Kıbrıs Türk İnşaat Müteahhitleri Birliği (KTİMB) Başkanı Cafer Gürcafer, inşaat sektöründeki daralmanın 2026’nın sonundan itibaren çok daha ağır hissedilebileceğini belirterek, yeni satışların başlamaması hâlinde ciddi iflasların yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Kanal T’de Pınar Gözek’in sunduğu Sabah Baskısı programına konuk olan Gürcafer; inşaat sektöründeki gelişmeleri, mülkiyet sorununu, Rum yönetiminin tutuklama girişimlerini, depreme dayanıksız yapıları ve kamudaki liyakat sorununu değerlendirdi.
Yabancıların taşınmaz mal edinmesine ilişkin yasal düzenlemenin yeterli araştırma yapılmadan ve aceleyle hayata geçirildiğini savunan Gürcafer, düzenlemenin geçmişte yapılan işlemleri de kapsamasının yatırımcıda ciddi güvensizlik yarattığını söyledi.
Yasal düzenlemenin hemen ardından Rum yönetiminin tutuklama girişimlerinin başlamasının sektördeki endişeyi artırdığını kaydeden Gürcafer, “Bir taraftan yasal düzenlemeyle yatırımcı kaçıyor, diğer taraftan Rum tarafı eş zamanlı saldırıyor. Dışarıdan bakıldığında ikisi birlikte yapılmış gibi bir görüntü ortaya çıkıyor” dedi.
“Sektördeki gerileme domino etkisi yarattı”
İnşaat sektöründeki daralmanın 90’ın üzerinde alt sektörü etkilediğine dikkat çeken Gürcafer, mevcut projeler ve taahhütler nedeniyle krizin henüz tüm ağırlığıyla hissedilmediğini ifade etti.
Gürcafer, şu uyarıda bulundu:
“Taahhütlerimiz 2026 yılının sonuna kadar devam ediyor. Bu nedenle inşaatlar sürecek ve içerideki etki çok fazla hissedilmeyecek. Ancak 2026’dan sonra yeni satışlar başlamazsa çok sert bir iniş yaşanacak ve korkunç iflaslar olacak. Şimdi o eşiğe doğru gidiyoruz.”
“Mülkiyet konusunda kendimizi dünyaya anlatamadık”
Mülkiyet meselesinde Kıbrıs Türk tarafının uluslararası kamuoyuna kendisini yeterince anlatamadığını belirten Gürcafer, dünyada yalnızca Rumların kuzeyde bıraktığı malların bilindiğini söyledi.
Güney Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklere ait taşınmazların da bulunduğunu vurgulayan Gürcafer, nüfus mübadelesi anlaşması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Taşınmaz Mal Komisyonu gibi hukuki unsurların yeterince gündeme taşınamadığını ifade etti.
Gürcafer, “Mülkiyet sorunu yalnızca Rum mallarının gasbedildiği şeklinde görülüyorsa demek ki kendimizi doğru anlatamamışız. Dünyanın, Türklerin de güneyden kuzeye göç ettiğinden haberi yok” diye konuştu.
Uluslararası alanda etkili bir lobi çalışması yürütülmesi gerektiğini dile getiren Gürcafer; Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı, Türkiye ve sektör temsilcilerinin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
“Binlerce riskli binada insanlar yaşıyor”






