Görgüner, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Maliye Bakanlığı’nın Temmuz 2026 sonu verilerine göre personel giderleri, sosyal güvenlik giderleri ve cari transferlerin toplamının 64,1 milyar TL’yi aştığını belirterek, bu rakamın aynı dönemdeki yerel gelirlerin yüzde 85,7’sine karşılık geldiğini kaydetti. Faiz giderleri de eklendiğinde oranın yüzde 90’ı geçtiğini ifade etti.
Yılın ilk altı ayında yüzde 16,95 olan hayat pahalılığının eylül itibarıyla yüzde 28,15’e yükseldiğine işaret eden Görgüner, artan fiyatlarla birlikte kamunun mali yükümlülüklerinin de büyüdüğünü belirtti.
Bu gidişatın devam etmesi hâlinde söz konusu giderlerin yerel gelirlerin tamamına ulaşabileceği, hatta bu gelirleri aşabileceği uyarısında bulunan Görgüner, devletin topladığı yerel gelirlerin tamamını mevcut yükümlülüklerini karşılamak için kullanması durumunda yeni yatırımların, altyapının, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki eksikliklerin hangi kaynakla finanse edileceğini sorguladı.
"KAMU HARCAMALARINI DÜZELTMEK YERİNE FATURA VATANDAŞA KESİLİYOR"
Kamu harcamalarındaki mevcut anlayışı eleştiren Görgüner, bütçesi yaklaşık 2,14 milyar TL olan ve bütçesinin yaklaşık yüzde 60’ını personel giderlerine ayıran BRT örneğini verdi.
Görgüner, kurumun mali yapısını sorgulamak yerine çözümün vatandaşın satın aldığı ürünlere yüzde 1 bandrol yükü getirmekte arandığını belirterek, “Kamu harcamalarını düzeltmek yerine faturayı vatandaşa kesmek artık alışkanlık hâline geldi" ifadelerini kullandı.
"KAMU MALİYESİNDE SOMUT REFORMLAR GEREKİYOR"
Kamu maliyesindeki gidişatın değişmesi gerektiğini vurgulayan Görgüner, kamuda hayat pahalılığı artışlarının gelire göre kademelendirilmesinin tartışılması gerektiğini kaydetti.
Düşük maaşlı çalışanlar ile düşük gelirli emeklilerin enflasyona karşı tamamen korunacağı, yüksek gelirlerdeki artışların ise daha sınırlı uygulanacağı ve hukuki güvenceleri bulunan geçici bir sistemin değerlendirilmesini öneren Görgüner, hayat pahalılığının zamanında ödenmesi ile bu artışın bütün maaşlara aynı oranda yansıtılmasının sürdürülebilirliğinin ayrı konular olduğunu belirtti.
Kamu istihdamının da yeniden ele alınması gerektiğini ifade eden Görgüner, her ihtiyacın yeni personel alınarak karşılanması anlayışından vazgeçilmesini istedi. Temel hizmetlerdeki ihtiyaçların korunması, gereksiz kadroların doğal yollarla azaltılması ve mevcut personelin kurumlar arasında daha verimli değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.






