Ciddi zorluğa neden oluyordu
Taha Can GÜRLEK
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, KIBRIS TV’de Dilek Kırıcı’nın sunduğu “Açık Oturum” programına konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Girne açıklarında yaşanan gemi faciası sonrasında yürütülen çalışmalara değinen Hasipoğlu, başta Başbakan Ünal Üstel olmak üzere hükümet, Türkiye Cumhuriyeti makamları, güvenlik kuvvetleri ve ilgili tüm kurumların süreci yakından takip ettiğini söyledi. Hasipoğlu, facianın ardından hastanelerde tedavi gören vatandaşların tamamının taburcu edildiğini belirterek, kayıp yakınlarının ise limanda bekleyişlerini sürdürdüğünü ifade etti.
“Sosyal Hizmetler çocukların yanında oldu”
Facianın ilk gününden itibaren Sosyal Hizmetler Dairesi’nin özellikle ailesine ulaşılamayan çocuklarla yakından ilgilendiğini anlatan Oğuzhan Hasipoğlu, dört çocuğun devlet korumasına alındığını söyledi.
Hasipoğlu, çocukların hastanelerde yalnız bırakılmadığını belirterek, “Memurlarımız o çocuklarımızla kaldı, psikologlarımız o çocukların yanında uyudu.” dedi. Çocukların ailelerine veya yakınlarına ulaşılıncaya kadar Sosyal Hizmetler Dairesi personelinin refakat ettiğini kaydeden Hasipoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ekiplerinin de KKTC’ye gelerek psikososyal destek çalışmalarına katkı verdiğini belirtti.
Hasipoğlu, dört çocuktan ikisinin ailelerine ulaşıldığını, diğer iki çocuğun ise yakınlarına teslim edildiğini ifade etti.
“Yaralıların ihtiyaçları karşılandı”
Hastanelerden taburcu edilen ve ülkelerine dönmek isteyen kazazedelerin durumuyla da ilgilenildiğini belirten Oğuzhan Hasipoğlu, burada yakını bulunanların ailelerinin yanında kaldığını, yakını bulunmayanların ise otellerde misafir edildiğini söyledi. Kimliklerini kaybeden kazazedelerin bilgilerinin Türkiye’deki ilgili makamlarla koordinasyon içerisinde yeniden düzenlendiğini belirten Hasipoğlu, kazazedelerin büyük bölümünün hava yoluyla Türkiye’ye gönderildiğini kaydetti.
Hasipoğlu, “Çok şükür hastanelerimizde herhangi bir yaralı vatandaşımız kalmadı.” dedi.
“Denetim mekanizmasının elden geçirilmesi gerekiyor”
Deniz faciasının ardından mecliste araştırma komitesi kurulmasının önemli olduğunu belirten Oğuzhan Hasipoğlu, deniz taşımacılığında mevcut denetim sisteminin kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini söyledi.
Hasipoğlu, deniz taşımacılığında klas kuruluşlarının ve sigorta şirketlerinin yaptığı denetimlerin tek başına yeterli olmadığını ifade ederek, her sefer öncesinde geminin denize ve taşımaya elverişli olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti. Hasipoğlu, şöyle konuştu: Burada bir denetim mekanizmasının bir elden geçmesi gerekiyor. Bu noktada ehil personele ve denetçilere ihtiyacımız var.
Deniz hukukunda geminin her sefer öncesinde elverişlilik bakımından değerlendirilmesinin önemine işaret eden Hasipoğlu, geminin klas sertifikasına sahip olmasının her koşulda sefere çıkabileceği anlamına gelmediğini söyledi.
“Uzman personel eksiği var”
Oğuzhan Hasipoğlu, limanlarda denetim yapabilecek uzman personel eksikliğine de dikkat çekti.
2019 yılında bir survey kaptanının bulunduğunu; ancak gerekli yetkilerin verilmediğini belirten Hasipoğlu, bu yetkinin verilmesi halinde bugün etkin bir denetim mekanizmasına sahip olunabileceğini ifade etti.
KKTC’de aktif kullanılan Gazimağusa ve Girne Limanlarının bulunduğunu anımsatan Hasipoğlu, deniz trafiğinin yoğunluğu dikkate alındığında yalnızca bir denetim görevlisinin de yeterli olmayacağını söyledi.
Hasipoğlu, “Mademki bütün gemileri sefere çıkarken denetlemek gerekiyor, iki limanda da gerekir.” dedi.
“Denizcilik alanında özel bir birim oluşturulmalı”
Deniz taşımacılığının hava taşımacılığı seviyesinde profesyonel bir standarda kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Oğuzhan Hasipoğlu, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde denizcilik alanında uzmanlaşmış özel bir birim oluşturulmasını önerdi. Hasipoğlu, “Denizcilik Müsteşarlığı yani bir denizcilik birimi kurulması gerekir. Özel olarak bunun içinde de ihtisas ehli insanların olması lazım.” ifadelerini kullandı.
KKTC’nin bir ada ülkesi olduğuna dikkat çeken Hasipoğlu, deniz taşımacılığının yalnızca yolcu taşımacılığı açısından değil; yük taşımacılığı açısından da büyük önem taşıdığını belirtti.
Uluslararası denizcilik sözleşmelerinin KKTC hukukuna aktarıldığını ifade eden Hasipoğlu, yasaların bulunmasının tek başına yeterli olmadığını söyledi. Hasipoğlu, “Yasanın var olmasının, eğer bunu denetleyecek ehil adamınız yoksa veya bir denizcilik biriminiz yoksa bir anlamı olmaz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Deniz taşımacılığında güven standardı oluşturulmalı”
Deniz ulaşımında vatandaşların güven duyacağı bir sistem kurulması gerektiğini ifade eden Oğuzhan Hasipoğlu, yaşanan facianın yalnızca bir kaza olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Hasipoğlu, deniz taşımacılığında yolcu güvenliği, can kurtarma ekipmanları, personel eğitimi ve sefer öncesi denetimlerin uluslararası standartlara taşınması gerektiğini belirtti. Gemilerde yolculara güvenlik konusunda gerekli bilgilendirmenin yapılmasının önemine de değinen Hasipoğlu, uçaklarda uygulanan güvenlik bilgilendirmelerinin deniz taşımacılığında da standart hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Enkazın çıkarılma çalışmaları






