HAKSEN: Korunma hakkımızı konuşmak için ölmek zorunda mıyız?
HAKSEN Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sekreteri Serap Kedi, Saliha Özkol ve Rukiye Tunçer’in bir hafta içinde öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada, kadın cinayetlerinin yalnızca faillerin cezalandırılması üzerinden ele alınamayacağını belirtti. HAKSEN, her ilçeye kadın sığınma evi açılması, 7/24 çalışan şiddet destek hattı kurulması ve koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yaptı.
Bugün Kıbrıs
HAKSEN Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sekreteri Serap Kedi, son bir hafta içinde Saliha Özkol ve Rukiye Tunçer’in erkek şiddeti sonucu öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada, kadınların neden korunamadığının sorgulanması gerektiğini belirtti.
Devletin en temel görevlerinden birinin halkın yaşamını ve güvenliğini korumak olduğunu vurgulayan Kedi, iki kadının arka arkaya öldürülmesinin ardından yalnızca faillerin alacağı cezaların değil, cinayetlerden önce devreye girmesi gereken koruma mekanizmalarının da tartışılması gerektiğini kaydetti.
Kedi, “Bir kadın öldürülmeden önce hangi mekanizmaların devreye girmesi gerektiğini sorgulamadan bu sistemi değiştirmek mümkün değildir” dedi.
Faillerin yargılanması ve gerekli cezaları almasının zorunlu olduğunu belirten Kedi, cinayetle sonuçlanan şiddet sarmalındaki sorumluluğun yalnızca cinayeti işleyen kişilerle sınırlı olmadığını ifade etti. Kadın cinayetlerinin “aile dramı” olarak sunulmasına da tepki gösteren Kedi, bir kadın öldürüldükten sonra faile ceza verilmesinin devletin koruma sorumluluğunu yerine getirdiği anlamına gelmediğini belirtti.
“KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR”
HAKSEN açıklamasında, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında gerekli politikaların hayata geçirilmediği belirtilerek, şiddete maruz kalan kadınların şikayetlerinin etkin biçimde soruşturulmadığı ve ifadelerinin güvenli koşullarda alınmasında dahi sorunlar yaşandığı kaydedildi.
Kedi, “Kadın cinayetleri politiktir. Bunu söylüyoruz çünkü toplumsal cinsiyet eşitliğinde sınıfta kaldınız. Bunu söylüyoruz çünkü kadınlar şiddete maruz kalıp şikayetçi olduklarında, etkin bir tahkikat yürütmek bir yana, çoğu zaman ifadelerinin sağlıklı ve güvenli koşullarda alınmasını dahi sağlayamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Kıbrıs’ın kuzeyinde kadınların şiddet ortamından uzaklaşmasını sağlayacak yeterli sayıda sığınma evi bulunmadığını belirten Kedi, özellikle ekonomik olarak güçsüz kadınların failden uzaklaşabilecekleri güvenli bir yaşam alanına erişemediğini kaydetti.






