Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Kanal SİM’de Serkan Soyalan’ın hazırlayıp sunduğu Gün Arası programına konuk olarak güvenlik, muhaceret, yükseköğretim, ceza adaleti, seçim sistemi ve yaklaşan seçim sürecini değerlendirdi.
Son dönemde yaşanan şiddet olaylarının toplumda ciddi bir güvensizlik yarattığını belirten Reynar, suçun herhangi bir milliyet veya etnik kimlikle özdeşleştirilmesine karşı olduklarını vurguladı.
Reynar, “İnsanın olduğu yerde suç vardır. Suçun milliyeti yoktur. Sorunu etnik kimlikler üzerinden tartışmak yerine, bu insanların ülkeye nasıl girdiğini, hangi statüyle yaşadığını ve devletin neden yıllarca takip edemediğini konuşmalıyız” dedi.
“Esas sorun denetimsizliktir”
Kıbrıs’ın kuzeyindeki uluslararası tecrit edilmişliğin suçla mücadelede de ciddi sorunlar yarattığını söyleyen Reynar, uluslararası güvenlik ve denetim mekanizmalarının dışında kalmanın Kıbrıs’ın kuzeyini suçlular açısından daha kolay hareket edilebilen bir alan haline getirdiğini belirtti.
Interpol ve Europol tarafından aranan kişilerin yıllarca ülkede rahat biçimde yaşayabilmesinin bu tablonun sonucu olduğunu ifade eden Reynar, nihai çözümün Kıbrıs Türk toplumunun uluslararası hukuk ve uluslararası güvenlik mekanizmalarıyla bütünleşmesinden geçtiğini söyledi.
Ancak Kıbrıs sorununun çözümünü beklerken günlük sorunların görmezden gelinemeyeceğine dikkat çeken Reynar, mevcut koşullarda da etkili denetim mekanizmalarının kurulabileceğini vurguladı.
“Bir insan iki bin, üç bin gün bu ülkede kaçak yaşayabiliyorsa burada ciddi bir sistem sorunu vardır. Nerede yaşıyor, nasıl araba kullanıyor, nasıl kira sözleşmesi yapıyor, nasıl para çekiyor, hastaneye nasıl gidiyor? Bütün bunların hiçbirinde statüsü sorgulanmıyorsa denetim mekanizması çalışmıyor demektir” dedi.
“Yükseköğretimde sayı değil kalite konuşmalıyız”
Ülkedeki yükseköğretim sistemine de değinen Reynar, 20’yi aşkın üniversitenin bulunduğu küçük bir coğrafyada buna rağmen bilimsel ve toplumsal sorunların çözülemediğine dikkat çekti.
Reynar, çok sayıda mühendislik, çevre ve sosyal bilimler fakültesi bulunmasına rağmen altyapı, çevre, trafik ve şehircilik sorunlarının büyümeye devam ettiğini belirterek, yükseköğretimin yalnızca öğrenci sayısı ve ekonomik hareketlilik üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Öğrenci statüsüyle ülkeye gelen kişilerin eğitim sistemi içerisinde gerçekten bulunup bulunmadığının da takip edilmesi gerektiğini kaydeden Reynar, yükseköğretimde denetim ve kalite mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Mahkemenin verdiği cezayı bürokrat azaltamaz”
Cezaevi müdürünün cezalarda indirim yapmasına ilişkin düzenlemeyi de değerlendiren Reynar, TDP’nin daha önce de bu konuda açık tavır ortaya koyduğunu hatırlattı.
Şartlı tahliye sisteminin dünyada birçok ülkede bulunduğunu ancak bunun uzmanlık ve rehabilitasyon esasına göre işletildiğini belirten Reynar, mevcut yapıda siyasi otorite tarafından atanan bürokratlara yargının verdiği cezaları etkileyebilecek yetkiler tanınmasını eleştirdi.
Reynar, “Bir yargıç uzun bir yargılama sonucunda ceza veriyor. Sonra idarenin atadığı bir bürokrat o cezayı azaltabiliyorsa burada ciddi bir hukuk sorunu vardır. Cezaevi müdürü kimdir ki mahkemenin verdiği cezayı bağışlayabilsin?” diye sordu.
Şartlı tahliye kurulunun da uzmanlardan oluşması gerektiğini belirten Reynar, kriminal uzmanlar, hukukçular ve rehabilitasyon konusunda yetkin kişilerin yer alacağı objektif bir sistem kurulması gerektiğini söyledi.
“Cezaevinden çıkan insanı yeniden topluma kazandırmalıyız”
Ceza sisteminin yalnızca cezalandırmadan ibaret olamayacağını ifade eden Reynar, cezaevinden çıkan kişilerin çalışma ve sosyal hayata yeniden katılabilmesi için mekanizmalar kurulması gerektiğini belirtti.
Sabıkası bulunan kişilerin iş bulamadığı, toplumsal dışlanmaya maruz kaldığı bir sistemin insanları yeniden suça itebileceğini kaydeden Reynar, rehabilitasyon ve yeniden topluma kazandırma politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Suç azalıyorsa neden dördüncü Ağır Ceza Mahkemesi?”
Hükümet yetkililerinin ve Polis Genel Müdürlüğü’nün suç oranlarının düştüğüne ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Reynar, yaşananlarla açıklanan rakamlar arasında ciddi bir çelişki bulunduğunu söyledi.






