Terörsüz Türkiye süreci için hazırlanan yasa teklifi tamamlanarak, 360 milletvekilinin imzasıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı'na sunuldu.
12 maddeden oluşan düzenlemede kapsam dışı kalan suçlar net bir biçimde tarif edildi, ceza ertelemesinden kimlerin yararlanabileceği belli oldu.
Düzenleme yarın komisyonda, pazar günü de Genel Kurul'da görüşülerek yasalaşacak; ancak uygulanması için Milli Güvenlik Kurulu'nca (MGK), PKK/KCK ile bağlantılı her türlü oluşumun kendini feshettiğini ve silahların tamamen bırakıldığını tespit ve teyit etmesi şartı aranacak.
Silah bırakma esnasında her türlü malzeme kayıt altına alınacak.
Koşulların sağlanması halinde "örgütü kurma veya yönetme, üyelik, bilerek ve isteyerek yardım, propaganda, örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlar ve terörün finansmanına ilişkin suçlar" ile ilgili soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri ertelenecek.
Ancak bu madde, 1 Haziran 2005 tarihiyle sınırlandırılıyor.
1 Haziran 2005 tarihinden önce ağırlaştırılmış müebbet cezası alanlar veya ağırlaştırılmış müebbet gerektirecek suçlar işleyenler, yasa kapsamı dışında tutulacak.
Öcalan'a “statü” tanıyacak bir madde yok
Bu şekilde Abdullah Öcalan ve örgütün yönetim kadrosunun yasadan yararlanmasının önü kesiliyor. Teklifte Öcalan'a “statü” tanıyacak bir madde de yer almıyor.
Terör suçu işlenirse erteleme kararı kaldırılacak
15 yıl veya daha hapis cezası alan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl, 15 yıldan fazla ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanların infazı 10 yıl süreyle ertelenecek.
Erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde söz konusu karar kaldırılacak, soruşturma ve kovuşturma devam edecek.
Hükümlü belirtilen süreyi suç işlemeden tamamlarsa ceza infaz edilmiş sayılacak.
Siyaset yolu açılacak mı?
Düzenleme, hak yoksunluğunu da içeriyor.
Buna göre, erteleme kararları kurul tarafından dönemsel olarak değerlendirilecek ve gerek görülmesi halinde soruşturma, kovuşturma, mahkumiyet nedeniyle doğan hak yoksunluğunun tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması talep edilebilecek.
Yani bu kişilerin belirtilen süre içerisinde seçme ve seçilme hakkı dahil bazı temel hakları olmayacak.
Sürenin sonunda hakimlik, hak yoksunluğunun ortadan kaldırılmasına karar verirse siyaset yolu da açılmış olacak.
Burada asıl amacın entegrasyonun sağlanması olduğu belirtiliyor.





