Güven'in açıklaması şu şekilde:
"Hür-İş Genel Sekreteri Ali Yeltekin’in kamuoyuna yansıyan açıklamasını hem üzülerek hem de hayretle okudum. Eleştiri şüphesiz ki demokratik çalışma hayatının vazgeçilmez bir parçasıdır; ancak eleştiri hakkı ile mesnetsiz ithamlar arasındaki çizgi özenle korunmalıdır.
Özellikle şahsıma yönelik kullanılan “politize oldu” ifadesini kesin ve net bir dille reddediyorum. Görevimi siyasi, sendikal veya kişisel hiçbir saikle değil; hukuka, tarafsızlığa, adalete ve kamu yararına bağlı kalarak yürütmekteyim. Bir kamu görevlisini, ortaya koyduğu somut çalışmaları ve neticeleri görmezden gelerek bu şekilde nitelemek ne adildir ne de yapıcıdır.
Çalışma Dairesi olarak temel görevlerimizin başında çalışma yaşamını denetlemek, iş kazaları ile ilgili tahkikat yürütmek, yasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen işverenlere yaptırım uygulamak ve çalışanların haklarını koryarak çalışma barışını sağlamak gelmektedir.
Bu süreçte son dönemde hem Toprak Ürünleri Kurumu hem de KIBTEK’te gündeme gelen iş kazalarıyla ilgili anında Çalışma Dairesi müfettişleri görevlendirilmiş, gerekli tahkikatlar başlatılmıştır.
Kıbrıs Türk Petrolleri’nin Kalecik tesislerinde bugün gerçekleştirdiğimiz denetimlerde de gerekli uyarılar yapılmış; taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmek adına sorumluluk alınarak işçi ve işveren tarafı Pazartesi günü Bakanlıkta toplu görüşmeye davet edilmiştir. Tıpkı Ektam Kıbrıs Ltd. sürecinde olduğu gibi amacımız gerilimi büyütmek değil, çalışanların haklarını koruyarak çözümü ve taraflar arasında uzlaşıyı sağlamaktır.






