için de geçerli olduğunu çünkü küçükbaş hayvan sütünün yüzde 20’sini üreten çiftliklerin belirli bir alanda yoğunlaştığını kaydeden gazete, Malas başkanlığındaki komitenin 10 buzağı besleme ünitesi ve 10 kuzu ve keçi besleme ünitesi meydana getirilmesi yanı sıra hastalıktan etkilenen çiftliklerin de güvenli bölgelere taşınması veya meslekten ayrılması için 30 milyon euroluk bir paket önerdiğini belirtti.

Malas’ın raporunun, hayvancılık sektörünün yeniden yapılandırılması için 4 ana kalemde toplam 610,9 milyon euro içerdiğini kaydeden gazete, hedefin yeterli süt üretimi, güçlü bir biyolojik güvenlik ve rekabet edilebilirlik olduğunu ekledi.

Hellim konusunda tehlike

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler