Lefkoşa 31°USD48,63EUR56,15GBP65,60GRAM ALTIN6.740,92 Nöbetçi Eczaneler
SON DAKİKA

HAKSEN: Korunma hakkımızı konuşmak için ölmek zorunda mıyız?

Bugün Kıbrıs HAKSEN Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sekreteri Serap Kedi, son bir hafta içinde Saliha Özkol ve Rukiye Tunçer’in erkek şiddeti sonucu öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada, kadınların neden…

3 dakika okumaHaber: Emine Yüksel
Paylaş
HAKSEN: Korunma hakkımızı konuşmak için ölmek zorunda mıyız?

HAKSEN: Korunma hakkımızı konuşmak için ölmek zorunda mıyız?

HAKSEN Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sekreteri Serap Kedi, Saliha Özkol ve Rukiye Tunçer’in bir hafta içinde öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada, kadın cinayetlerinin yalnızca faillerin cezalandırılması üzerinden ele alınamayacağını belirtti. HAKSEN, her ilçeye kadın sığınma evi açılması, 7/24 çalışan şiddet destek hattı kurulması ve koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısı yaptı.

Bugün Kıbrıs

HAKSEN Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Sekreteri Serap Kedi, son bir hafta içinde Saliha Özkol ve Rukiye Tunçer’in erkek şiddeti sonucu öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada, kadınların neden korunamadığının sorgulanması gerektiğini belirtti.

Devletin en temel görevlerinden birinin halkın yaşamını ve güvenliğini korumak olduğunu vurgulayan Kedi, iki kadının arka arkaya öldürülmesinin ardından yalnızca faillerin alacağı cezaların değil, cinayetlerden önce devreye girmesi gereken koruma mekanizmalarının da tartışılması gerektiğini kaydetti.

Kedi, “Bir kadın öldürülmeden önce hangi mekanizmaların devreye girmesi gerektiğini sorgulamadan bu sistemi değiştirmek mümkün değildir” dedi.

Faillerin yargılanması ve gerekli cezaları almasının zorunlu olduğunu belirten Kedi, cinayetle sonuçlanan şiddet sarmalındaki sorumluluğun yalnızca cinayeti işleyen kişilerle sınırlı olmadığını ifade etti. Kadın cinayetlerinin “aile dramı” olarak sunulmasına da tepki gösteren Kedi, bir kadın öldürüldükten sonra faile ceza verilmesinin devletin koruma sorumluluğunu yerine getirdiği anlamına gelmediğini belirtti.

“KADIN CİNAYETLERİ POLİTİKTİR”
HAKSEN açıklamasında, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında gerekli politikaların hayata geçirilmediği belirtilerek, şiddete maruz kalan kadınların şikayetlerinin etkin biçimde soruşturulmadığı ve ifadelerinin güvenli koşullarda alınmasında dahi sorunlar yaşandığı kaydedildi.

Kedi, “Kadın cinayetleri politiktir. Bunu söylüyoruz çünkü toplumsal cinsiyet eşitliğinde sınıfta kaldınız. Bunu söylüyoruz çünkü kadınlar şiddete maruz kalıp şikayetçi olduklarında, etkin bir tahkikat yürütmek bir yana, çoğu zaman ifadelerinin sağlıklı ve güvenli koşullarda alınmasını dahi sağlayamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Kıbrıs’ın kuzeyinde kadınların şiddet ortamından uzaklaşmasını sağlayacak yeterli sayıda sığınma evi bulunmadığını belirten Kedi, özellikle ekonomik olarak güçsüz kadınların failden uzaklaşabilecekleri güvenli bir yaşam alanına erişemediğini kaydetti.

Kedi, “Bugün bir kadın şiddete maruz kaldığında, özellikle ekonomik olarak güçsüzse, ona failden uzaklaşabileceği güvenli bir yaşam alanı sunamıyorsunuz. Bu nedenle bu cinayetlerdeki siyasi ve idari sorumluluğunuzdan kaçamazsınız” dedi.

HER İLÇEYE KADIN SIĞINMA EVİ ÇAĞRISI
HAKSEN, kadınların şiddet şikayetlerinin rafa kaldırılmamasını ve etkin soruşturma yürütülmesini istedi. Şiddete maruz kalan kadınlara ihtiyaç duydukları süre boyunca güvenli barınma olanağı sağlanması, koruma emirlerinin etkin biçimde uygulanması ve bu emirleri ihlal edenlere caydırıcı yaptırımlar uygulanması talep edildi.

Polis teşkilatının şiddet olaylarını “aile içi bir mesele” olarak değil, sistematik şiddetin parçası ve acil müdahale gerektiren bir suç olarak ele alacak şekilde eğitilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, okullarda toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin eğitim ve derslere yer verilmesi çağrısı da yapıldı.

HAKSEN ayrıca her ilçeye kadın sığınma evi açılmasını, 7/24 aktif ve etkili çalışan bir şiddet destek hattı kurulmasını ve sosyal hizmet kurumlarının risk analizi, izleme ve önleyici müdahale yapabilecek yetki, personel ve bütçeyle güçlendirilmesini istedi.

“BİZ YAŞAMAK İSTİYORUZ”
Açıklamada kadınların haberlerde yalnızca istatistiklere indirgenmek istemediği vurgulandı. Öldürülen kadınların ardından yayımlanan taziye mesajlarının yeterli olmadığı belirtilerek, devletin kadınlar hayattayken koruma sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiği kaydedildi.

Kedi, “Biz, haberlerde ‘2026 yılında X sayıda kadın öldürüldü’ denilerek birer istatistiğe indirgenmek istemiyoruz. Biz yaşamak istiyoruz. Biz sizin öldürülen kadınların ardından yas tutmanızı değil, kadınlar hayattayken sorumluluğunuzu yerine getirmenizi istiyoruz” dedi.

HAKSEN, otellere verilen teşvikler yerine kadına yönelik şiddeti önleme politikalarına ayrılan bütçelerin konuşulması gerektiğini de belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Biz ölmek değil, korunma hakkımızı istiyoruz. Taleplerimiz karşılanana ve tüm sorumlular hesap verene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Bu habere tepkiniz?

Paylaş

Yorumlar

İlgili Haberler